MİLLET EGEMENLİĞİNE AÇILAN İLAHİ KAPI

MİLLET EGEMENLİĞİNE AÇILAN İLAHİ KAPI

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNDE ATATÜRK İLE NİCE 95 YILLARA...!

 

                Nisan, Mayıs, Ağustos ve Ekim ayları... Bu aylar, TÜRK ULUSUNA ÖZEL aylardır. Haklının, haksızlığa-güçsüzün, güçlüye-mazlumların, zulüme karşı imandan imkan yaratarak top yekün savaştığı mücadele aylarıdır bu aylar.

                Bu aylar TÜRK ULUSUNUN ATEŞLE İMTİHAN aylarıdır. Sonucu zaferlerle taşlandırdığı güzel aylardır.

                Severim bu ayları. Duygularım volkan olur. Lav misali taşar yüreğimden. O zaman dilimleri gelir gözlerimin önüne... O günlerden, nefes aldığım bu günlere uzanır düşüncelerim.

                Bin yıllık kula kul olma, ümmetçilik ve padişah egemenliğinin kısa bir sürede milli egemenliğe dönüşmesinin tarihlerde bir başka örneği yoktur.

                Tabii ki bu süreye kolay gelinmemiştir. Çok ağır bedeller ödenmiş, canlar  yitmiştir. Böyle bir süreci planlamak, ortaya koymak; savaş halinde, işgal altında ve tüm savunma araçları ellerinden alınmış milletin, bir liderin yapabileceği, düşünülemeyen bir oluşumdu.

                Çanakkale Zaferinin sevincini yaşayamıyordu millet. Anadolu alev alev yanıyordu. Düşman İzmir'i, İstanbul'u işgal etmişti.

                Top seslerinin, düşmanın sevinç çığlıklarına karıştığı Ankara'dan duyuluyordu. Padişah hükümetinin acz içinde oluşu Mustafa Kemal'i ATATÜRK olma yoluna hedeflemişti.

                Düşman çok yakına gelmişti. Gazi Dedemin dediği gibi "Sakarya Irmağının kıpkırmızı kan aktığını gözlerimle gördüm." demişti bir hatıralarını anlatırken.

                Bu durumda çok acil kararlar alınmalıydı. Mustafa Kemal ve arkadaşları, İMANDAN-İMKAN yaratan kutlu insanlar, toplayabildikleri vatan evlatlarıyla ülkeyi zafere taşıyacak kararları almalıydılar bir an önce..

                Takvimler 23 NİSAN 1920'yi gösteriyordu.

                Mustafa Kemal'in, adına Türkiye Büyük Millet Meclisi dediği yer, dualarla millet adına açılıyordu. Bu meclisin yalnız Türk milletine ve Türk halkına ait olduğunu gösterme açısından önemi büyüktü.

                Mustafa Kemal'e göre içinde millet kelimesinin geçtiği bir kurum önemliydi iş başına. Zira millet, kendini en iyi şekilde yönetecek, temsil edecek, onun adına karar verecek kesin yetkili bir organa acilen ihtiyaç vardı. İstenilenler oluyor, taşlar yerine oturuyordu.

                Meclisin verdiği kararlar doğrultusunda birçok zaferler kazanılmış, ayaklanmalar bastırılmış ülke kurtuluşu yakalamıştı. Bu süreç içerisinde Mustafa Kemal milletinin yüreğinde ATATÜRK olurken, silah arkadaşlarıyla birlikte ülkeyi CUMHURİYETE taşımışlardır.

                Bugün;

                23 Nisan 2015 itibarıyla açılışının 95. yılını kutladığımız Türkiye Büyük Millet Meclisi; Halkının, haklının, ülke çıkarlarının önde tutulduğu; vatan, millet, bayrak sevgisini özümsemiş bir meclis olduğu müddetçe, ülkesi ve milleti ile bölünmez bir bütün olan Türkiye Cumhuriyetinin onuru, gururu olarak nice 95 yıllara ulaşabilmek için yaşatılacaktır. Yüce Türk Ulusuna da bu yakışır zaten.

                Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu özel günün tarihsel, insani ve siyasi güzelliklerinin Türk Milletinin belleklerinde ve yüreklerinde yer almasını, unutulmamasını istemiştir. Bunu içinde bu güne Milli Onurumuz, milli gururumuz olarak bayram kabul etmiştir.

                Bu bayramı da "Bugünün küçüğü, yarının büyüğü..." olarak düşündüğü çocuklarımıza armağan etmiştir. Çünkü o, çocukları ve gençleri çok seviyor ve onlara sonsuz güveniyordu.

                Bende diyorum ki; Sevgili Çocuklar...! Sevgili gençler...!

                *Tarihine, milli günlerine, ülkene, bayrağına sahip çık ki; Coğrafyanı başkaları çizmesin...

                *Ülkülerinden asla fedakarlık yapma. İdeallerini gerçekleştirirken hayatında sakın ola ki boşluk bırakma. Aksi durumda o boşlukları doldurmak için bekleyen şer güçler dün vardı, bugünde var, yarında olacak, onlara asla fırsat verme...

                *Ahlak ile adaleti daima yanında ve yüreğinde taşı ki; Egemenliğinin, insanca yaşama ve yaşatmanın tadını doya doya yaşayasın..! Atatürk'ün istediği de bu değil mi sizden...? Yüce Türk Milletinin,

                23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun..!

 

                Esen Kalın...