BÜYÜK TÜRK HÜKÜMDARI SÜLEYMAN ŞAH KİMDİR?

Anadolu’ya kalabalık obalar halinde göçüp yerleşen Türk boylarının başında Oğuzlar olduğunu biliyoruz. Türk kavimlerinin en cesur ve en hareketli ve medenisi olan Oğuz’lar bazı çevrelerde Türkmen diye anılmışlardır.1040 yılında Dandanakan Meydan Savaşında  Gaznelileri yendikten sonra kalabalık obalar halinde Anadolu içlerinden Akdeniz kıyılarına akın ettiler. Anadolu’nun büyük bir kısmına hâkim oldular. Hani bir söz vardır, Anadolu “Türk nüfusunu öğüten bir kazandır.”

            Büyük Selçuklu Hakanı Melik Şah,1077 fermanıyla, Selçuklu uç Beyi ve Anadolu Fatihi Kutalmış Oğlu Süleyman Bey’e “Rum Melikliği” unvanını verir. Böylece Anadolu Selçuklı Devleti resmen kurulmuş olur.

            Sultan Alp-Arslan’ı tanımayan Kutalmış Bey, Büyük Hakanlığı’nın başkenti olan Rey’i muhasara etmek ister. Alp-Arslan bu muhasarayı hızla bastırır. Kutalmış Bey, atı yere kapaklanarak ölür.

            Kutalmış Bey’in oğulları Süleyman Şah ve Mansur Beyler ile kardeşi Resûl-Tigin de Alp-Arslan’a esir düşer. Alp-Arslan bu Selçuklu prenslerini büyük bir âlicenaplıkla affeder. Onlara dokunmak şöyle dursun nasihat edip büyük orduların başında (Melik=Kral) unvanı ile Anadolu’ya gazaya gönderir.

            Süleyman Şah genç ve dinamik bir komutan olarak kardeşi Mansur Bey ve Artuk Bey gibi en ünlü Türk komutanları ile beraber Alp-Arslan’ın zaferiyle sonuçlanan Malazgirt Savaşına katılmışlar ve büyük yararlıklar göstermişlerdir.

            Süleyman Şah, yeni Bizans İmparatoru Mikhail Dukas,Prens İsaakios Komneonus’u ve kardeşi prens Alexius Komnenos ile beraber bir ordu ile Anadolu’ya gönderir.Kayseri civarında iki ordu karşılaşır.Zaferi Türkler kazanır.Başkumandan Prens İsaakios,Süleyman Şah’a esir düşer.1074’de Süleyman Şah,Prensi ağır bir fidye ile serbest bırakır.

            Melik Mansur kardeşi Süleyman Şah’ı bertaraf etmek, Büyük Sultan Melik Şah’a olan tâbilik bağını kesip müstakil bir Anadolu Devletine sahip olmak ister. Süleyman Şah, kardeşinin gayri meşru niyetlerini Büyük Hakan’a bildirir. Büyük Hakan’dan Mansur’un bertaraf edilmesi emrini alır. Melik Mansur bu sırada İstanbul’da Bizans İmparatorunun misafiri olarak bulunuyor ve niyetlerini gerçekleştirmek için Bizans’la sulh yapmak istiyordu.

            Büyük Hakan Sultan Melik Şah, Porsuk Bey’in emrinde bir orduyu, Süleyman Şah’ın emrine takviye olarak gönderir. Süleyman Şah ve Porsuk Bey, Melik Mansur’u karşılar. İki Türk ordusu isteksizlik gösterdiklerinden davayı halletmek için Melik Mansur ile Porsuk Bey teke tek vuruşmayı kabul ederler. Vuruşmada Porsuk Bey, Melik Mansur’u öldürür.

            Sultan Melih Şah, ikinci dereceden amcası Süleyman Şah’ı muvaffakiyetlerinden ve bağlılığından dolayı çok seviyordu. Sultan Melik Şah 1077’de Süleyman Şah’a Anadolu Hükümdarlığını veren fermanını imzalar. Başkenti İznik olmak üzere ölümsüz Türkiye devleti kurulmuş olur.

            Sultan Melik Şah’ takiben Müslümanların ruhani başkanı olan Abbasi Halifesi de, Süleyman Şah’a menşur göndererek “sultan= imparator” diye hitap etmiş ve bu suretle dini bakımdan hükümdarlığını tasdik etmiştir. Süleyman Şah Anadolu’yu fethettiği için de “Gazi” unvanını almıştır.

            Türkiye Hükümdarı artık Bizans’ın iç işlerine karışır duruma geldi.1080’de Marmara ve Karadeniz kıyılarını aldı. Gürcistan kralı Giorgi krallığının ortadan kaldırılacağını anlayınca İsfahan’a giderek Sultan Melik Şahın eteklerini öptü. Gürcistan fethedildi.

