Kul Himmet -4

Pir Sultan Abdal şiirlerinde ise Safevi Devleti hükümdarı Şah İsmail’in oğlu olan Şah Tahmasb zamanında yaşadığı bilinir. Pir Sultan Abdal döneminin toplumsal sorunlarına eğilmiş, halkın sorunlarını çözmek için halkla bir olmuş, şiirlerinde anlatan bir ozandır. Bu nedenle halkla, halkın sorunlarıyla özdeşleşmiş ve bütünleşmiştir. Pir Sultan Abdal, Osmanlı zulmüne karşı Anadolu halkının sıkılmış yumruğudur. Haksız gidişe ‘’dur’’ diyen, baş kaldıran bir ozandır. Yüzyıllar boyunca Osmanlı feodalizminin yarattığı gerilim sonucu dirlik ve düzen kavgası verip direnen halkın dili olmuştur Pir Sultan Abdal.

 

Şalvarı şaltak Osmanlı

Eğeri kaltak Osmanlı

Ekende yok biçende yok

Yiyende ortak Osmanlı.

Diyerek Osmanlıyı ağır eleştirmiştir. Osmanlı Valisi Hızır Paşa’ya meydan okurken mücadeleci yılmaz, inançlı ve inatçı tavrından hiç ödün vermemiş.

Kadılar müftüler fetva yazarsa

İşte kemed işte boynum ararsa

İşte hançer işte kellem keserse

Dönen dönsün ben dönmem yolumdan.

Der. Belli bir zaman sonra Sivas’ta asılır.

 

7- Kul Himmet (16. Y.Y’lın ikinci yarısında yaşamış.)

Tokat, Almus, Görümlü kasabası (varsıl) köyündendir.

Kul Himmet bütün nefeslerinde Hz. Ali, 12 imamlar ve Hace Bektaş Veli’yi büyük bir özveriyle anlatır.

İyi bir tekke ve tarikat eğitimi gören Kul Himmet’in Pir Sultan Abdal’a bağlı olduğu, onun çevresinde yetiştiği, müridi olup O’nu izlediği şiirlerinde açıkça ortaya çıkar. Kul Himmet; tarikat ışığında beliren sevgisini Hace Bektaş Veli üzerinde yoğunlaştırarak nesnel duruma getirmiş, tanrı kavramını bir varlık olan insanla özdeşleştirmiştir. Bazı şiirleri Menakıp ül Esrar Behcet ül Ahrar’da yayınlanmıştır. Aleviler arsında manakıbname, büyük buyruk, imam Caferi buyruğu, şeyh safi buyruğu, Futuvvetname, Menankıb-ül evliya kitapları okunmaktadır. Bisati’nin kaleminden 1608 yılında çıkan menakıb-ül Esrar Behçet-ül Ahrar yapıtı bir çeşit anteguem oluşturmaktadır.

Erdebil’den gelince rum’a

Sözümüz bizim divandan gelir.

Şeyh Safi buyruğu’n eyledim kabul

Sözü onun daim caferden gelir.

Makalatın ahiri Cemalettin zuhuru

Şeyh Sufi’ye değiptir imam Caferi müdürü.

Diyerek kendini ifade eder. Bir diyer Kul Himmet Sivas’ın Divriğinin Örenik köyünde doğmuştur. Asıl adı ibrahimdir. Günümüzden 100 yıl önce öldüğü söylenilmekte. Meşhur Kul Himmet ( Aşık İbrahim) şiirlerinde (ustadım) kelimesi ile diğer Kul Himmet’ten ayrılır.

Gafil kalma şaşkın bir gün ölürsün

Dünya dolu malın olsa ne fayda

Ettiğin işlere pişman olursun

Pişmanlık ele geçmez ne fayda

 

Bir gün seni götürürler evinden

Hak-kın kelamını kesme dilinden

Kurtulmazsın Azrailin elinden

Türlü türlü Yolun olsa ne fayda

 

Söylersinde sen sözünden şaşmazsın

Halelını haramından seçmezsin.

Kesilir kısmetin suda içmezsin

Akan çaylar senin olsa ne fayda.

 

Sen söylersin söz içinde sözüm var

Çalarsın çırpınırsın oğlun kızın var

Hiç demezsin üç beş arşın bezin var

Bedestanlar senin olsa ne fayda

 

Kul Himmet üstadım çöksem otursam

Türlü varlığımda götürsem

Dünya benim diye zapta geçirsem

Bütün dünya senin ne fayda.

 

Kul Himmet Tokat’ın Almus ilçesinin Görümlü belediyesinde (varsıl) köyünde yaşamıştır. Tokat’ın edebiyat, din ve kültürel boyutuyla turizmini geliştirmek gerekmektedir. İlimizde bir çok değerli ve önemli ozanlar, şairler, yazarlar, sanatçılar bulunmaktadır. Bu değerleri öne çıkartıp onurlandırmak, hem e bilgilerinden yararlanmak Tokat ve yöresini geliştirmek gerekmektedir.

 İnsanlar birbirini tanıdıkça, sevgi ve muhabbeti artar. Tanımayan insanlarda birbirine husumeti artar.

 

Sevgiyle, saygıyla gelince can

Kime geleceğini bilemez

Dünyaya atınca adım insan

Nasibi nerden gelir bilinmez

 

Kimlerde ne var, ne yok bilinmez

Yetenek kimdedir hiç bilinmez

Muhammed, Ali yolu yorulmaz

Allah kulunun rızkını kesmez

 

                                          Süleyman Erkan

 

 

Herkesin sevgi yolunun açık olması dileklerimle.