FMV Işık Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Öğrencisi İşitme Engelli Yenal Küçükoğlu: “İnsan ne olursa olsun sevdiği işi yapmalı yoksa tüm hayatı boyunca mutsuz, stresli bir iş hayatına sahip olabilir.”

FMV Işık Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Öğrencisi

İşitme Engelli Yenal Küçükoğlu:

“İnsan ne olursa olsun sevdiği işi yapmalı yoksa

tüm hayatı boyunca mutsuz, stresli bir iş hayatına sahip olabilir.”

 

SORU-Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız? Hangi okullarda okudunuz bugüne kadar?

YENAL KÜÇÜKOĞLU- 1992 İstanbul doğumluyum. Ana tarafı Alanya, Baba tarafı ise Rizeliyim. Ailem, 6-8 aylıkken duymadığımı fark edince 2 veya 3 yaşından 7 yaşına kadar İstanbul Çapa Tıp Fakültesinde eğitim aldım. Eğitim almamın sebebi ise konuşma yeteneğimi ve etrafındakileri duyma konusunda kendimi geliştirmekti. Sınıf mevcudu yanlış hatırlamıyorsam 15 veya 20 kişiydi. Sadece eğitimi başarıyla tamamlananlar normal okula devam edeceklerdi yoksa eğitim hayatını işaret dili olan bir okulda devam edecekti. Annem ve İstanbul Çapa Tıp Fakültesi’nde bulunan hocalarım sağ olsun beni iyi eğitti. Bende eğitimi başarıyla tamamladım ve normal şekilde eğitim hayatıma devam ettim. Testi başarıyla tamamladıktan sonra normal Anaokuluna geçtim. Sonra da Mehmet İpgin İlköğretim Okuluna geçtim. İlkokulumu tamamladıktan sonra Liseyi Mehmet Şam Anadolu Ticaret Meslek Lisesi’nde Bilişim Teknolojiyi kazandım. Liseyi tamamladıktan sonra Nişantaşı Üniversitesi’nde Bilgisayar Programcılığı bölümüne geçiş yaptım. Başarıyla tamamladıktan sonra Üniversite hayatımı devam etmek için DGS(Dikey Geçiş Sınavı)’na girdim. O sınav sayesinde FMV Işık Üniversitesi’nde Yazılım Mühendisliği(İngilizce) bölümü kazandım. Kazandıktan sonra İngilizce hazırlık sınıfında okudum. İngilizce hazırlığı başarılı şekilde eğitimi tamamladım ve fakülteye geçiş yaptım. Ayrıca Yazılım Mühendisliği okumak bana göre olmadığı anladığımda kurumsal içi yatay geçiş yapmak istedim. Bu yüzden her zaman sevdiğim ve uzun zamandır okumayı çok istediğim bölümü olan Görsel İletişim Tasarımı bölümüne geçiş yaptım. Halen okumaktayım. Geçiş yapmamın sebebi ise sevdiği işi yapmamdı. İnsan ne olursa olsun sevdiği işi yapmalı yoksa tüm hayatı boyunca mutsuz, stresli bir iş hayatına sahip olabilirdi.
SORU- Neden Görsel iletişim ve tasarımı? Bu okulu tercih etmeden önce ve şu an  duygularınız arasında ne farklar var?

YENAL KÜÇÜKOĞLU- Çünkü liseden beri çok sevdiğim ve en çok tasarlama işi sevdiğimden dolayı her zaman aklımdaydı. Bu okulu tercih etmeden önce DGS sınavına girdim ve FMV Işık Üniversite’yi burssuz kazanmıştım. Nihayet kayıt günü gelmeden önce çok şeyler düşündüğüm oldu: “Acaba ben bunu başarabilir miyim? “Eğitim ücreti yıllık 30 bin lira  olan bir okulu başarılı şekilde bitirme ihtimalim var mı?” diye düşündüğüm anlar oldu. “Eğer başaramazsam tüm yaptıklarım boşa gider” diye kötü hisse kapıldım. Ayrıca başarabileceğimi inanıyordum. Ne olursa olsun sonuna kadar savaşmaya istekliydim. Sağ olsunlar ailem bana çok destek verdi.  Yapabileceğimi inandılar ve ne olursa olsun arkandayız diye destek verdiler. Bu da beni okul hayatıma devam etme isteği getirdi. İyi ki devam ediyorum çünkü kendime güveniyorum ve bu okulu bitirmeye kararlıyım. Bir yandan da yüksek lisans veya doktorayı bitirme hedefim var.

SORU- Bize ailenizden bahseder misiniz? Anne ve babanız ne iş yapar? Kardeşleriniz nerede okur? Onların sizin bu çabalarınıza bakış açısı nasıl?

