ÇALIŞMAK DİNLENMEKTİR

ÇALIŞMAK DİNLENMEKTİR

 

Sevgili oğlum,

Çalışan ve gerçek manada iş yapan ve başkalarına faydalı olmak için can atan insanlarla beraber olmak gerçekten bana mutluluk verir. Hep başkalarına moral veren, sevgi gösteren ve ilerlemenin, gelişmenin önemini kavramış, yanlarında bulunduğun sürece senin “değerli insan”  hissetmeni sağlayan insanlara olan saygım ve sevgim sonsuzdur.

Canım oğlum,

Bazen rastlarız, insanlar çalışıyor veya fikir alış verişi yapıyor görüntüsünde. Onun bunun dedikodusunu yapmaktan zevk alırlar. Kendileri gibi davranmayan ve yaşamayan insanları sevmezler ve onlardan rahatsız olurlar. Bizler de o tür insanlardan gerçek manada rahatsız olmaktayız. Bu mücadele çalışanla tembelin, iyi ile kötünün insanoğlu var olduğu müddetçe devam eden mücadelesidir.

Canım oğlum,

Çalışmak ve insanın ailesinin geçimini sağlayacak kadar helalinden kazanması ve çocuklarının kendisinden daha gelişmiş, milli ve manevi değerlere bağlı ve saygılı yetiştiren anne ve babalar gerçek manada bu ülkenin “ülkesini seven” gerçek manada “milliyetçi” insanlarıdır. “Ben milliyetçiyim” demekle söz milliyetçisi değil icraat ve eylem milliyetçisi insanları ve öyle olmaya gayret edenlerden olmanı candan isterim.

Canım oğlum,

Sözde değil, özde ve icraatta, vatanını seven insan, önce kendisini yetiştirecektir. Sonra da eşi ve çocuklarından başlayarak kendisini gerçek manada seven ve destekleyenleri… O zaman vatana olan sevgisini dolaylı da olsa yerine getirmiş olur.

Canım oğlum,

Bana zaman zaman çalışma arkadaşlarım sorarlar; “Sen tatile gitmeyecek misin?” diye. Ben onlara derim ki “Ben zaten tatildeyim.” Gerçekten de ben çalışmayı sever, çalışırken dinlenirim. Beni yoran insanların saçma sapan konuşmaları ve sözleri olur. Mantıktan yoksun konuşmalar, yalan dolan şeyler beni her zaman yorar.  Bu yüzden pasif işler hiç bana uygun bulunmaz. Ama zaman zaman pasif işler de yaptığım olmakta, bizler iş yokken bile okumayı iş edinen insan olarak ona da çare bulmuşuz işte.

Canım oğlum,

Kimi insan için denizin mavi suları, kimi insan için dağın serin havası dinlendirici olurken, beni dinlendiren şey ise önce okumak, sonra okuduklarımı çevrem ile sözlü paylaşmak sonra da bu mektupları yazarken aslında ben dinlenmekteyim ve tatildeyim. Ama çalışmayı sevmeyen ve hep tatil düşünen insana bunları nasıl anlatacağız?

Canım oğlum,

Bu mektupları yarken bile, yarın senin ve arkadaşlarının veya mektup okumayı seven insanların okuyarak faydalanacağı, kendisini rahat hissedeceğini düşünerek ben de mutlu olmakta, dinlenmekte ve tatil yapmaktayım.

Canım oğlum,

Bu yazımdan tabii ki tatile karşı olduğum asla anlaşılmamalı. Kimi insan da tatili sever. Tabii ki hoşgörünün bir erdem olduğu ülkemizde tatili seven insanlara hoş görüde bulunmakta bizlerin görevi. Bunu yaparken de çalışan insanı takdir etmek, tatil yapan insana da saygılı olmak , onların da tatile hakkı olduğunu kabul etmek zorundayız. Bu hayatın bir güzelliği muhakkak.

Canım oğlum,

Gelişmek isteyen ülkenin insanları ancak çalışmakla elde eder başarıyı. Üreten ülkeler ürettiklerini satan ülkeler her zaman kazançlı çıkar. Tüketimin çok olduğu ülkelerde insanlar hep başkalarının çalışmasını kıskanırlar. Bunu ülkemizde, çevremizde de görmekteyiz. Ne yazık ki toplumumuz, üreten insandan çok tüketen insana arka çıkar. Çünkü, halkımız muhtaç insan görmeyi sever. Ben ise gelişen, hep araştıran ve seven insanları severim.  

