Kızına Sahip Çıkan Baba Ve Benim Canım Kızım

 

 

Sevgili Kızım,

Anne ve babalar çocuklarına sahip çıkmakla mükellefler. Ancak her şeyde olduğu gibi bu “sahip çıkma” duygusunu farklı anlayan anne ve babalar da mutlaka olacaktır. Ben burada “Sahip çıkma” sözünden ne anladığımızı sana anlatmaya çalışacağım. Anne ve babalar gerçek manada kızlarına ve aynı oranda oğullarına sahip çıkarlarsa toplum huzura erecektir mutlaka.

Canım kızım,

Anne ve babalar bilinçli olup olmamaları, eğitim seviyeleri, kültür durumları, sevgiye bakış açıları ve insanları değerlendirme yöntemlerine göre çocuklarına farklı davranışlarda bulunurlar. Genellikle bilinçli, eğitimli ve kültürlü insanların çocuklarının gelişmesi beklenir. Ama hayatta bazen öyle de olmaz. Anne ve baba Üniversite okudukları halde çocuklar okumaz. Ya da anne ve babanın okuma yazması dahi olmadığı halde çocuk okuyabilir. Burada farklılık bilinçte yatar. Okuma yazması olmayan anne ve baba hayatı iyi okuyarak “ Ben okumadım ama çocuklarım okusun, onlara sevgimi ilgimi gösterirsem onlar da gelişir”  diyerek bilinçli tavırla çocuklarının okumasına çaba harcarken, okumuş anne ve baba da “Ben nasıl olsa okudum, onlar da okur, çocuklarla fazla ilgilenmeyeyim, fazla ilgi sevgi çocuğu şımartır” diye düşünerek çocuklarına soğuk davranabilir. Bu ve buna benzer farklı düşünceleri taşıyan anne ve babalar çocuklarının gelişimine isteyerek ya da istemeden ön ayak olurlar veya onların gelişimine engel olurlar. Hayatta yaşarken bunlara benzer düşünceler taşıyan çok insana rastlayacaksın.  

Canım kızım,

Buradan gördüğümüz gibi, anne ve babaların çocuklarına bakış tarzı ve onlara karşı davranışları, sevgiye bakış tarzı çocukların gelişimine etki etmekte. Bu yüzden bizler de sizinle ilgilenmek, derslerinizde sizlere destek olmak, sevgimizi tam vermek istemekteyiz. Belki sizlere ev ve araba yığamayacağız ama sizlere hayat ile mücadele etmeyi, şerefli ve  başı dik yaşamayı öğreteceğiz inşallah. Bence başı dik yaşamak ve haksızlıklarla mücadele ede ede yaşamak maddi şeylerce çok zengin olmaktan daha önemli.  Bizler de yaşama felsefemizi sizlere yaşayarak anlatmak çabasındayız işte.

Canım kızım,

Bazı anne ve babalar da çocuklarının karnını doyurup, onları okullara yolladıkları, güzel elbiseler aldıkları zaman anne ve babalıklarını yerine getirdiklerini sanmaktalar. Ne veli toplantılarına katılmaktalar, ne de çocuklarının gelişimini öğretmenleri ile konuşarak  “Çocuğumuz nasıl gelişecek daha çok acaba ?” telaşındadırlar. Her şeyi hayatın akışına bırakırlar. Halbuki hayat bizi değil, bizler hayatımızı yönlendirebiliriz çok zaman. İnsanın hayatına yön verecekken, bunu yapmaması tam anlamı ile tembellikle açıklanabilir.

Canım kızım,

Hayatımızı nasıl yönlendireceğiz?  Önce okuyacağız, sonra düşüneceğiz, sonra uygulayacağız. Seveceğiz, ama sevdiğimizi tam seveceğiz, bu sevgiler lafta kalmayacak, davranışlarımıza yansıtacağız. Karşımızdaki insan sevdiğimizi hissedecek, yüreğinde ve beyninde hissedecek ve hayat  “ Beni sevenlerde varmış “ düşüncesi ile zevkli hale gelecek.

Canım kızım,

Anne ve babalar çocukları ile gerektiği kadar ilgilenemeyerek onları “ saldım çayıra mevlam kayıra” zihniyeti ile aşırı kaderci olarak yetiştirirlerse bil ki, onlar çocuklarına sahip çıkmayan insanlardır. Çünkü çocuklarımızın güzel rehberlere, sevgiyi ve saygıyı anne ve babalarının önderliğinde öğrenmeye ihtiyaçları vardır. Bunu çocuklarına anlatamayan anne ve babalar  ne kadar “ ben iyi insanım , ben örnek insanım “ havası yaysalar da ben bunlara inanmam .

Canım kızım,

Düşün ki, bir anne ve baba çocuklarının ev hatta iki üç ev sahibi olmasına ön ayak olmalarına rağmen halalarını sevdirememişlerse, hatta halasını etkili insan olmadığı için çocuklarına yanlış tanıtmışlarsa, çocuklarını halalarından, teyzelerinden uzak tutmuşlarsa acaba bu aile çocuklarına gerçek manada sahip çıkmışlar ve çocuklarına iyilikte bulunmuşlar mıdır? Bu konuda sen ve ben de toplumda düşünmek zorundayız. Hayatta başarıyı sadece ev, araba gibi maddi şeylere hapseden zihniyetin ne kadar milli ve manevi değerlere sahip olduğunu artık toplum karar vermeli.

