Ekmek‏

Ekmek, en temel besin kaynaklarımızdandır. Ekmekle, emek arasındaki fark sadece (k) harfi vardır. Emeksiz ekmek olmaz. Her ikisi de kutsaldır. Tüm inanışlar bu iki değere önem gösterir, değer verir. Alınmasına razı gelmez hırsızlık sayar. Ekmek insan tarihi kadar eskidir. Biz insan oğlu medeniyetin bulunuşundan sonra ekmeğin tarihini biliyoruz. Ekmek milyonlarca yıl önce vardı şimdi de var, bundan sonrada var olacaktır.

Konuşanlar her lafın başı ''ekmeğimin peşindeyim'' deriz. Çalışmaktan üretmekten bahsederiz. “Ekmek aslanın ağzında” deriz. Çok okumak, iyi bir meslek sahibi olmak ve düzenli, sabırlı çalışmak gerekir. Ekmeğinin kıymetini bilenler, kazandığı, yediği kapıya asla ihanet etmezler. Nankörler için'' ekmeğimi yedin, arkamdan kuyumu kazdın. Yediğin ekmekler gözüne dizine dursun.” deriz.

Sürülmüş herk tarlaya buğday taneleri ekilir. Üzerine tapan çekilir. Bir kış boyu yağmur, karın altında uyur. Baharın ilk ışıklarıyla birlikte topraktan boynunu uzatır. Kendi neslini yaşatmak için yaşam savaşında yerini alır. Ama insan oğlu bir kısmını tohumluğa diğerin ide kendi yemesi için ayırır. Yeşil gövdesi güneşin sıcaklığıyla başaklarının olgunlaşmasıyla  olgunlaş ılır. Orakla, tırpanla biçilir, Desteler yığına konur. Dövenleri öküzler, atlar çeker, sıcak tepede Ağustos’ta gölge bile yanar. Sap samana çevrilir, yabalarla rüzgara karşı savrulur. Sap tanelerden ayrılır. Tahta savurma makineleri elle sabahlara kadar savurma yapılırdı. Günümüzde döver biçerler kısa zamanda çok iş yapılır, iyi sonuç alınır hale geldi.

Buğdaylar önce ambarlara sonra, unluk, bulgurluk, yarmalık, tohumluk, satmalık olarak ayrılır. Un olacak buğdaylar arabaya yüklenir, yel değirmeni, su değirmeni veya elektrikli değirmenlerde öğütülür. Şimdi fabrikalarda öğütülüyor. Bu anlatılanlar bir emeğin, alın terinin ekip çalışmasının ürünüdür. Ekmek olma yolunda verilen emek ve zahmetin adıdır. Yaşamın tüm boyutlarını bu yolculukta görürsünüz.

Un fırınlarda işlenir su, tuzla yoğrulur hamur haline gelir. Hamur gramlarla tartılır, şekil verilir fırında güzelce pişirilir. Buram buram mis gibi kokar. Sofralara ağızlara layık olur. Bazen hamurun arasına çökelik konur, çökelikli olur, bazen kıymalı, pekmezle karıştırılıp susam ekilir üstüne, simit olur. Bazen börek, çörek, kurabiye olur. Bir şekilde emek verdikçe güzelleşir, paylaşılır sevgiler, dostluklar gelişir çoğalır.

Ekmek parası kazanmak için gurbete gideriz. Yurt içinde, yurt dışında nasibimizi arar dururuz. Hasret kalırız sevdiklerimizden, yarimizden, yavrumuzdan, ana-baba, kardeşlerimizden. Acı, ıstırap efkarlanıp dururuz bir zaman. Ekmeğimizi taştan çıkarırız. Aslanın ağzında olsa alırız. Bunca zahmet ve eziyete karşı bilinmez nedense ekmeğin kıymeti. Bölünür atılır çöpe, küflenir atılır çöpe, yenilmez atılır çöpe... Dünya'nın bir çok ülkesinde açlıktan ölen insanların olduğunu düşünürsek neden ekmek çöpte. Ekmekleri bizler yersek iyi, yiyemezsek hayvanlara yedirmeliyiz. İsrafın önlenmesi için elimizden ne gelirse yapmalıyız. Dünya hepimizin. Paylaştıkça gelişecek kardeşlik. Yoksa savaşlarla yer bitiririz birbirimizi. Ekmeği dört kitaptan üstün tutarlar. İnsanlar gene de atarlar çöpe değersiz gibi. Kıymetini bilmezsek ekmeğin, emeğin, alın terinin gözümüze dizimize durur.

Ekmek için söylenen şu sözlere bir bakalım.

--Açlıkla tokluğun arasında bir dilim ekmek. Türk atasözü

--Bu dünyada  öyle aç yaşayan insanlar var ki, tanrı onlara ancak bir somun ekmek suratında görünebilir.

--Çalışmak ekmek, tembellik kıtlık getirir. Alman atasözü.

--Eskiden ekmek aslanın ağzındaymış, şimdi aslan aç. Anonim.

--Gavurun ekmeğini yiyen, gavurun kılıcını sallar. Türk atasözü.

--Ekmeksiz hürriyet, hürriyetsiz ekmek düşünülemez. Sefiller.

--Eğer sen, can konağını arıyorsan, bil ki sen cansın. Eğer bir lokma ekmek peşinde koşuyorsa sen bir ekmeksin. Bu gizli bu nükteli sözün manasına akıl erdirirse, anlarsın ki aradığın ancak sensin sen. Mevlana Celalatti-i Rumi

--Eti tadan köpek, artık kuru ekmeğe dönmez. Türk atasözü.

Ekmek nimettir, sahip çıkmalıyız milletçe, israftan kaçınmalı ülke kalkınmasını mutlaka desteklemeliyiz. ''Komşusu açken, tok yatan bizden değildir. “Muhammet Mustafa...

 

Süleyman Erkan

30-03-2015

ŞİŞLİ-İSTANBUL