Kime Akıl Verelim?

Adamın biri aslandan kaçarken kuyuya düşmüş. Onu kovalayan aslan da kuyuya, tam da adamın üstüne düşmüş.

            Aslan, karanlığa gözü alışınca kuyunun dibinde kendi gibi kuyuya düşen ayıya rastlamış. Hemen ayıya sormuş:

         —Ne zamandan beri buradasın?

            Ayı homurdanarak:

            —Birkaç gündür buradayım.  Açlıktan nerdeyse öleceğim.  Diye cevap vermiş. 

            Aslan birlikte düştüğü adamı göstererek:

            —Öyleyse daha ne duruyoruz? Benim de karnım zil çalıyor.  Şu yanımızdaki adam ikimize de yeter. Oturup yiyelim. Karnımız doysun. Açlığımız bitsin.

            Ayı, hemen ileri atılmış:

            —Sakın ha! Adamı yedik bitirdik, diyelim. Birkaç gün sonra yine acıkırız. O zaman ne yiyeceğiz?

            Aslanın kafası karışmış. Ne diyeceğini şaşırmış.

            —Orası öyle! Peki, ne yapacağız o zaman?

             Ayı biraz düşünmüş, aklına geleni yavaş yavaş, tane tane söylemiş:

            —Bence bu adama zarar vermeyeceğimize yemin edelim.

            Sözümüzde de duralım. 

            Zira bu adamın bizi buradan çıkaracak aklı da vardır, fikri de.  O zaman hem kuyudan kurtuluruz, hem de açlıktan.

            Aslanın, bu fikre aklı yatmış. Hemen cevabı yapıştırmış:

            —Tamam! Doğru söylüyorsun.

            Ayı, aslanla ağız birliği ederek, adama bir zarar vermeyeceklerine dair yemin etmişler. Sözlerinde de durmuşlar. 

            Adam bir yolunu bulmuş. Kuyudan hem aslanı, hem de ayıyı kurtarmış.  Kendi de yoluna gitmiş.

            İnsanın akıllı olması için ille de ayı olmasına gerek yok ki…

            Ormanların kralı aslan, kral olduğu için akıllı değildir.

            Ayı da, ayı olduğu için akıllı değildir. Bütün varlıkların yaratılıştan kendilerine yetecek ya akılları vardır, ya da yetenekleri vardır.  

            Bugünlerde akıl verenlerin haddi hesabı yok.

            Kimse kimseye akıl vermeye kalkmasın. Herkesin aklı kendine yeter.

            Varsa, birbirimizle erdemlikte yarışalım.

            Yoksa ne size var, ne de bize var.  

 

            Mehmet Emin ULU