KALDIRIMLAR KİMİN İÇİN?

Kaldırım dendiğinde aklıma ilk olarak hemen Necip Fazıl’ın “Kaldırımlar” şiiri gelir. Buna çağrışım mı denir, yaşantının hafızaya yansıması mı denir ya da dervişin fikri neyse zikri de odur mu denir bilmem ama ben sözü döndürüp dolaştırıp edebiyata getirmekten büyük keyif alıyorum.

 Kaldırımın bir belediye için elbette çok farklı çağrışımları vardır. Kaldırım demek, şehrin adeta vitrini demektir. Şehrin bütün yükünü çeken, insanların en yoğun bulunduğu yer kaldırımlardır. Elbette ben mahalle aralarındaki kaldırımlardan değil şehrin merkezinde bulunan, merkez caddesinin kaldırımlarından bahsediyorum. Bir belediye için en önemli kaldırımlar da buralar olsa gerek.      

Kaldırımın bir de esnaflara yaptığı çağrışım vardır. Kaldırım kenarında işyeri olan esnaf için kaldırım demek açık hava sergisinden başka bir anlam ifade etmez. Dükkândaki ürünlerinin neredeyse yarısını kaldırımlara döşeyen esnafların bolluğuna ne yazık ki Tokat’ta şahit oluyoruz. Beyaz eşyalardan, giyim kuşamlardan yer bulmaya çalışarak yürümeye çalışanlarla karşılaşmamak o kadar da zor değil. Hele de Tokat gibi coğrafi konum gereği dar yolları ve kaldırımları olan bir şehirde bu açık hava sergileri olunca yürümek bile çile haline gelmeye başlıyor.

Tokat, her gün biraz daha kalabalıklaşmaya başlayan bir il. Kaldırımları tenha görmek, caddeyi sıkışık görmemek nerdeyse imkânsız. Hem de günün hangi saati olursa olsun. Yürümenin bir keyif olması gerekirken bir çileye dönüşmesi ancak bizim kaldırımlarımızda başımıza gelecek ayrıcalıktır (!) Bulvardaki kaldırımların hali böyle iken, ara sokakların hali farklı mı, tabii ki değil. Oralar tamamen esnafın hizmetine sunulmuş bile. Meydan yeni yoldan geçerken bir bakın, nerenin yol nerenin dükkân olduğu artık iyice birbirine geçmiş durumda.

Çok uzağa gitmeye gerek yok. Yanı başımızdaki Sivas’ın kaldırımları olabildiğine geniş. Bu genişlik Sivas’ın coğrafi konumuna bağlanabilir fakat bu kadar geniş kaldırımlara rağmen hiçbir esnafın dükkânının önünde dışarıya taşmış ürünlerle karşılaşmak mümkün değil. İnsanlar birbirini ezmeden salına salına yürüyebiliyorlar. Ben bir an için bu kadar geniş kaldırımın Tokat’ta olmasını düşündüm ve sonuç beni korkuttu. Tokat’ta böyle kaldırımlar olsaydı kesin esnafımız bütün dükkânı halkın hizmetine sunmak için kaldırımlara taşırdı.

Bayramlarda giyim kuşamlarla, yazları bisiklet ve buzdolaplarıyla mevsimlik sergi yeri olan kaldırımlarımıza yetkililerin biraz daha dikkat etmeleri gerekiyor. Çünkü insan kalabalıktan, eşyalardan yol bularak yürümeye çalışırken düşünmeden edemiyor; bu kaldırımlar acaba vatandaşların yürümesi için mi yoksa esnafın ürünlerini sergilemeleri için mi? Elbette bunun cevabını bilen birileri vardır.