YABANCI DİLİ SEVEN KIZIM

Sevgili Kızım,

Bizim zamanımızda yabancı dil dersi ortaokulda başlardı. İlkokul 5 yıldı ve o zaman ortaokul okumak isteğe bağlıydı. Ortaokul ve lise küçük yerlerde beraber olurdu. Yani ortaokul o zaman lise ile beraberdi. Şimdi nasıl ilkokul ile beraber ise, liseyle beraberdi bizim zamanımızda.

Sevgili kızım,

Yabancı dil eğitiminin  artık ilköğretim okulunda 4. sınıfta başlamasını ben büyük aşama olarak görmekteyim.  Değişen  ve bir köye dönen dünyada  dil bilmeyene , bilgisayarı ve interneti etkili ve kendi faydasına kullanamayana, çevre edinemeyene, iletişim kuramayana  bir gelecek yok gibi. Yani gelecekten kastım , daha çok insanla iletişim halinde olmak, daha çok insan  ile  sosyal ilişkiler içinde olmak.

Canım kızım,

Senin de ilköğretim haftasının başladığı ilk günde yabancı dil dersinden etkilenerek , bu dersi sevdiğini göstermen ve bu dersi dikkatle dinleyerek  , bu  dersin ödevini dikkatle yapman , bana yabancı dili hayatta çok seveceğin , dil problemi yaşamadan ülke sınırlarını da aşan çalışmalar yapacağın ve kabuğunu kırmış, etkili bir kız olacağına dair inançlarımı güçlendirdi.

Canım kızım,

Biz zamanında dil eğitimini önemsememiş olmamızın, ya da bize dil eğitiminin iyi verilmemiş olmamızın veyahut bizim dil eğitiminin önemini o zaman fark edemememiz , hayatı kasabamızdan ibaret sanmamız ve kasabamızdan dışarı çıkamayacağımızı zannetmemizden dolayı dil eğitiminin önemini kavramamamız bizim zararımıza oldu. Bu yüzden bu mektubumda bunun önemini anlatayım sana dedim.

Canım kızım,

Biz kasabada doğmuş ve kasaba dışında bir hayatı pek bilmiyorduk. Orada ise yabancı dilin  pek önemi yoktu. Anne ve babamız bile ana  dilleri  Türkçeyi  öğrenememişlerdi tam. Konuşma dili ve yazı dilinin farklılığını da biz okula gittiğimiz zaman öğrenmiştik. Geliyom diyen anne ve babamızın  aslında “geliyorum” demek istediğini okulda anlamıştık. Siz ise Türkçe’nin güzel konuşulduğu ve argo kelimeler konuşulmadığı bir evde büyümektesiniz . Bu yüzden Türkçe eğitimi dışında  Yabancı dil sevmene de sevinmekteyim.

Canım kızım,

Bizler gelişimimiz dil bilmediğimizden , anne ve babamızın çevre edinememesinden , bizim gelişmemize ön ayak olacak rehberlik edecek insanlar bulunamamasından dolayı geç  oldu. Bugün sizlerin eğitimi ile ilgilenirken annen ve ben, işte bu yüzden güzel şeyleri sizinle beraber yeniden  keşfetmenin sevincini yaşamaktayız. Sizinle beraber yeniden dünyayı keşfetmek , dilin önemini biz anlamasak da sizlere anlatmak bana büyük zevk vermekte.

Canım kızım,

Aynen sen gibi ağabeyinde dilin önemini kavrayarak ilk sınıftan bu yana dil eğitimine önem vererek , okulunda, dershanesinde dil sınavında çabalayarak yüksek not almanın yanında uygulayarak , arkadaşları ile geliştirerek , bizim kasaba dışında bir hayatımızın olmamış olmasından ders alarak , il dışını bırak yurt dışında en iyi eğitimi almanın da  önemi ile dil eğitimine önem vermekte. Sende onun yolunda aynı şevkle, heyecanla devam etmektesin. Bu benim gurur vesilem olmakta.

Canım kızım,

Artık yabancı dil bilmeyen, hatta  ikinci yabancı dil bilmeyen  güzel memurluklara, Üniversite hocalıklarına , yurt dışı görevlere atanamamakta. Gene de yurt dışı ile bağlantılı iş yapan  insan olanlar da dil bilmeden bir şey yapamamaktalar. Bu yüzden dilin önemini , dil dersinin ilk gününde önemseyerek , bana , anne ve ağabeyine anlatman baban olarak senin geleceğine dair umutlarımı da  güçlendirdi.Bu umutlarımın  bir ömür boyunca devam etmesini candan dilemekteyim.

