ÇEVRECİ

Kızıl inişte bir çeşmeden aceleyle su dolduruyoruz. Hava yağdı yağacak. İlerde Hatay plâkalı bir tırın sürücüsü, sofrasını açmış yemek yiyor.

Bidonlarımızı doldurup hareket etmek üzere iken sürücünün, çöplerini poşetleyip üç beş adım ilerliye fırlattığını gördük. Buna sinirlenen eşim:

            -Çeşmenin yanında çöp kutusu varken adamın yaptığı doğru mu?

            -Ne yapalım canım, milleti terbiye edecek halimiz yok ya.

            -Ben poşeti getirip çöpe atacağım.

            -Şoför milletinin ne yapacağı belli olmaz. Bir şey söyler, üzülürsün. Sonucuna katlanabilir misin?

            -Çevre için denemeye değer.

            -Olumsuz bir şey söylerse sakın karşılık verme. Sabah sabah başımızı belaya sokma.

            -Kararlı adımlarla gitti. Poşeti getirip çöpe attı. Adam hâlâ aracının yanında dikiliyor.

            -Bir şey dedi mi?

            -Hayır, ama poşete yaklaşırken merakla bir açıklama beklediğini hissettim. “Çevreciyim. Çöpü poşete atacağım.” Dedim. Adam utandı mı, üzüldü mü anlayamadım. Çünkü yüzüne hiç bakmadım. Yalnız kısık bir sesle “ÖZÜR DİLERİM” dediğini duydum.

 

            Umarım, dersini almıştır. Bir daha da unutmaz…