Hayatı Sorgulayarak Gelişen Çocuk

Sevgili oğlum,

Hayatı sorgulamak ne demek? İnsanın hayatta, günlük yaşantısına devam ederken, anlayamadığı ve algılayamadığı haksız gördüğü olayların neden, niçin, hangi sebeple olduğunu sorgulayarak olumsuzlukların nasıl olumlu hale geleceği, önce kendinin hayatının nasıl kolaylaşacağı ve sonrasında de ailesi, çevresinin hayatının nasıl kolaylaşacağı ve insanın hayatı devam ederken nasıl daha ileri gideceği konusunda kafa yormasıdır.

Hayatı seven oğlum,

Hayatı sorgulama, insansın anne ve babasına anlamadığı konuları sormakla başlar. Sen küçükken, halen de küçüksün ya, bizlere her şeyi sormak, bizler de senin anlayacağın şekilde anlatmakla senin çevreni anlamana yardımcı olmaya baktık. Bu sorma ve mantıklı cevaplar verme süreci, bir süre sonra senin okuma ve yazma isteğini körükledi ve sen yaşıtlarına nazaran daha erken okuma yazma öğrendin.

Canım oğlum,

Her çocuk küçükken anne ve babasına sorular sormak, cevap almak ister. Çoğu zaman anne ve babalar çocuklarına hayatın gerçekleri ile bağdaşmayan, mantığa uymayan cevaplar verdikleri içinde çok çocuk ruhen sağlıklı olarak gelişemezler. Çünkü çocuğun öğrenme isteği karşısında anne ve babanın verdiği baştan savma cevaplar, bir süre sonra anne ve babasına olan güven ve soru sorma isteğini azaltır. Çocuk soru sormayı da keser. Bu da çocukların gelişimini engeller. Ben de küçükken anne ve babamın mantıksız ve ters soruları karşısında onlara karşı güven sorununu yaşamıştım.

Canım oğlum,

Çok anne ve baba çocuklarının sorularına mantıklı cevaplar vermezken, hayatta çok çocukta ya sorular soracak anne ve baba bulamaz, ya da anne ve baba varsa sevgi görüp, güven duyarak onlara soru soramaz. Sonuçta sorarak öğrenip gelişecekken, soramayan, öğrenemeyen, gelişemeyen bir çocuk, bu çocuklarından oluşan sorgulamayan, soramayan ve soruları tatmin edici olarak cevaplanamayan bir nesil ortaya çıkmakta. Bu da toplumumuzun sağlıklı olarak gelişmesine engel olmakta .

Canım oğlum,

Çocukken anne ve babasına sorular soran çocuk, anne ve babasından tatmin edici cevaplar alırsa  bu aldığı cevaplarla  anne ve babasına olan güven sonradan okula başladığı zaman  önce öğretmenine, sonrasında da kardeş kabul ettiği arkadaşlarına yönelecek ve onları da  tanımak ve hayatı anlamak, sorunlarını çözmek amacı ile arkadaşlarına yönelecek. Onların verdiği cevaplarda hayata bakış açısına destek sağlayacak.. Bu hayat boyu devam eder. Soru soranı, hayatı sorgulayanı ve sorulduğu zaman mantıklı ve güze cevaplar vereni herkes sever ve ciddiye alır. Bunları hayat tecrübemizle bizlerde yaşadık.

Canım oğlum,

Anne ve babamız bizim sorularımızı cevaplarken, okula başladığımız zamanda sorularımızı öğretmenlerimize yönelterek onların verdiği cevapları can kulağı ile dinleyerek, öğretmenlerimizin bize yönelttiği soruları da bildiğimiz kadar cevaplayarak bunu yapmayanlara nazaran daha güzel yaşama sahip olmuştuk ve bu hayatta hep bize başarıları getirdi. Sende sorgulayan insan olarak hayatın yanlışlarını ve doğrularını sorgulamaya bakarsın. Bu sorgulama insanlara rahatsızlık vermeden düşünerek ve verebildiğin cevapları kendine vermek ile başlar. Sen önce kendi yanlışlarını, sonra da bu yanlışları düzelterek sana güvenen dostlarının yanlışlarını düzeltmeye bakarsın.

