Bir Şeyin Her Şeyini, Her Şeyin Bir Şeyini Bilen Oğlum

Sevgili oğlum,

Bir zaman çalıştığım yerde, başka ilden tayin ile gelmiş bir Müdürümüz vardı. Oldukça tecrübeli bir mühendis olan bu müdürümüz, alışagelmiş Müdürlerden farklıydı. Farklı bir insan olduğunu da  zamanla anladık.

Bir gün ilan panosuna bir yazı astı. Hemen peşinden de yazılı genelge yayınladı. Genelgesinde” BİR ŞEYİN HER ŞEYİNİ, HER ŞEYİN BİR ŞEYİNİ BİLECEKSİN” demekteydi.

“Eski köye yeni adet” e alışkın olmayan, gelişime ve değişime, düşünmeye, lider dedikleri insanların her söz ve davranışını sorgusuz onaylamaya alışmış  iş arkadaşlarımız, bunu anlayamamış, bıyık altından gülmüş, hatta adamın arkasından alay ve hakaretler de  etmişlerdi.

Canım oğlum,

Ben bu sözü oldukça takdir etmiş, anlamış, not almıştım. Sana anlatmamın ve açıklamamın çok faydalı olacağına inanarak sana anlatmaya karar verdim.Umarım bu anlatımlarım hem sana hem okuyana hayat dersleri olur. Atalarımız ne der “ Kızım sana söylemekteyim, aman gelinim sen anla”

Geleceğin teminatı oğlum,

Burada adam bize demekte ki, “Her şeyin bir şeyini bileceksin.” Yani, bize hayatımızın kolaylaşmasını sağlayacak olan  bilgileri edinmemiz ve bunları bilmemiz, hayatta karşılaşacağımız zorluklara  karşı  gelmemiz , hayatımızı bize ve başkalarına daha faydalı hale getirmemiz için  gereken azami bilgiye imkanlarımız ölçüsünde  ulaşmamız gerekmekte, bilgiye  ulaşan ve her gün yeni bilgilerle donanan  insan, hem mutlu olmasını bilen, hem insanları daha rahat anlayan insan olur. Yalnız  burada hangi bilgiyi alacağımız ve bize hangisinin en çok fayda sağlayacağını iyi bilmemiz ve bu bilgileri mutlak surette hayata uygulamamız gerekir. Yoksa hayatta zorluklara karşı  koyamayan milyonlarca  imam, öğretmen, öğretim üyesi, avukat, mühendis gibi  bilgi hamalı insanlar oluruz. Robot gibi yaşarız . Biz uygulayacağımız kadar bilgi ile dolu olalım ya da   bilgilerimizi uygulayalım her zaman . O zaman her şeyin bir şeyini bilen insan olarak hayatımızı kolaylaştırmış olmanın mutluluğunu yaşarız.

Canım oğlum,

Burada “Bir Şeyin her şeyini bilme” konusu da önemli bir konu. Yani demek istemekte ki, bir mesleğin olsun ve bu konuda edinebileceğin en güzel en çağdaş  bilgileri edinmeye bak. Başkalarından , yani o mesleği bilenlerden daha fazla bilgi, yetenek ve tecrübeye sahip olursan , genel kültürünün fazla olması nasıl ki senin gelişmene sebep olursa , mesleğin konusunda bilgi sahibi olman da seni  sorunların üstesinden gelecek bir birikime götürür.

Canım oğlum,

Bu iki güzel cümleyi bana öğreten ve sevdiren o adam zamanla mesleğinde terfi ederek bizim çalıştığımız  ilden başka işle gitti. Çünkü bana ve diğer arkadaşlara öğrettiği bu  hayat felsefesini derinden yaşamakta ve bizlere de yaşatmak istemekteydi. Ama bizim arkadaşlarımız inatla onu anlamadı. O gene de yolmayarak hayatında uygulayarak terfi etmesini tabii ki bildi. Onu anlamayan ve alay eden yerinde saydı.

Canım oğlum,

Hayatta hep ona buna sataşan insanlara rastlayacaksın. Bunların meslek yaşamına , eğitimine baktığın zaman  kaliteli eğitim almadıklarını,  çok vasat yani kalitesiz bir genel kültürleri olduğunu göreceksin. Bir makama gelmişlerse ya eş dost vasıtası ile gelmişlerdir , ya da kendilerinden daha nitelikli insanlar yoktur ya da başkalarının hakkını çiğneyerek gelmişlerdir. O makamlardan gidince kimse Onun yanında kalmaz. Onun yanında kalanlar da şahsına değil, makamına saygıdandır.

Canım oğlum,

İş bölümü, uzmanlaşma, genel kültür, insanları etkileme her zaman, insana gerekir.

Bazı insanlara rastlayacaksın hayatta, emekli olana kadar çevreleri geniştir. Emekli olduktan sonra ise çevresinde kimse kalmaz ve kendilerini bir siyasi partiye veya sivil toplum kuruluşuna üye olarak avutmaya bakarlar. Ancak her şeyin bir şeyini bilemedikleri için de orada da sadece kuru kalabalık olmaktan öteye gidemezler. Her şeyin bir şeyini bilen ve bir şeyin de her şeyini öğrenmiş insanlar tarafından o kurumda dolgu malzemesi olarak kullanılarak hayata devam ederler.

