ERMENİ SOYKIRIMI YALANI

Osmanlı İmparatorluğu döneminde, fethettiğimiz ülkelerde ve sahip olduğumuz topraklarda, adaletli, insan haklarına saygılı, bütünleştirici, eşitlik ilkesine uyularak, asırlar boyu çok iyi yönetimler sürdürülmüştür. Azınlıklara karşı hiçbir ayırım gözetmeksizin, ayrıştırma yapılmadan, hukukun üstünlüğüne inanarak her türlü hakları korunmuş, birlik, beraberlik, kardeşlik ve barış içinde yaşanmıştır. Çok önemli olan toplumun bütünlüğü sağlanmıştır. Asırlarca Ermeni kardeşliği ve bütünlüğü gerçekleştirilmiş, sarayda ve devlet erkanında Ermeniler bakanlık mevkilerine getirilmiştir.

            Osmanlı İmparatorluğu döneminde, 1.290.000 ermeni vatandaşı vardı. Türklerin Töresine göre, "Aman diyene kılıç kalkmaz" anlayışı ve geleneği vardır. Bu anlayış ve hoşgörü ile "Kişi karşısındakini kendisi gibi bilir" düşüncesi ve davranışı hakimdir. İşte bu nedenlerle Ermenilere karşı hep iyi davranılmış ve onlarla asırlarca beraber yaşanılmıştır.

            Fatih Sultan Mehmet Han, İstanbul'u fethettikten sonra, Ermenileri temsilen Ermeni Patriği, Rumları temsilen de Rum Patriğine bir çok haklar tanımış, dini inanış ve gelenekleri için özgürlük hakkı vermiştir.  

OSMANLI İMPARATORLUĞUNUN 1915 DEKİ DURUMU

            Birinci Dünya Savaşı 1914 yılında başlamıştır. Almanya ile müttefik olarak bu savaşa Osmanlı İmparatorluğu'da katılmıştır. 1915 yılında Çanakkale Savaşı başlamış ve düşman kuvvetleri dünyanın en güçlü donanmasını ve savaş gemilerini Çanakkale Boğazı'na yığarak, acımasızca saldırıya geçmiştir. Bu savaşta 253.000 şehit verdik. Yine aynı yıl Doğu Anadolu'da Rus orduları saldırmış ve topraklarımızı işgal ederek çok yoğun savaşlar başlamıştır. Bu savaşlarda ülkemizde yaşayan Ermeniler düşmanla işbirliği yaparak, Türklere saldırmışlar ve yaklaşık 1 milyon Türk'ü katletmişlerdir. Bizim ordumuza ve ülkemize ait bütün sırlarımızı düşman kuvvetlerine bildirmiş ve rehberlik etmişlerdir. Bu savaşlarda yaklaşık 200.000 ermeni ölmüştür. Bu kesinlikle katliam değildir. Vatanına ihanet eden işbirlikçi Ermeniler, savaş anında ölmüşlerdir.

            Osmanlı imparatorluğu, Ermenilerin düşmanla işbirliğini ve köylerimizi basmalarını önlemek için, tehcir yani zorunlu göçe tabi tutarak, onları Güney Anadolu, Suriye, Irak, Lübnan gibi ülkelere göç etmelerini sağlamıştır. Bu göçler esnasında, o zamanki zor şartlar altında, dağlarda tepelerde hastalıktan ve açlıktan soğuktan çok sayıda Ermeni vatandaş ölmüştür. Bu da soykırım değildir.

ERMENİ ÇETELERİNİN KATLİAMI VE TOPLU MEZARLAR

            1915 yılından 1919 yılına kadar Birinci Dünya Savaşı devam ederken, Doğu Anadolu'da Ermeni Çeteleri bizim köylerimizi basarak, kadın, çocuk, yaşlı demeden çok sayıda vatandaşımızı öldürmüşlerdir. Ermenilerin arkasında olan ve onlara destek veren ülkeler şunlardır: Amerika, İngiltere, Fransa, İtalya, İspanya, Yunanistan ve Rusya'dır. Hamile kadınlarımızı dahi süngülemişler, sonunda cesetleri toplu mezarlara gömmüşlerdir. Bu katliamlardan sonra da, köylerimizi terketmeden önce bütün evleri ateşe vererek yakmışlardır.

            Ermeniler Van şehrini yakıp yıkarak harabeye çevirmişler, camileri, türbeleri, hanları, kervansarayları yıkmışlardır. Savaşlarda erkekleri şehit olduğu için yalnız kalan kadınlarımızı, yaşlılarımızı ve çoluk çocuğu katletmişlerdir.

