GÜMENEK, YİNE GÜMENEK

GÜMENEK, YİNE GÜMENEK

           

“Senin o güzelliğin ahrazı dillendirir.”

           

Bir güzel nasıl dilsizi bile dillendiriyorsa Gümenek de herkese yazmak için ilham veriyor. İki yıldan fazla inşaat var gerekçesiyle ziyarete kapatılan Gümenek, yapılan çalışmalar yönünden insanları sükût ü hayale uğratıyor. Şöyle ki girişten itibaren taze kaldırımın bordür taşları ziyaretçileri yatarak saygıyla karşılıyor.

İlerledikçe kaldırım taşlarının yer yer kabardığını, bordürlerin girişteki arkadaşlarını yalnız bırakmamak için birer ikişer yattığını görüyoruz.

Yapan iyi kötü yapmış da yaralananlar daha mı iyi kullanmış sanki. Çöp kutuları kafesinden çıkarılmış, oturakların ahşapları sökülerek mangalda yakılmış.

Bir ziyaretçi de şöyle belirtiyor görüşlerini “Her şeye rağmen memnunum Gümenek’ten. Girişte araç başına alınan beş liradan yakınıyoruz ama beş kişi geldik bir araçla, hepimiz birer kez tuvalete gittik. Birer liradan beş lirayı yalnız tuvalette kullandık. Aracımızdan park parası istemiyorlar. Temiz kameriyede gölgelendik altındaki masada yemek yedik. Yandaki ocakta mangalımızı yaktık. Tuvaletlerdeki sıvı ve kalıp sabunlarla elimizi yıkadık. Yer yer serpiştirilen çeşmelerin hepsine taze sabun koymuşlar. Kim ne derse desin büyükler temiz hava alırken çocuklarımız gönlünce doya doya oynadılar. Bir mesire yerinden daha ne istenir?”

Yemekten sonra regülâtöre doğru yürürken yolumuz eski yaya yoluyla yenisinin kesiştiği bir yere uğradı. Yıllar önce dökülen taş gibi hâlâ yapıldığı yıllardaki özelliğini koruyan betonların taze ve cenefe kaldırıma alttan alta alaycı (müstehzi) bakışlar fırlattığını hissettik.

“Öyle yarı dudak vermekle olmaz sevgili, öptürmeyecekse. Ya da kınından çıkmamalı kılıç, çıkarsa dibine kadar saplanmalı” diyen şairin dediği gibi, soyunduğumuz bir işi ya tam yapalım ya da hiç teşebbüs etmeyelim.

Bu ziyaretimizde Gümenek için iyi şeyler yapılmaya çalışıldığını ama iyi niyetinden şüphe etmediğimiz gayretin eski güzelliği, doğallığı bozmaktan başka bir işe yaramadığı kanaatine vardık...

 

Dinlendik, çoluk çocuk eğlendik. Aha ayrılıyoruz. Şen olasın Gümenek…