Artık Çocuklara Masal Okumayacağım

Masalla büyüyenler hayalle yaşar.Masal gerçek dünya ile  hayal dünyasının  birleştiği yerdir.Hani derler ya “masala inanma masalsız da kalma.” Her  şeyin fazlası zarar olduğu gibi masalın da fazlası zarar.Masallardan hayallerden gerçeğe elle tutulur, gözle görülür nesneler üretilir.Her çocuk masal dinler veya okur.Aklından kurgular yapar,yaşatır.Masaldan gerçeği bulanlar başarır,bulamayanlar masalımsı yaşamaya devam ederler, yaşı kaç olursa olsun.

Masalı okudukça hayal gücü genişler,bilim ve sanata yönelir,dünyası genişler.Yeni buluş ve ürünler yaratarak üstüne imzasını atar.Dünya ile entegre olur.Masal okudukça güzel Türkçe'mizi geliştirir,ifadede zorluk çekmez.Dilin yaşamdaki önem ve anlamını bilir.Masal okudukça,haklıyla haksızı,yoksulla zengini,güçlü ile güçsüzü arasında ki farkı irdeler bulur.Tabiatla,hayvanlarla,insanlarla barışık olmayı,birlikte yaşamayı öğrenir.  Paylaşmayı bilir,yardımlaşmanın değerini anlar.

Masalı dinleyip de kötüden korkanlar,padişah olmak ister.Her şeye hükmeder.Bu ülke,bu mülk,içinde yaşayan ne varsa benim derse,benim sözüm doğru,ben ne dersem o olur derse vay halimize. Masalın iyi yanını alacağımıza ne kadar kötü ve hayal yanı varsa onu alıyoruz.Okunan masallar çocuklara ters etki yapıyor ki yalan söyleyen,hırsızlık yapan,baba oğulu,kız anayı kandırmaya çalışıyor.Masal okudukça bireyselleşti çocuklar.Azda olsa aralarından zenginler çıkarken halk yoksullaştı.Söz kesen kapital oldu.Ya bizler anlatamadı masalı,ya çocuklar anlamadı.

Masalı yaşama döken idarecilerimiz de var.Son zamanda Ankara'dan yolu geçenler görmüştürler. Dört yöne giden yol üstüne dört  giriş kapısı yaptıracaksınız; Samsun yönüne,Konya yönüne,İzmir yönüne,İstanbul yönüne.Şehrin ortasına da bir saray konduracaksın.Saray ki ne saray dünya da eşi benzeri olmayacak.Masalın gerçeğe  dönüşü şerefine.Şehrin içini hiç sormayın. Trafik karma karışık.Sokaklar izmarit,çöpler bir yerde.Halk maaş ve geçim derdinden bi çare. Şehrin  geniş meydanlarında tomalar,otobüs dolusu polis tetikte bekler dururlar.Meclise hiç girmeyin,kat kat aranır susturulursunuz,bölüm bölüm sorgulanırsınız. Güven  artık belgelerle sorgulanır hale gelmiştir.Toplumun içinde gezerken kendine dikkat  edip, sahip edeceksin.Başına nerede,ne zaman ne geleceğini bilemezsin.Bir olayla karşı karşıya kalırsan sorumlusu sensin.Masal ülkesinde hukuktan adaletten sorumlu olanlar vardır.Yaşam Allah'ın verdiği haktır,yönetim birilerinin vatandaşa verdiği lütuftur.Eğitimde eksik kalan bölümlerimizi hapishanelerde tamamlamaya başladık.Bir tek saray Ankara'da mı hemen hemen her şehirde bir  adalet sarayı yapmaya başladık. Avrupa'nın en büyük sarayı da İstanbul’da.Üç kurala uyanlar yaşadı(karışma,kaytarma,konuşma) kuralına uyan,yönetime biat edenler yaşadılar.Ya diğerleri... Aç kurdun ağzına bir parça kuzu etini verirsin,bu eti ağzında tut dersin.Kurt eti tutar mı?

Bundan sonra çocuklara masal okutmayacağım.Büyüyünce ya sarayda ya saltanatla uğraşıyorlar.Gerçek hikayeleri okuyarak büyüsünler.O zaman bilim, ilim adamı olurlar herhalde.Araba,uçak,gemi,fabrika yaparlar. Doğayı sever,doğadaki canlılara kıymadan yaşamayı öğrenirler herhalde.Kendinden önce ülkesine etmiş büyüklerine saygıda sevgide kusur etmezler.Başarılarını ülkenin başarısı görenler,halkla bütünleşip gelişenler başarı çıtasını yükseltirler. Atalarından aldığı emaneti,gelecek nesillere onur ve şerefle  yükselterek devam ederler.Horasan pirlerinin,ahi evren yolunu,yiğitlik mertlik yolu benim yolum der.

Masalı anlatmayacağım ne büyüklere nede çocuklara.Gerçekleri doğruları anlatacağım.Gerçek hikayelerden türküler dinlesinler,kahramanın öyküsünü dinlesinler.Masalla gerçeği ayıran insanlar olsunlar.

 

 

    Süleyman  ERKAN