            19 Nisan 1919 tarihinde Kars'ı işgal etmişlerdir.

            30 yıl kadar önce tarihçilerimiz ve arkeologlarımız tarafından, Doğu Anadolu'daki bir çok şehirlerimizde yapılan kazılarda, toplu mezarlardaki cesetlerin yanında, Kuran-ı Kerim, tesbih, takke, fes vb gibi Türklere ait eşyalar bulunmuştur.

SON 150 YILDA DÜNYADAKİ BAZI KATLİAMLAR

            -İstilacı batılılar Çanakkale'de 253 bin Müslümanı şehit etmişlerdir.

            -Kuzey Amerika'da yaşayan Kızılderili'lere karşı çok büyük katliamlar yapılmış ve çok sayıda Kızıldereli öldürülmüştür.

            -Fransa, sömürgesi olan Cezayir'de yaşayan müslümanlara karşı çok büyük katliamlar yapmış ve 1,5 milyon Cezayirliyi öldürmüştür.

            -Batılı devletler Endülüs Müslümanlarına, Afrikalılara, Kızılderelilere, Pigmelere, Mayalara insafsızca soykırım yapmışlardır.

            -Rusya 05.03.1940 yılında Diktatörleri Stalin'in emriyle, Polonya elitlerini oluşturan 7000 adedi subay olmak üzere, geri kalanı Astsubay, Mühendis, Profesör ve Hukukçu olan ve toplam 21.768 Polonyalı'yı Katyn Ormanı'nda enselerinden vurmak suretiyle kurşuna dizmişlerdir.

            -İkinci Dünya Savaşı'nda Nazi'ler, Yahudi vatandaşlarını gaz odalarında yakarak katliam yapmış ve çok sayıda Yahudi'yi öldürmüştür.

            -Çinliler Şarki Türkistan'daki Türklere soykırım yapmıştır.

            -1941-1945 yılları arasında, II. Dünya Savaşı boyunca Vatikan ve Nazi ortaklığıyla 700.000 Sırp katledildi, ayrıca 400.000'i göç etmek ve 250.000 Ortodoks Sırp, katolik olmak zorunda kaldı.

            26 Şubat 1992 tarihinde, Ermenistan, Azerbaycan topraklarına saldırarak, Hocalı'da katliam yapmış ve 613 Azeriyi işkence yapılarak öldürmüştür.

            -Bundan 20 yıl önce, 11.07.1995 tarihinde Srebrenitsa'da Sırplar Boşnaklara saldırarak, katliam yapmış ve 8372 Boşnağı öldürerek toplu mezarlara gömmüşlerdir.

            -Budist din adamları Arakan Müslümanlarına soykırım yapmıştır.

            -Yahudiler Filistinli, Araplara zulüm ve soykırım yapmıştır.

            -Beşar Esad Suriye'deki Müslümanlara soykırım yapmıştır ve halen devam etmektedir.

            Soykırım, vahşi batıya mahsus bir ırk ve inanç yok etme usulüdür.

            Dünyadaki bütün ülkeler bu katliamları hiç söz konusu etmeyip, normal karşılıyorlar ve hiçbir tepki göstermiyorlar.

            İki yüzlü ve Türk düşmanı olan birçok batılı ülke, yıllarca, tamamen asılsız olan Ermeni soykırımı yalanını Parlamento ve Senatolarında kabul etmişlerdir. Bir avuç Ermeni, bu ülkeleri kandırmıştır.

AZERBAYCAN'IN ERMENİSTAN TARAFINDAN İŞGALİ

            26 Şubat 1992 tarihinde, Ermenistan, Rusların desteğiyle Azerbaycan'a saldırmış ve Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ Bölgesini işgal etmiştir. Bu suretle Azerbaycan topraklarının üçte birini işgal ederek, bugüne kadar çekilmemiştir ve çekilmeyi de hiç düşünmemektedir. Bir buçuk milyon Azeri de şimdi sürgündedir.

            İnsan hakları havarisi geçinen bütün ülkeler, bu işgal seyirci kalmaktadır ve normal karşılamışlardır. Halen hiçbir tepki göstermedikleri gibi, Ermenistan'ı daima destekliyorlar.

BATILI ÜLKELERİN TÜRKLER İÇİN KASITLI VE HAKSIZ SUÇLAMALARI

            Türkiye'nin düşmanı olan çok sayıda batılı ülke, bütün dünyaya Türkleri kötülemek için, "Türk'ler barbardır, onlar göçmen kavimlerdir, onların yeri yurdu belirsizdir, çadırlarda yaşarlar, çadır hayatı sürerler" diyerek, kasıtlı ve haksız suçlamalarda bulunmuşlar ve aşağılamışlardır.

