Demek Ki Oluyormuş.

Süleyman Demirel, yollar yürümekle aşınmaz demişti. Sözün doğruluğu dün bir kez daha ispatlandı. Mersin’de kimseye zarar vermeden acılarını haykıran kadınlara polis, müdahale etmemiş. Üstelik sloganlarını daha güçlü haykırmaları için kendi megafonunu bile vermiş.

Bu tür gösterilerde polis; göstericilerin, çevreye zarar vermelerini; başkalarının da göstericilere müdahale etmelerini önlemelidir. Yani polis, herkesi korumalı.

Özgecan için yapılan protestolarda ne cam çerçeve kırıldı, ne de kimsenin burnu kanadı. Ne gaz stokları azaldı, ne tomaların suyu ve yakıtı boşa gitti. Eğer benzetilirse hiç yoktan ağlayan çocuğa ebeveyni, “Başımız ağrıyor. Git yatak odasında ağla bitirince gel” diyor. Çocuk daha yarı yola varmadan niçin ağladığını unutup geri geliyor. Polis müdahale etmezse protestocular da, çocuğun hırsı inene kadar ağlayıp geri döndüğü gibi bağırıp çağırıp kendiliğinden dağılacaktır.

***********

Öte yandan doğudaki yürüyüş sırasında bir kaç kişinin yüzünü kapatıp provakatif eylemlere kalkanları polisten önce yürüyüşçüler, “Bunlar bizden değil” diye engellemeye kalkmışlar. Başarılı olamayınca yürüyüşten vazgeçmişler.

Sonuç: Yasalara uyduğumuz sürece demokratik hakkımızı huzur içinde kullanabildiğimizi, polisin tarafsızlıkla görevini yapabildiğini, aynı zamanda provakotörleri dışlayabildiğimizi de gördük.

Acısını milletçe yüreğimizde hissettiğimiz Özgecan sayesinde olmaz sandıklarımızın olduğunu gördük.