SEÇİME GİDERKEN

SEÇİME GİDERKEN

Ülkemiz yeni bir seçim sath-ı mahalline girdi. Bir eğitimci, ehl-i kalem ve ehl-i kitap olarak insan kalbini Kâbe bilmişiz. Bu sebepten bu süreç içerisinde hiçbir kalbi kırmamak için olabildiğince hassas davranacağım. Sinirlerimin gerilmesine müsaade etmeyeceğim ya da hareket etmek için daha fazla düşüneceğim. Hiçbir ideoloji insan kalbinden daha değerli değildir çünkü.
*** 
            Siyasetin tahrip edici fırtınasına kapılmadan hayırlısıyla süreci tamamlayacağız. Bir oyum var, binlerce duam var. Birine oy vereceğim; memlekete, millete faydalı olmaları için hepsine dua edeceğim.
***
            Sosyal medya üzerinden (kime olursa olsun) hakaret içerikli, saygısız paylaşımlara cevap vermeyeceğim (üzüleceğim), ama bu paylaşımları tekrarlayan, ayaklara düşüren kendini kaybetmiş arkadaşlarımı engelleyeceğim sessizce.

***

            Kat etmemiz gereken daha çok yol var. Demokrasi kültürünü içselleştirmek zorundayız. Başka fikirlerin de olabileceğini, onların da doğruluğunu kabul edeceğiz. Aslında kırıcı tavırlarla kendi ideolojimize da asla fayda sağlayamadığımızı görmek zorundayız. Baskı, hakaret ve zorlamayla insan ikna etme dönemi belki kölelik yıllarında mümkündü ama şimdi kesinlikle imkansızdır.

Belediye Başkanlığı seçimlerini hatırlayacak olursak oldukça seviyeli, kaliteli mücadeleci ama centilmence bir yarış olmuştu. Hem Erkan İkikat hem Eyüp Eroğlu son derece saygın bir mücadele örneği sergilemişlerdi. Hele seçimden sonra Erkan İkikat ile Eyüp Eroğlu’nun el ele verdikleri kardeşlik pozu vardı ki görülmeye değerdi. Kraldan fazla kralcı olan azgelişmiş beyin ve kişiliklerin dışında kimse kimseyi kırmadı. Hakaret oldu ama bu alt seviye kültür grupları arasındaydı.

            Bir futbol takımını taşıyan otobüse doğrudan toplu katliamı hedef alan bir silahlı saldırı yapılıyorsa bu ülke birçok ilkelliğe gebe demektir. Eğer sağduyulu insanlar zamanında müdahale etmezlerse vahşi ruhlu, az gelişmiş beyinler kısa zamanda hayatı hepimize zehir edebileceklerdir. Onun için üst seviyede siyaset yapan, fikir üreten, hizmet getiren insanlar çok daha sağduyulu, çok daha hoşgörülü ve dikkatli olmak zorundadırlar. Aksi halde kırıcılığı ve katliamı kendine vazife edinen bir sürü bozuk zihniyetli insan türeyecektir.

            Siyasetler gelip geçer. Özellikle orta ve alt gelir grubundaki kitleler için çok büyük değişimler olmayacaktır. Onun için birliğimizin, kardeşliğimizin bozulmasına asla müsaade etmeyelim. Sel gidecek kum kalacak…

BİRKAÇ TEMENNİ

            Çoğunluğu yeni vekil adaylarıyla Tokat önümüzdeki dört yılını geçirecektir. Dileriz halktan kopuk, hizmet üretmekten uzak, temsil noktasında yüzümüzü kara çıkaran davranışlar sergilemezler. Tokat’ın birçok derdi var ve kısır çekişmelerle kaybedecek zamanımız yok. Anlamsız kavgalar istemiyoruz.

            Bitmesi gereken yollarımız (Niksar- Tokat yolu, Sulusaray – Tokat Yolu..), barajlarımız (Alpu Barajı) ki Alpu Barajı rahmetli Kemal Sunal’ın başrolünü oynayabileceği siyasi bir kepazeliğe-komediye döndü; işsizlik sorunları, üretim kaynaklarında eksiklikleri var.

            Dualarımız memlekete hayrı olacak herkes içindir. Dualarımız Tokat’a ve Türkiye’ye değer katabilecek bir bakan çıkarabilme hayalimiz içindir. Neden olmasın? Tokat her zaman da görmezden gelinmez ya? Belki bu sefer olur.

 

MAHMUT HASGÜL