Canım oğlum,

Toplumumuz genelde etkili insanlar değildir. Bu yüzden de etkili olan insanları fazla sevmezler. Hatta bu etkili olmak isteyen insanlar engelli ise yahut kadınsa, veyahut köyden gelerek gelişmişlerse, şehirde olup gelişemeyen insanlar tarafından sevilmezler. Çünkü her şeyin bir şeyini bilmeyen insanlar rekabet etmez, sadece kıskanmakla yetinirler. Her şeyin bir şeyini bilen insan ise rekabeti sever ve bundan zevk alırlar ve  rakiplerini küçümsemez, hatta kendilerine ilham veren insanlar olarak onları sever , acı ve tatlı günlerinde hep yanlarında olurlar. Kalpleri sevgi ve iyilikle dolmuştur. Çünkü , her şeyin bir şeyini bilmiş ve  başka insanlarında kendileri kadar gelişime sevgiye layık olduğunu anlamışlardır.

Canım oğlum,

Burada meslek seçimini iyi yapmak , sevdiğin meslekte yükselmek önem arz etmekte, her şeyin bir şeyini bilemeyen genel kültürü olmayan aileler, öğretmenler, dershaneler ne yazık ki mesleğin önemini yeterince öğrencilerine, çocuklarına anlatamadıkları için  onların geleceklerini çalmaktalar.Halbuki sınavlarda yüksek not aldırmak kadar , meslek seçimi konusunda da gençleri bilinçlendirmek anne  ve babaların ve öğretmenlerin görevi olmalıdır. Her şeyin bir şeyini bilemeyen insan bunu nasıl yapsın? Değil mi ama ?

Camım oğlum,

İnsanlarımız , hayata lazım olacak güzel şeyler edinmek yerine, kendilerine lazım olmayacak , başkalarının özel ve gizli hallerini araştırmak ve  onların dedikodusunu yapmakla geçirmekteler. Gelişmek onların  uzağında kalmakta. Kendilerini geliştirmek isteyen insan hayatta sıkılmaz ve başkalarının hallerini de hiç merak etmez. Başkalarının zevk ve alışkanlıkları ile uğraşmaz ve kendi  hatalarına bakarlar.

Canım oğlum,

Kaliteli insan ve yetenekli insan yetenekleri doğrultusunda gelişmeye bakar. Mesela yazmaya yetenekli olan ben , sana yazarak  anlatmaktayım. Herkeste bu yetenek olmayabilir ve   olmaması da ayıp değil. Ama  yetenekli insanlardan herkes faydalanmaya bakarsa, yazdıkları güzel yazıları okur , söyledikleri güzel sözleri dinlerlerse, o yetenekli insana değil okuyana ve dinleyene fayda verir. Ama başkalarının hatasını arayan insan ne yazık ki gurura kapılarak başkalarından faydalanmayı akıllarından geçirmezler. Bir ata sözü der ki  “ Akıllı insan , kendi aklını kullanır. Daha da akıllı insan başkalarının akıllarını da kullanır” Burada başkalarının akıllarını kullanma , tabii ki başkalarını çıkarlarımız doğrultusunda  kullanma anlamına gelmez. Bilgili insanlarla dost olarak onların bilgilerinden istifade etme anlamına gelir.

Canım oğlum,

Her şeyin bir şeyini bilen insan olarak başkalarının güzel fikir ve önerilerini iyi dinlemek , sonra bunları akıl , mantık, hakikat süzgecinden geçirerek   kabullenmek, faydalı olanları almak biz  insanların görevi olmalıdır.

Canım oğlum,

Başta da anlattığım gibi , kendini akıllı sana  insan vardır. Hakikaten akıllı insan vardır. Kendini akıllı sanan insan kendisinden bilgili gördüğü ama kabullenemediği insanla alay ederek aklı sıra  kendi akıllı olduğunu ispat etmiş olur. Ama o insan zamanla ondan uzaklaşır. Akıllı olan insan ise o insanın neyi sevdiğini neyi sevmediğini öğrenerek onunla dost olarak belki de bir ömür faydalanır.

Canım oğlum, Ev, araba ve servet zenginlik değildir. Zenginlik bilgi ile sevgi ile ve  seni zor zamanında zorluklara karşı koruyacak  bilgi ile olur. Öyle malca çok insan görürsün ki, onları hapislere atar, mezarda bile rahat bırakmaz. Çocuklarım sıkıntı çekmesin diye onları bolluk içinde yetiştirirken çok anne onlar yüzünden sıkıntı çekerler. Bunları aslında sen iyi bilirsin.

Canım oğlum,

Unutma “Bir şeyin her şeyini , her şeyin bir şeyini bilmek”  Bu sözü anlamak kavramak , üzerinde düşünmek gerçek zenginlikte olabilir? Sence olamaz mı iyi düşün .