            Bu sıralarda Suriye, Lübnan, Filistin, hatta Sina yarımadası fethedilmişti. Fâtimiler Asya’dan atılmış, Afrika’ya Mısır’a hapsedilmişti.

            1082’de Adıyaman,1083’de Çukurova, Adana, Misis, Ayn-Zarba gibi yerler Türklerin eline geçmişti.

            Süleyman Şah, Suriye’deki Selçuklu Hükümdarı Tutuş’u ortadan kaldırmak istiyordu. Süleyman Şah gizlilik içinde Antakya önlerine geldi. General Flaretus’u gafil avlayarak 1084’de Antakya kalesini ele geçirdi. Şöhreti zirveye ulaştı. Bütün esirleri serbest bıraktı. Hazret-i Havarilerini toplanmış olduğu meşhur Kilise’yi Camiye çevirdi.120 müezzine hep bir ağızdan ezan okuttu. Türklerin Hıristiyan kızlarla evlenmesini de yasakladı.

            O zaman hutbelerde adet olduğu üzere önce Halife’nin, sonra Büyük Türk Hakanı’nın, sonra Türk Hükümdarının isimleri okunurdu. Bundan böyle Süleyman Şah’ın da hutbelerde adı geçti.

            Süleyman Şah, Halep’e geldi. Halebî 2 defa muhasara ettiyse de alamadı.( 30 Temmuz 1085 ve mayıs 1086) Tutuş’un üzerine geldiğini öğrenen Anadolu Fatihi, muhasarayı kaldırdı. Tutuş’u yenerse Anadolu birliğini sağlamış olacaktı. Halep’e 5 Km. kala Ayn-ü Seylem’de rakibini karşıladı.5 Haziran 1086’da Halep yakınlarında geçen büyük kardeş meydan muharebesinde, iki Selçuklu Hükümdarı karşı karşıya geldi. Süleyman Şah adet olduğu üzere teşebbüsü ele alıp derhal taarruza geçti.Tutuş ve Artuk Beyler Anadolu ordusunu dağıtıp bozdular.Hayatı mütemadiyen bir zafer silsilesi içinde geçen Anadolu Fatihi,bu bozgunu gururuna yediremedi  ve vuruşurken öldü.(5 Haziran 1086)Süleyman Şah’ın ordusunun büyük bir kısmı,Sultan Tutuş’un emrine girdi.

            Süleyman Şah’ın ölümüne çok kızan Sultan Melik Şah Süleyman Şah’ın kumandanı Eb-ul Kasım Bey’i kirişle boğdurdu.

            Yılmaz Öztuna 12 ciltlik Büyük Türkiye Tarihi kitabında Süleyman Şah’ın oğlu I.Kılıç Aslan’dan bahsetmektedir. TRT-I’de yayınlanan Diriliş- Süleyman Şah dizisinde Süleyman Şah’ın Ertuğrul ve Gündoğdu isimli iki oğlunun olduğu geçmektedir. Bir rivayete göre de üç oğlundan söz edilir. Buna göre iki Süleyman Şah olduğu ortaya çıkıyor. Özgür Ansiklopedisine göre; Türbede yatan Süleyman Şah’ın Osman Gazi’nin dedesi olan Süleyman Şah değil, I.Kılıç Arslan’ın babası Kutalmışoğlu Süleyman Şah olabileceği hakkında farklı görüşler bulunmaktadır. Başka bir soru da; Osman Gazi’nin dedesinin Süleyman Şah mı Gündüz Alp mi olduğudur. Bu konuda farklı görüşler vardır.

            Süleyman Şah’ın ölümü üzerine büyük Sultan Melik Şah çocukları küçük yaşta olduğu için onların eğitimini üzerine alır. En iyi şekilde yetiştirir. 

            Süleyman Şah’ın ölümü üzerine birçok söylenti var. İntiharını Bizans tarihçi Prenses Anna Komnena yazmaktadır. Vuruşurken öldüğü rivayeti daha kuvvetli olabilir. Özgür Ansiklopedisinde, “Halep yakınların da Caber kalesine gelir ve Fırat nehrinin karşı kıyısına geçerken muhafızları ile birlikte Fırat’ın sularında boğulur. Süleyman Şah’ın naaşı ve iki askeri Caber Kalesi eteklerine bir kümbete defnedilir. Osmanlı İmparatorluğu döneminde İmparatorluğun sınırları içerisinde olan mezarın bulunduğu yere bir türbe yapılarak buraya “TÜRKMEN MEZARI” adı verilir.

           

            KAYNAKLAR:

            1.Yılmaz Öztuna/ Büyük Türkiye Tarihi,Cilt 1 Sahife:413….433

            2.Ahmet Kabaklı/ Türk Edebiyatı, Cilt 2 Sahife 110

            3.Vikipedi özgür Ansiklopedisi/ Süleyman Şah Türbesi-Tarihçesi