Sevgili oğlum,

Çalışmayı,  tarımsal kesimde çalışan sadece kol gücü ile çalışmak zan ederler. Nedense masa başında okumak, ders çalışmak ve bilgi edinmek onlara çalışmak olarak gelmez. Bir çiftçi çocuğu olarak annem ve babam benim de onların mesleğini seçmemi isterdi ama, biz geleceğimizi masa başında çalışmak ve güzel şeyler olarak seçtiğimiz için hiç pişman olmadık. Bu ülkenin çiftçiye de masa başında çalışan insana da ihtiyacı var her zaman.

Canım oğlum,

Bazı insanlarda sadece çalışırlar, sosyal insan olmaya dikkat etmezler. Bizlerin çalışmasının yanında aynı zamanda sosyal insan olmaya ve çevremizdeki insanlarla da konuşmaya ve sevgi ile insanları kucaklamaya ihtiyacımız var. Ama karşımızdaki insan anladığı kadar. Kaba olan, bizlere saygısı ve sevgisi olmayan insanlardan uzak kalmakta bizim görevimizdir.

Canım oğlum,

Bazen görmekteyiz ki, insanlar tatil yapmakta ama, akrabalarını ziyaret etmemekte, çocuklarının sosyal insan olmasına dikkat etmemekte. Halbuki ölen babamızdan ileri, doğacak olan çocuğumuzdan geri olmadıkça insan ne kadar çalışsa boş olur baba dededen, torun babadan da gelişmiş olmalı ve hep ileriye bakmalıyız. Ne yazık ki bazı insanlar hep geçmişi anlatmaktan zevk alırlar. Bu tür insanlar arasında sıkılırım. İleriye bakmak, sizlerin gelişmesine sebep olmak, durmadan anne ve babamı anlatmaktan daha hoş gelir. Anne ve babamızı da severdik ama sizler geleceksiniz, geleceğine bakmayan milletleri, geleceğini önemseyen milletler yutar.  Yani gelişmiş ülkelere yem olmamak için bizler de onlardan daha çok gelişmeliyiz. O yüzden tatilden çok çalışmanın zemini aramalıyız.

Canım oğlum,

İşsiz insan bile, okuyarak kendini geliştirse, halk eğitim kurslarına gitse belki de hayatı daha güzel olacaktır. Ama gelişmek istemeyen, gelişmeye alerjisi olan insan nasıl iş bulsun. İş arayan değil, işin aradığı insan olan, çalışmayı ve okumayı ibadet sayan insan hiç boş kalmaz uzun süreli.

Canım oğlum,

İşini seven insanı, sanırım herkes de sever ve onlara yardım eder, sen gayret edersen, sana bütün evren gayretine destek olacaktır. İlerleyen hayatında bunu daha iyi anlayacaksın.

Canım oğlum,

Yapılan bir araştırma, ülkemizin en çok tatil yapılan ülkelerden birisi olduğumuzu göstermekte. Bir yılın yaklaşık olarak üçte biri hafta sonu tatili bayram, yıllık izin falan gibi sebeplerle dinlenerek geçmekte.  Bu ülkemiz için iş gücü kaybı olmakta. Birde eğitimli olmasına rağmen eğitimine uygun işte çalışmayan insanları eklersen çalıştığımızı mı yoksa dinlendiğimizi mi anlayamazsın. Sen ise çalışan, çalışmayı prensip edinen insan olmaya her zaman gayret et olmaz mı?

Canım oğlum,

Dinlenmek de gerekli ama iş arasında ölçü kaçırmadan dinlenen insan ışıldar ama bu tembelliğe kaçmadan olmalı. Bazı insanların yaptığı gibi mazeretlere değil, iyiliklere ve güzelliklere kucak açmalıyız ki, hayat bizlere istediğimiz güzellikleri sunsun. Biz hayata ne verirsek, hayatta bize onu verir.

Canım oğlum,

Sana güzellikleri bıkmadan usanmadan anlatmaya devam edeceğim. Sana güzellikleri anlatmak bana dinamiklik vermekte.

Başarılar dileklerimle…