ERMENİ ASALA ÖRGÜTÜ

            Ermeni Asala Terör Örgütü, bundan yaklaşık 31 yıl öncesinde başlayan ve ABD'de ve Avrupa'daki bir çok ülkede, sayıları 40'ı bulan Büyük Elçilerimizi, Konsoloslarımızı ve Büyük Elçilik görevlilerimizi sinsince ve pusu kurarak öldürmüşlerdir. Türkiye'nin düşmanı olan çok sayıda ülke, bu yasa dışı terör örgütüne destek olmuş, katliamlarına seyirci kalmışlar ve kınamamışlardır.

ERMENİSTANIN VE BATILI ÜLKELERİN ANADOLU İÇİN EMELLERİ

            Dünyanın ve medeniyetin merkezi ANADOLU'dur. Tarıma elverişli ve verimli toprakları, yemyeşil ormanları, ırmakları ve gölleri, üç tarafı denizlerle çevrili, kaplıcaları ve tarihi eserleri olan cennet gibi bir ülke. Aynı anda dört mevsimi yaşanıyor ve dört mevsimi de güzel. Ayrıca yer altı zenginlikleri çok olan Anadolu'da Al Demir, Alüminyum, Krom, Manganez, Antimuan, Kömür Maderleri, Petrol ve Doğalgaz vardır.

            İşte bütün bu nedenlerden dolayı, batılı ülkelerin gözü kulağı Anadolu'dadır. Bütün bu zenginlikleri ele geçirmek ve Ortadoğu'ya hakim olmak için, devamlı surette Türkiye'yi bölmek, parçalamak, eyaletlere ayırmak, zayıf düşürmek, gırtlağa kadar borca sokup, sömürge haline getirip köle yapmak istemektedir. Bunun içinde planlar hazırlayıp, dayatma, muhtaç hale getirme, oyunlar oynama, borç içinde kıvrandırıp, yoksulluğu, işsizliği, fakirliği, açlık ve sefaleti artırma, üretim yapan fabrikaları özelleştirme, ihracatı azaltıp, ithalatı artırma, yerli üretimlerimize karışma, bağımsızlığımızı ortadan kaldırma, her alanda dışa bağımlı hale getirme, enerji üretiminde yerli kaynakları kullanmama, sanayileşmeyi ve kalkınmayı önleme, üretim yapan fabrika kurmayı engelleme, eğitim sorunlarını artırma, sağlık sorunları yaratma, genetiği değiştirilmiş tohum ithalatını artırma, halkın bilgisiz, teknolojiden habersiz ve cahil kalmasını sağlamak gibi emelleri vardır.

            Batılı ülkelerin son yıllardaki emel ve isteklerinin bir kaçını belirtmek istiyorum:

            "-Ermeni Soykırımını kabul ediniz! Kabul etmezseniz Avrupa Birliği'ne almayız!"

            "-Avrupa Birliği, Kıbrıs Rum Kesimi'ni Avrupa Birliği'ne aldı. Dolayısıyla Avrupa Devletleri, Kıbrıs'ı temsilen sadece Rumları tanımaktadır" Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini yıllardan beri tanımamakta direniyorlar ve ambargoyu kaldırmıyorlar.

            "-Güney Kıbrıs Rum Kesimini tanıyınız" Kıbrıs'tan askerinizi çekiniz! Karpas Bölgesini ve Maraş'ı Rumlara veriniz! Güneydeki Rumlar, Kuzeyde bulunan evlerine taşınsınlar! Eğer limanlarınızı, hava alanlarınızı, Rumlara açmazsanız ve Rum Kesimini tanımazsanız, ticaret yapmazsanız, Türkiye'yi Avrupa Birliği'ne almayınız! diye dayatmaktadır."

            "-ABD, BOP (Büyük Ortadoğu Projesi)ni gerçekleştirmek için bizden destek istemektedir. Böylece Ermenistan'ı, İsrail'i ve Kürdistan devletlerini çok büyütüp, Ortadoğu Bölgesini ve petrol yataklarını ele geçirmeye çalışmaktadır. Bunu gerçekleştirmek için Türkiye'den de toprak isteyecektir.

            "-Ermenistan bayrağında Ağrı Dağı'nın resmi vardır. Yani Ağrı Dağı, Ağrı, Van, Muş ve Kars illeri bizimdir diyorlar. Ülkelerinde Ermeni Soykırımına ait dev gibi bir anıt vardır.

            Türkiye Ermeni Soykırımı'nı şayet kabul ederse, milyarlarca dolar Harp Tazminatı talep edecek ve Doğu Anadolu'dan toprak isteyecektir."

            "-Fransa'da Ermeni Soykırımı anıtı vardır. Fransa'da Ermeni Soykırımı'nı inkar edenler, son yıllarca çıkardıkları yasalara göre hapse mahkum olmaktadır."

            "-İsviçre'de Ermeni Soykırımı'nı inkar edenler, son yıllarda çıkardıkları yasalara göre hapse mahkum olmaktadır."

            "-ABD'de Washington'da büyük bir bina, Ermeni Soykırımı Müzesi haline getirilmiştir."