Canım kızım,

Anne ve baba olarak sizlere sahip çıkarak doğru bildiklerimizi size anlatmak, sizlerin de bunları süzgeçten geçirerek beyninize kaydetmek göreviniz olmalı. Bizler sizin bilinçlenmenize ön ayak oluyorsak bu sizlere sahip çıkmak manasına gelir. Yoksa sizlerin durmadan maddi şeylere sahip olmanıza çalışmanıza sebep olmak sizleri aslında sıkıntıya sokmak olur. Atalarımız bile çok malın sıkıntıya sebep olduğunu “ Çok mal haramsız, çok laf yalansız olmaz” diyerek göstermişlerdir.

Canım kızım,

Bazı anne ve babalar çocuklarına güven duymazlar. Kendi fikir ve düşüncelerine zıt fikirler üreten çocuklarının haksız ve yalan söylediğini sanırlar. Halbuki çocuklarımız bizlerin birer uzantısı olmayıp, onlar yani sizler bizler sayesinde dünyaya gelmenize rağmen bizlerden farklı fikirleri de olan bağımsız insanlarsınız farklılıklar bizlerle sizlerin kaynaşmansa sebep olan güzelliklerdir. Bizim gibi düşünmüyor diye çocuklarını yalancı zanneden ve yalancı çıkaran anne ve babaların bu tutumu çocuklarına sahip çıkmak değil, onlara güven duymamadır ki, bu da manevi yönden çocukların zehirlenmesi anlamına gelecek kadar tehlikeli şeydir.

Geleceğimin teminatı sevgili kızım,

Bazı anne ve babalar çocuklarını hep yalancı çıkarırken, yani onlara aşırı güvensizlik duyarken, bazı anne ve babalarda aşırı olarak çocuklarını överek, onların her hatasını görmemezlikten gelerek çocuklarını sevdiklerini sanırlar. Nasıl ki, güvensizlik çocuğu zehirlerse, aşırı güvende çocukların başkaları üzerine haksız güç kullanmasına sebep olur ki, bu da çocukların manevi yönden zehirlenmesi anlamına gelir.

Canım kızım,

Peki aşırı güven zararlı, hiç güven duymamak zararlı. Babacığım doğru olan ne acaba? Diye sormak da senin hakkın. Bunu çok basit bir kelime ile açıklayayım. Anne ve baba çocuğuna karşı “ölçü”lü olacaktır. Ölçü nedir peki?

Canım kızım,

 Ölçü şudur ki anne ve baba çocuklarını eleştirecek yerde eleştirir, güvenecek, destekleyecek yerde destekler? Bu nasıl olur? Mesela sınavda başarılı olduğu zaman her çocuğunu eşit olarak ödüllendirir. Çocuk bilerek veya bilmeyerek hata işlerse bir ceza gerektiğine inanırsa cezalandırır. Af ederse daha iyi olur. Bu ödül ve ceza ile çocuğuna sahip çıkmayı da, başkaları, akrabaları falan istedi diye değil, inandığı ve çocuğunun gelişmesine faydalı olacağına kanaat getirdiğinden yapar.

Canım kızım,

Çok anne ve baba çocuklarının bazı bilim ve sanat dallarında yetenekli olduğuna bir türlü inanamaz ve kabullenemez. Mesela akraba çevresinde bir insan müziğe yetenekli tek insansa bu tek olmayı bir türlü kabullenemez ve onun o bilim veya sanat dalında gelişmesi için yardımcı olmak ve rehberlik etmek yerine engel olmaya çalışırlar. Bunu da çocuklarına sahip çıkmak olarak algılarlar. Bunu da çocuklarını sevmediklerinden değil, bilmediklerinden ve çocuklarını aşırı korumanın onu sevmek olduğunu sanmalarından meydana gelir. Halbuki çocuklar hiç topluma çıkmadan ve toplumdan soyutlanarak korunacak insanlar değil, toplumla bütünleşecek ve kenetlenecek ve gelişecek insanlar olarak görülmeli ve çocukların gelişmesi için anne ve babalar çaba harcamalılar. Yetenek sınavlarına çocuklarını sokarak onların gelişimine sebep olmalılar. Bir baba olarak ben bunu yapmaktan büyük zevk almaktayım.

Canım kızım,

Ben insanların eşit olduğunu ancak bazen maddiyat, yetenekler, hobiler sevkler açısından farklılıkları olduğuna bu farklılıklarında birbirlerinden uzaklaşacak şeyler değil, tersine kenetlenecek unsurlar olduğuna inanmaktayım.

Canım kızım,

Seni gerçekten çok sevmekte ve hayatta doğru bildiklerimi anlatmaktayım ve anlatmaya da devam edeceğim

Muhabbetle kucaklamaktayım seni.

 

Baban.