Nasıl Evleniyoruz?

Bir replik:

            “-Evlenmeden önce eşine âşık mıydın?

            -Görücü usulüyle evlendik. Yalnız bir resmini gördüm.

            -Resimde çok mu sevdin?

            -O kadın, ben erkektim” 

            İngilizlerin bu sohbeti, beni köyümüzdeki bir olaya götürdü.

            ***

            Damat tarafı, komşu köyden bir kızı beğenmişler. Dünür olmuşlar, kahveler içilmiş. Yüzük, nişan derken düğüne kadar ne lâzımsa yerine getirilmiş. Yol ve törede eksik kalmamış.

            Düğün alayı atlısı yayasıyla gelinin köyüne ulaşmışlar. Zaten iki köyün arası yaya yürüyüşüyle bir saatlik yolmuş. Misafirler karşılanıp gençle halaya başlamışken ortalığı bir fiskostur almış. Zamanla anlaşılmış ki düğüncünün geleceği gece, gelin bir başka gençle kaçmış.

            Baş başa veren dünürlerden gelinin babası:

            -Olan oldu dünür. Koca köyü toplayıp gelmişsin. Allah razı olsun. Köyde muteber bir yerin olduğu belli. Bir kızım daha var kabûl edersen onu götürün. Zaten oğlanla kız görüşmemişler, birbirini tanımıyorlardı. Damadın babası düşünmüş taşınmış, aza koymuş almamış. Çoğa koymuş dolmamış. Gönülsüz de olsa kabul etmiş dünürünün önerisini.

            Küçük gelini alıp gelmişler.

            Gelini köylüler de beğendi. Genç evliler çoluk çocuğa kavuştular. Zamanla onların da gelinleri, damatları oldu. Yaşlandılar. Geçen sene köye gittiğim zaman Mustafa emminin vefat ettiğini söylediler. Eşi nene hâlâ yaşıyordu.

            Yanı diyeceğim, ülkemizde görmeden evlenmek bir gelenekti.

            Yakın köylerden birisinde başka köye nişanlanan kızın nişanlısı düğünden önce kızın köyüne gelirse köyün delikanlıları damadı dövüyorlarmış. Bu korkuyla gelin ve damat düğünden önce birbirini hiç göremiyormuş.

            Hatırlarım. Abbas ağabey, yanına ağabeyimi alarak başka bir kimlikle nişanlısını görebilmiş, kazasız belasız töreyi delmişler..

            Şimdikiler, flörtle veya daha çağdaş yöntemlerle evleniyorlar da ne oluyor sanki. Kısa bir süre sonra boşanıyorlar.

 

            Eskiler daha mı akıllıydılar ne! Onlarda boşanma oranı binde birdir. Nerdeyse…