Fikir Hürriyetine Gem Vurulmaz…

Geçtiğimiz hafta gazetemde bir yazı kaleme almıştım.  ‘’Başkan Eroğlu çalışıyor mu? Yoksa gözüküyor mu?” diye. inanın bu yazının bu kadar ses getireceğini, gündemi meşgul edeceğini asla tahmin edemezdim. Çünkü ben bu yazıyı yazarken ne duygularıma esir düştüm ne de art niyet taşıdım. Sadece şehrime yapılacak hizmetlerin bir an önce start almasını, kaybedecek zamanın olmadığını dile getirdim.

Tuhaf olan bu yazıdan sonra bazı kesimlerin birden bire rahatsız olmalarını garipsedim. Yazımın çıktığı günü muhtarlar dernek başkanının akebinde bir basın açıklaması yaparak belediyenin yapacağı hizmetleri bir bir basına açıklaması bana samimi gelmedi. Çünkü kendileri belediyenin hizmetlerini açıklama gereğini neden duydu? Zatialilerine sormak lazım. Sayın muhtarlar dernek başkanı ben sizin ne hizmetinize ne de destek verdiğiniz insanlara karışırım. Onun için bırakın herkes görevini yapsın. Siz mahallenizin sorunlarıyla, muhtarların dertleri ile meşgul olursanız görevinizi yapmış olursunuz. Başkanı savunmak sizin vazifeniz değil.

Bu ülkede gazeteci de fikrini söyleyecek, muhtarda, şehirde yaşayan insanda. Bu fikirler ortak noktada birleşirse ortaya güzellikler çıkar. Dayatma fikirlerle nifak çıkar dedikodu çıkar ki, bu da en tehlikelisidir.

Ben şimdiye kadar insanların yüzüne söyleyemeyeceğim sözleri arkasından konuşmadım. Benimkimseye şirin gözükmek gibi bir eylemim olmadı, asla da böyle bir hisse kapılmadım. Dün neyin arkasındaysam bugünde aynı çizgideyim. Bunu da asla bu yaştan sonra kimsenin değiştirmeye gücü yetmez.

İddiamı yine tekrar ediyorum. Bu şehrin artık her seçilen başkanı 10 yıl beklemeye ne zamanı var ne de tahammülü kaldı. Ben yazımda belediye başkanı sayın Eroğlu’ndan kendi projelerini yapmasını isterken, meydandan dükkan, Pazar yerinden tezgah, köşe başından büfe talep ettiğim de olmadı. Ben sadece Tokat’a bu hizmetlerin yıllar önce yapılmasını isterdim. Benim isyanım vaatlerle geçen zamana ve bunu yapamayanlara. İsimlerin ve partinin hiçbir önemi yok. Asıl olan Tokat’tır. Bu gerçeği kimse değiştiremez. Bunları yazdım diye ne başkan düşmanı olurum ne de Ak Parti. İllaki bir dayatma ile seçilen insanlara koşulsuz biat edilecek diye dayatılırsa, orada dur derim. Kimse kendinde bu gücü ve yetkiyi bulamaz. Sevgi zorla değil, gönülle olur değil mi başkan Eroğlu sempatizanları…?