Canım kızım,

Sen büyüdüğün zaman, bir yabancı dil öğrenmek, insanın küçük çocuğun konuşmasını öğrenmesi kadar gerekli olacak. Benim zamanımda nasıl ki dil eğitimi 6. sınıfta başlıyorsa , sizinki 4 te başlamışsa belki de senin çocukların zamanında ve  yabancı dil eğitimi ana dil ile beraber başlayacak ve onunla beraber öğrenilecek ve  ülkemiz de bu günkünden daha gelişmiş olacak muhakkak ki.

Sevgili kızım,

Hayat böyle her nesilde , okuma yazmayı daha erken öğrenme, dili daha erken öğrenme, daha erkenden daha çok hayatın gerçeklerini öğrenme olarak aşamalarla aşağı çekilecek ve  anne ve babamızın hiç önemsemedikleri  ama bizim de öğrenemediğimiz için pişmanlık duyduğumuz şeyler, sizin için önemli hale gelecek. İşte buna biz insanlığın gelişimi demekteyiz ve insanlığın gelişmesi en doğal  bir gelişim  Değişen dünyada , ülkemizin ve ülkemizin bir ferdi olarak sizin geri kalmanız da hiç  arzu edilmeyen şey benim için.

Sevgili kızım,

Dil eğitimini önemserken, arkadaşlarını da senin dil eğitimine önem veren, bunu öğrenirken sana destek olan insanlardan seçmen , yabancı dil öğrenmeni çok kolay hale getirecektir mutlaka.Çünkü insan insanın her zaman aynasıdır. Bizlerde zamanında dili önemsemeyen arkadaşlarımız olması sayesinde geri kaldık. Bazı arkadaşlarımız da  dilin önemini mesleklerini seçtikten sonra anlayarak , kurslarla açığı kapatıp, bunun eğitimini de verecek hale geldiler ve  sonunda mesleklerinde zirveyi yakalamanın sevincini yaşadılar. Bunları düşünmen senin  hayatta ve mesleğinde başarını gösterecek bence.

Sevgili kızım,

Başarıyı ve hayatta bize lazım olan şeyleri hayat bize vermez. Biz hayatta bize  ne lazım olacağını okulda, ailemizde  ve arkadaşlarımızda , sohbetlerimizde, okuduklarımızda , hayatta yaşadıklarımızda  görerek, öğrenerek , hangisinin en faydalı olacağına karar vererek, o konuları iyi öğrenerek hayata uygulamak oranında başarılı oluruz.

Canım kızım,

 Hayatta bize ne lazım olacağını her insan bilemez. Bilse bile gurundan , yahut gafletinden , veyahut da kuru inadından kendisine faydalı olacak şeylerden, insanlardan kendisini uzak tutarak, gelişmeye, hayata ve  gelişime adeta kafa tutar. Buna rağmen gene de suçu kendisinde görmeyerek, “ o insan bana zararlı” veya “bu bilgi gereksiz, öğrensem bana ne faydası olacak “ diye dil öğrenmekten , veya kendisine güzellikleri öğretecek olan insanlardan kendisini uzak tutarak  bir nevi kendisini tatmin etmeye bakar. Aradan yıllar geçtiği halde  hatasını anlamaz ve kendi hatasına, kader, şans vb gibi  kendi dışında gerekçeler artar. Kader vardır ama, başarısız insan her türlü başarısızlığını da kadere yükleyerek  kendisini kurtarmaya bakar ama kurtaramaz .

Canım kızım,

İşte sende bu pişmanlıkları yaşamamak için okuluna , yabancı dil eğitimine ,  kişisel ve sosyal gelişimine önem vererek, seni canı kadar seven babana, annene , ağabeyine bilmediklerini sorarak yaşıtlarından her zaman önde olmaya bakarsın. Küçük yaşta hayata  önde başlayan ve bu tempoyu her zaman devam ettirenler , bu hayat  yolculuğunu da önde tamamlayacaklar demektir. Ben de senin daha 9 yaşında yabancı dil öğrenme aşkınla , hayatın her aşamasını yaşıtlarından çoğuna göre önde tamamlayacağına ve  hayatta başarılı olarak bizlerin gururu olacağına candan inanmaktayım.

Canım kızım,

Yabancı dil öğren  ama , kendi dilini ihmal etme, yabancı dili öğreneceğim derken kendi ana dilini dahi konuşamayacak hale gelen insanın “ kendi vatanına ve milletine  yabancılaşması” na asla razı olmadan kendi ana dilin önde, öğreneceğin yabancı diller bir adım onlardan arkada olarak  hayata , başarıya ve mutluluğa koşarsan hayatta bizleri de kendini de mutlu edersin.

Sevgiyle , bilgiyle , ilgiyle seni kucaklamaktayım.