            "-Ermeni Diyasporası halen 1,5 milyon Ermeni Soykırıma uğradı diyerek, bu yalanı ve iddiasını sürdürmektedir.

            "-Son aylarda sözde soykırım iddiaları ABD ve İsveç'te 1915 ten 1923 yılına kadar uzatılarak, kasıtlı bir tarzda, Türkiye Cumhuriyeti ve Atatürk suçlanmaya çalışılmıştır."

BUNDAN SONRA YAPILMASI GEREKENLER

            1915 olaylarını araştırmak için "Tarih Komisyonu" kurulmalıdır. Osmanlı Arşivleri incelenerek, 1915 yılında yaşanan olayların tarihçiler tarafından araştırılmasını sağlamalıyız.

            Bugüne kadar Ermeni iddiaları, 21 ülke parlamentosunda kabul edilmiş bulunmaktadır. İddiaların parlamentolarda kabul edilmesi, hem o ülke ile ilişkilere hem de Ermenistan'la normalleşme sürecine zarar vermektedir. Türkiye, hukuki çerçevede Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvurma seçeneğini değerlendirmelidir. Ankara, parlamentolarda alınan kararların Türkiye Cumhuriyetini küçük düşürdüğü gerekçesiyle AİHM'ye devlet başvurusu yapmalıdır. İkinci seçenek olarak, Uluslararası Adalet Divanı'na başvurmalıdır. İkinci seçenek olarak, Uluslararası Adalet Divanı'na başvurmalıdır. Sözde soykırım iddialarının kabul edilmesi için 'Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesine" göre bu iddianın uluslararası bir mahkeme kararına dayandırılması gerekli. Bu çerçevede parlamentolarda alınan kararların hiçbir alt yapısı bulunmuyor. Kararlar sadece siyaseten alınmış oluyor ve hiçbir bağlayıcılığı bulunmuyor.

            Ermeni çetelerinin 1915-1920 yılları arasında Doğu Anadolu'da yaptıkları katliamları, şehirlerimizdeki evleri ve tarihi eserleri yakıp yıktıklarını, arşivlerdeki belgelerle, resimlerle, toplu mezarları göstererek kanıtlamalıyız ve bütün dünyaya haykırmalıyız.

            Ermeni Asala Örgütü'nün katliamlarını, Hocalı Katliamını, Azerbaycan'daki işgal ettikleri toprakları dile getirerek, bütün ülkelere bu gerçekleri göstermeliyiz ve inandırmalıyız.

            Hoşça kalınız...

ERMENİ SOYKIRIMI YALANI

            Ermeni vatandaşlara hep sahip çıktık,

            Vatanda yıllarca kardeş gibi yaşadık,

            Onlar ise Türkleri sırtından hançerledi,

            Ermeni vahşetini hiç unutmadık.

 

            Ermeni çeteleri köyleri bastılar,

            Yaşlı, çocuk demeden katliam yaptılar,

            Düşmanlarımızla işbirliği yaparak,

            Köylerde bulunan tüm evleri yaktılar.

 

            Doğu Anadolu'da yapıldı kazılar,

            Türklerin çesetleri doldu toplu mezarlar,

            Yanlarında takke, tespihler ve Kuran'lar

            Tüm dünyaya bunları da göstermeliyiz.

 

            Bir avuç Ermeni, ülkeleri kandırdı,

            Parlamentoda Ermeni Lobisini kullandı,

            Asılsız soykırımı dünyaya anlattı,

            Onlarla mücadeleden yılmamalıyız.

 

            Ermeni ASALA ÖRGÜTÜ sinsi çalıştı,

            Türk düşmanı ülkeler onları barındırdı,

            Büyük Elçilerimizi ve Konsolosları,

            Kalleşçe katlettikleri acımasızca.

 

            HOCALI KATLİAMI'nı yakın bir tarihte,

            Yaptılar hep insanlığın gözü önünde,

            Azerbaycan toprağını işgal ettiler,

            Bir buçuk milyon Türk de şimdi sürgünde

 

            İftirayı kainata duyurmalıyız,

            Belgelerle gerçekleri anlatmalıyız.

            Sessiz kalma ey milletim, gafletten uyan!

            Bu yalanı tüm dünyaya haykırmalıyız.

 

            Osmanlı Arşivlerini hemen açalım;

            Türk düşmanlarının gözlerine çakalım,

            Asılsız soykırımı aleme anlatalım,

            Şimdi sessiz beklemenin zamanı değil.

 

            Toplayalım şimdi bütün tarihçileri,

            Sözde soykırımı tanıyan ülkeleri,

            Ve masaya yatıralım tüm belgeleri,

            Gerçeklerle yüzleşen o ülkeler utansın.

 

            24. Nisan 2015 Tokat

 

            Hamdi ERTÜRK