YENAL KÜÇÜKOĞLU- Annem ev hanımı, babam ise Gemi Kurtarma İşlemi Genel Müdürlüğü’nden Reis pozisyonunda yani kaptan yardımcısı olarak çalışıyor. Erkek kardeşim var. Kendisi 1989 doğumlu. Beykent Üniversitesi’nden Uluslararası ve Lojistik bölümünü bitirdi ve Anadolu Üniversitesi’nde İşletme bölümü okudu. Şu an UPS firmasında Müşteri Temsilcisi pozisyonunda çalışıyor. Çok şükür iyi durumdayız.

Ben küçükken annem benimle çok ilgilendi. Ailenin ilk işitme engelli olduğumdan dolayı her türlü bana yardımcı oldu. Her şeyi araştırdı, ilgilendi ve benim açımdan en iyi yere getirmek için ne yapması gerekiyorsa yaptı ve çok uğraştı. Babam da bana her konuda destek verdi ve her şeyi yapabileceğimi inandı ve her türlü motive etti. Hiçbir zaman pes etmedi ve etmeye niyeti yoktu. Tabii ki benim de eksiklerim var ve eksiklerimi kapatmak için çok uğraşıyorlar. Tabi bende her şeyi biliyorum diye havasındaydım. Ne olursa olsun bu sözümü dinlemediler ve beni benden daha iyi tanıdığı için her türlü yardım etmeye uğraşıyorlardı. Ailem sayesinde hem konuşma hem de dudak okuma konusunda iyi seviyeye gelmiş bulunmaktayım. Tabii ki işaret dili bilmiyorum. Öğrenmeye niyetim yok. Çünkü işaret dili öğrenirsem konuşma yeteneğimi kaybederim diye korkuyorum. Bir yandan da çevremde normal arkadaşlarım varken işaret dili öğrenmeye gerek kalmadım. İşaret dili bilenlere saygım var. Tabii ki en kısa zamanda öğrenmeye istekliyim.

SORU-Kitap okur musunuz? Kitap okumanın sizin hayatınızda faydaları neler oldu?

YENAL KÜÇÜKOĞLU-Okurum ama sevdiğim veya ilgi çektiğim bir konu varsa hiç düşünmeden okurum. Kitap okumak işitmeli engelliye göre hem faydalı hem de faydalı değil. Neden mi faydalı değil? Çünkü bazı işitmeli engellilere “Kitap okuyor musun?” diye sorduğumda aldığım cevap ise “Bazen okuyorum bazen okumuyorum çünkü bilmediğim kelimeler çıkıyor ve bunun anlamını bilmiyorum. Devamlı sözcüklere bakmaktan sıkıldım o yüzden okumayı bıraktım” diye cevap veriyorlar. Bu yüzden kitap okumak ve anlamak işitme engellilere göre çok zor. Küçükten konuşmam berbattı hatta neredeyse doğru düzgün cümle kuramıyordum. Bunu fark ettiğimde 13 veya 14 yaşındaydım. Çareyi altyazılı filmleri veya yabancı dizileri izlemekte buldum. Ve bununla birlikte devamlı ve her gün izlediğimde kendimi çok geliştirdim ve İngilizcemi de geliştirmiş oldum. Ve halen izliyorum. Ayrıca ilerde Türk dizileri altyazılı ve altyazısız olarak izlemeyi planlıyorum ki tüm insanların dediklerini anlama yeteneğimi geliştirmeyi planlıyorum. Buradan İşitmeli engellilere sesleniyorum altyazıyla birlikte devamlı film, yabancı veya Türk dizileri izleyin ki kendini geliştirmiş olsun. Ben bile kendimi geliştirdiysem siz de yapabilirsiniz.

SORU- İşitme engelli olarak okul hayatında ne gibi zorluklar yaşadınız ve bu zorlukları nasıl aştınız?

YENAL KÜÇÜKOĞLU- İşitme engelli olarak okul hayatımda hocalarımı veya arkadaşlarımı anlamakta zorluk çektim. İlk haftalarda biraz sıkıntılı geçmiş olup biraz vakit geçtikten sonra anlamaya başladım. Anlamadığım bir şey oldu mu hemen soruyorum ve cevabı almış oluyorum. Arkadaşları anlamama konusuna gelirsek onlara “Yavaş yavaş ve açık şekilde konuşur musun? diye söylüyorum. İlk başlarda sıkıntılı yaşamış olup sonradan bu tür sıkıntılarımı aşıp kendi yoluma devam ediyorum. Ayrıca ilk önce kendime güvenip, psikolojik olarak güçlü olduktan sonra tüm bunlar bana çocuk oyuncağıymış gibi geliyor. Tabii ki normal insanlar benimle nasıl iletişime geçeceklerini bilmiyorlar. Sorun etmiyorum. İnsanlar işitme engellilere acıyarak bakıyor. İşitme engelliler de toplum içinde konuşmuyor, çekiniyor. Hiç çekinmeden, umursamadan ortamlara girmek lazım. Utanmaya gerek yok. Biz işitmeli engelliler olarak bir adım atarsak gerisi kolay gelir. Okul konusuna gelirsek tüm hayatım boyunca işitme problemimle sürekli savaş halindeydim. Ben bunu engel değil bir yarışma olarak görüyorum. Her zaman galip gelmeye çalışırım. Bir yandan da tabii ki moral bozukluğu, başaramama endişesi, kendime yetmeme endişesi oldu. Ama bunları hayatıma giren anlayışlı hocalarım ve arkadaşlarım ve ailem sayesinde dik durdum ve tüm sorunlarımı çözmüş oldum. Şunu söylemek istiyorum ki hiçbir zaman geride kalmadım, utanmadım ve çekinmedim yoksa kaybeden biri olurdum ve tüm hayatın boyunca hep kaybeden olarak anılırdım.