Canım oğlum,

Okulda öğretmenlerimiz her dersi dikkatle dinleyen, anlamadığı konuları öğretmenlerine sorarak öğrenen ve öğretmen sorduğu zamanda hep parmak kaldırarak cevaplayanları severlerdi. Onlarda bilirdi ki derse katılmayan, merak etmeyen, hayatı sorgulamayan ve insanları anlamaya çalışmayan insanı zorla bunları yapmaya yöneltemesin.

Canım oğlum,

İnsan sorarak aldığı cevaplarla hayata bakış açısını değiştirir ve gelişimini sağlar. Gelişim güzel şeydir ve gelişmeyenden daha ilerde olmanı sağlar… Okulda öğretmeninin sorduğu sorulara en güzel cevapları veren öğrenci, muhtemelen hayatta da sınavlarda da soruları en güzel şekilde cevaplayacak ve hayat onlara adeta gülümseyecek.

Canım oğlum,

Soru sormak, insanın başkaları ile iletişiminin daha da güçlü olmasını sağlayacak ve güçlü iletişim insanların hayatının daha kolay olması ve yaşadığının sevincini hissetmesi demek olacaktır. Sen duygularını yönetemezsen o zaman başkaları devreye girerek seni yönetmeye ve istedikleri gibi kullanmaya bakacaklardır. Sen de  başkalarının  seni yanlış yönlendirmesini istemiyorsan o zaman, hayatı sorgulamasını, hayatı anlamasını öğrenmen, en güzel şekilde hayatı algılaman, sevmen gerekmektedir.

Canım oğlum,

Bir gazeteci hayvancılıkla geçinen yaşlı adama, hayvanları ile beraberken, bir ineği göstererek “Bu inek ne kadar süt verir size ?” diyerek bir soru yöneltmiş. Köylü gülerek “ Efendim o inek süt vermez” demiş. Gazetecinin hayret dolu bakışları üzerine “Evet efendim, o inek süt vermez, bizler sütü kendimiz alırız” demiş.

Canım oğlum,

Bir dana bile annesinden sütü kendi alırken, insanoğluna sütü annesi sunar. Yani çocuk büyüyene kadar anne ona sevgisini, sütünü vermek zorundadır. Biraz büyüdüğü zaman çocuk yiyeceği şeyleri kendisi alır. Bazen her şeyi yiyecek sanarak ağzına alır.  İşte hayatta da ne istersek bizler alırız. Başarı da zorla, isteyerek, sabırla hayattan söke söke alınacak şeydir.

Canım oğlum,

Hayatı sorgulayan ve sorularla hayatı öğrenen insan işte annesinden gerekli olan gıdayı, yani sütü alan danaya benzetirim. Sen de ne kadar çaba harcarsan o kadar hayatın kolaylaştıracak şeyler öğrenirsin. Öğrendiklerini de hayata uygularsan başarı seninle beraber olur işte.

Canım oğlum,

Çok insan kendini hayatın akışına bırakmışlardır. Her şey ayağımıza gelsin diyerek hayattan büyük beklenti içerisine girerler. Hayat onlara istediklerini vermeyince, daha doğrusu hayatın onlara sunduklarını onlar almayınca bu sefer bunalıma girerler. Halbuki zamanında almasını bilseler hayat onlara istediklerini sunduğunu göreceklerdi.

Canım oğlum,

Öyle insanlarla rastlayacaksın ki hayatta, Lise, Üniversite tamamladıkları halde bir iş bulmasını bile anne ve babalarından beklerler ve anne ve babaları iş bulamayınca da bunalıma girerler. Halbuki lisede ve Üniversitede okurken bir yandan da hayatta lazım olacak olan ek bilgilerle donansalar o zaman belki de “işin aradığı adam” olarak  iş onları arayacaktır. Güzel yetişmiş, hayatı sorgulamayı öğrenmiş, iletişimi güçlü olan insanlar sence hayatta işsiz kalır mı hiç?

Canım oğlum,

 

İnsanın işsiz, eşsiz, dostsuz kalması hep kendinden Kendisinin başkaları ile güçlü iletişim kuramamasından kaynaklanmaktadır. Çevrene dikkatle baktığın zaman bunu açıkça göreceksin. İnsanın kendine güveni sormak, hayatı sorgulamakla başlar, kendine hakiki manada güvenen insan güveneceği dostlarda bularak yoluna devam ederse hayatta ona her zaman gülümseyecektir. Hayatta tüm güzellikler senin olsun.