Bizim Ece Dergisi

Bizim Ece Dergisi

 

Osman BAŞ

 

Çalışma masamda bilgisayarımın tuşlarına basarken İsa Kayacan ağabeyi düşünüyorum. Yazdıklarını okumak, sohbetinde bulunmak, dostu olmak çok güzel günleri de geride bıraktı.

            Genel yayın yönetmenliğini yaptığım Kümbet dergileri ve yayımlanan kitaplarım hakkında en çok yazı yazan ağabeydi.

            Yine kitaplar ve dergileri tanıtan yazıları ile gönülleri fetheder, yazmaya teşvik eder, ulusal basında haklarında yazılarını okuyanların mutluluklarını paylaşırdı.

            Artık İsa Kayacan Ağabeyi ebedi hayata yolcu ettik.

            Günlerdir düşünüyorum. Kendi kendime tahliller yapıyor, ne yapmam gerektiği konusunda zorlu bir karar arefesinde olduğumu biliyorum.

            Haftalık yazan bu satırların sahibi, dergilerle ve kitaplarla hatta kültür etkinlikleri ile ilgili yazıları bu köşede okuyuculara ulaştırma yükümlüğünü yerine getirebilir, başarabilir miyim?

            Bu konuyu gazete yöneticilerimle de paylaşmam gerek.

            Çalışma masamda 2015 yılı yeni sayı dergilerimiz, tanıtım bekleyen onlarca kitap var.

            Anadolu’da eğitim, kültür, sanat ve edebiyat dergisi çıkarmak nedir bilirim. 1999 yılı Ocak-Şubat sayısıyla yayın hayatına başlayan ve 22 sayı çıkan Tokat Kümbet dergisi, sonra Bizim Kümbet ve Kümbet Altında degilerinde genel yayın yönetmenliği yaptım.

            Sanat vadisinin derinliklerine sıfır noktadan yola çıkmak nedir bilirim.

            İnanmak nedir, devam demek, edebiyat dünyasının aşılmaz surlarını yerel bir dergi ile aşmak nedir, bütün safhalarıyla yaşamak nedir bilirim.

            Uykusuz geceler, yorucu günler, sevimli yıldızlarla sırdaş olmak, alınteri,  bir araya geldiğinde başarmak nedir yaklaşık on beş yıl yaşadım.

            Dergiler arasında gezintiye çıkıyorum. Erciyes, Külliye, Berceste, Bizim Ece, Türk Edebiyatı masamdaki dergilerden bazıları.

            Bizim Ece dergisi 2015 Ocak- Şubat sayısıyla 24.yılına ve 175 sayıya ulaşıyor.

            1999 yılından itibaren her sayısı bana ulaşır ve mutlaka inceliyorum.

            Kurucusu ve genel yayın yönetmeni Ahmet Otman’ı çok yakından tanır, Salihli’de yaptığı bu kültür hizmetini nasıl devam ettirir, dergiyi nasıl ve hangi şartlarda okuyucuya ulaştırdığını bilenlerdenim. 

            San’at ve Şiirin Elçisi ifadesiyle yoluna devam eden, Edebiyat Kültür ve Sanat dergisi sayfalarında gezintiye çıkıyorum.

            Dergideki şiir ve yazılar okuyucularını mutlu edecek seviyeli, bilgi donanımlı ve dinlendiricidir.  48 sayfa olarak çıkan dergide Ahmet Otman okuyucularla baş başa sohbet etmektedir. Editör olarak derginin yayını ve yayın hayatının devamı için genel bilgiler vermektedir.

            Birkaç şiir örneğiyle yazıma devam ediyorum.

            Dergi;“Ege kıyılarında her yaz, gurbette kalan vatanını soran” Fikret Erdem’in Uzakta Kalan şiiriyle başlıyor.

            Vedat Fidanboy’un güfte şiirlerinden “Gönlüm her geçen gün yalnızlaşıyor” şiirinden bir dörtlük;

            “Yıllar yılı aşk yorgunu kalbimi,

            Göçmen kuşlar kanadında taşıyor

            Bilmiyorum hangi yöne yolculuk

            Gönlüm her geçen gün yalnızlaşıyor.”

 

            “Taşın kalır”  dörtlüğünde Elazığ şairlerinden R.Mithat Yılmaz;

 

            “Günü gelir unutur hep

            Eşin, dostun; yâdın kalmaz.

            Kalırsa bir taşın kalır

            Gayrı yerde adın kalmaz.”

 

         Bizim Ece dergisine Edebiyat, Kültür ve Sanat vadisindeki yolculuğunda başarılar diliyorum. Okuyucular bizimece@mynet.com adresiyle ulaşabilirler. 

         Yine Kamile Yeşiltepe’ye ait Sen Benim Gül Dediğimsin şiirinden bir dörtlükle yazımı tamamlıyorum.

         “Yokluk girdabında, talansın kalbe

          Aşkı bilemezsin, yalansın kalbe

          Bir içim su gibi dolansın kalbe

          Sen benim destursuz, dol dediğimsin.”