SORU- İşitme engelli bir Üniversiteli olarak Üniversite hayatında ne gibi zorluklar ile karşılaşmaktasınız ve bunların çözüm yolları neler sizce?

YENAL KÜÇÜKOĞLU- Normal insanlar gibi sesleri duyamıyorum. Derslerde bazı öğretmenlerin söylediklerini anlamıyorum. Genelde dudak okuyorum. Ancak ne yazık ki bazı insanlar çok hızlı konuşuyor ya da dudaklarını çok oynatmadıkları için anlamıyorum. Mesela hoca ödev verdi ya da sınavla ilgili ipucu verdi. Ben bu önemli şeyleri kaçırabiliyorum. Arkadaşlarıma soruyorum, yardımcı oluyorlar. Derslerde görsel anlatım olsa çok daha rahat ederdim. Bazı öğretmenler söylediklerimi anlamıyorlar, yeteri kadar destek alamıyorum. Genelde İşitme engellilere eğitim hayatında daha çok görsel anlatım olsaydı bu tür sıkıntılar en aza indirirdi. Çözümü ise gayet basit. Anlamadığım bir konu veya önemli bir şey varsa hiç çekinmeden ve utanmadan birine sormak ve sıkıntılarımı dile getirmek.

SORU- İşitme engelli bir insan olarak ailenizden nasıl fayda gördünüz? İşitme engelli çocuğu olan aileler nasıl davranmalı çocuklarına?

YENAL KÜÇÜKOĞLU- Annem, babam sağ olsun ki her zaman yanımda oldu ve tüm sorunlarımı birlikte çözdük. İşitmeli engelli çocuğu olan aileler işitmeli çocuğa ilgili, anlayışlı ve sabırlı olmalılar ki karşılığını almış olursunuz. Demek istediğim tüm işitme engelli çocuklarının tüm hayatı ailelerin elinde.

SORU- Toplumun işitme engellilere  önyargıları neler ve nasıl aşılır?

YENAL KÜÇÜKOĞLU- Türkiye’de engellilere yeteri kadar destek verilmediği besbelli. Bazı toplumlarda işitme engellilere “sen yapamazsın, başaramazsın, geride kal” diyorlar. Bu yüzden okulu bırakan bazı arkadaşlarım var. Onlar adına çok üzülüyorum ki keşke devam etseler de onların dediklerini umursamasalar. En azından yaptığını belli etse de önyargılara karşı iyi cevap verselerdi. Bunları aşmanın birkaç yolu var. Ya kendine güvenin ve böylece geride kalmayın. Her zaman kendini ve aileni düşün! Kendini motive et ki neler yapabileceğini onlara göster ki pişman olsunlar.

SORU- Üniversiteler engelli öğrencileri için neler yapabilirler? 

YENAL KÜÇÜKOĞLU- Daha çok destek, sorunları dinleme ve tüm sıkıntıları giderebilmesi için her şeyi yapabilme.
SORU- Engelleri aşmak konusunda başka neler anlatacaksınız?

YENAL KÜÇÜKOĞLU- Yeter ki kendinize güvenin. En önemlisi hiç utanmayınız, çekinmeyiniz ve kendine barışık olun. Kendinizi engelli görüyorsanız kaybedensiniz! Hayat bir savaş ve mücadele etmeden kazanılmıyor. Her zaman güçlü ol ki tüm sıkıntıları ve tüm olaylara rağmen ayakta durmayı öğrenin gerisi çocuk oyuncağı gelir. Ben bile yapabiliyorsam veya diğer arkadaşlarım bile yapabiliyorsa sen de neden yapmayasın? Kendine şunu sorun; Yarından bu kadar korku duyuyorsan, bugünü nasıl yaşıyorsun?

 

Çok sağ ol Yenal, işitme engelliler ve aileleri için açıklayıcı bir röportaj oldu.