Her Şeyin Bir Anlamı Olduğunu Bilen Oğlum

Her Şeyin Bir Anlamı Olduğunu Bilen Oğlum

 

Sevgili oğlum,

Hayatta her şeyin bir anlamı vardır. Kelimelerin bile temel anlamları, yan anlamları, terimsel anlamları, mecazi anlamları olduğunu hatta “anlam kayması” olduğunu farklı kelimelere farklı ülkelerde farklı anlamlar yüklendiğini de okulda Türkçe dersinde öğrendin.  Bunları sana anlatmaya gerek yok. Sen de adın gibi bilmektesin.

Canımın içi oğlum,

Burada anlatmak istediğim her şeye insanlar farklı anlamlar yükleyebilir. Mesela arkadaşlığı ele alırsak kimi insan okul arkadaşlığının en anlamlı arkadaşlık olduğuna inanırken, kimi insan iş arkadaşlıklarını, kimisi de mahalle arkadaşlıklarını önemser, onlara ayrı anlamlar yükler. Kimi insan komşuluk ve arkadaşlık duygularını dostluk ile yoğururken, kimisi arkadaşlıklara maddi açıdan bakar. Mesela kendisine borç vermeyen veya zengin olduğunu düşündüğü ama gerçekte zengin olmayan insanlar kendisine yardım etmezse ya cimri olarak anlam yükler veya dostlarını sevmediğinden kendisine yardım etmediğini düşünür. Halbuki imkanı olmayan insan nasıl yardım etsin değil mi? Bir anlama bir terime bak insanlar nasıl anlamlar yüklemekte baksana...

Canım oğlum, Kalbimin içi,

İnsanlar terimlere anlamlar yüklerken de bazen aşırıya kaçtıkları zaman hem kendilerine zarar verirler hem de çevrelerine. Mesela arkadaşlık kavramına aşırı anlam veren bir genç, bu arkadaşlığı abartarak okulda gün boyu arkadaşı ile beraber olurken, okuldan çıktıktan sonra hemen yemek yiyerek dışarı çıkarak arkadaşı ile ora senin bura benim, dere tepe gezerse arkadaşlıkları o insana zarar vermez mi? Halbuki evde anne ve baba da arkadaştır bence. Onlarla da arkadaş olmak, ödev yapmak, hatta tv de faydalı diziler izlemek de arkadaşlık kurmaktır. Bunları zamanında ve anlamını bilerek, üzerine düşünerek anlamlarını doğru kullanan insan hiç sıkıntı çekmez ya da sıkıntıları ona zarar vermez.

Canımın içi oğlum,

İnsan anlamları güzel öğrenerek, kelimelere nerede nasıl bir anlam yükleyeceğini bilirse, o zaman insanlara da kendine de faydalı olmanın yanında, “örnek öğrenci”, ilerleyen yıllarda “örnek insan” olarak ilerleyen yıllarda da insanlara faydalı olur.

Sevgili oğlum,

Arkadaşlık gibi, komşuluk gibi kavramlara dar anlamlar yükleyerek kendini sınırlama sakın. Nasıl mı bak anlatayım.

Canım oğlum,

Arkadaşlığı sadece iş arkadaşlarınla sınırlı görürsen gelişemezsin ve çevre edinemediğin için de işlerin zamanında ve yerinde hallolmaz sıkıntı çekersin. Halbuki tanıştığın her insanı sanki ölene kadar arkadaşın, olarak kalacağına inanarak samimiyetle arkadaşlığa kabul edersen o zaman bu niyetle her tanıştığın insanla uzun ömürlü dost olamazsan da, çoğu ile dost kalırsın, çevren geniş olunca referansların da geniş olarak hayatta rahatlıklara erer, o çevrenden gerçek dostlarında faydalanır. Bunu yaşadığın zamanda sen daha iyi anlayacaksın.

Sevgili oğlum,

Hayatta başarının sırlarından birisi de işte bu terimlere, kelimelere doğru anlamlar yükleyerek, insan ilişkilerinin gelişmesi ile hayatımızın gelişmesine sebep oluruz. Yerinde sayanlar ve arkadaşlıklarını sadece birkaç kişi ile sınırlayanlar ise bundan mahrum olur ve durmadan hayatın sıkıntısını yaşadıklarını anlatırlar. Sıkıntı diye bir şey yoktur aslında, bizler kendi kendimize, kelimelere yanlış anlamlar katmamız sonucunda kendi kendimize sıkıntı vermekteyiz. Sonra da nasip kader veya toplumu suçlamaya, her şeyin suçunu başkalarına atmaya çaba harcarız. Hep suçlamak... Hep suçlamak…

Sevgili oğlum,

Bizler anne ve babalarımızın kelimelere yanlış anlamlar yüklemeleri ve bütün dünyalarını sadece yakın akrabaları, ya da köyleri zannetmeleri sonucunda ya yavaş geliştik ya da geç geliştik. Bu yüzden anne ve babalarımızın hatalarını biz yapmayarak sana bunların önemini anlatmaktayım.

Canım oğlum,

İnsanın hayatta başarısı bence çabaları kadar, kelimelere yüklediği anlamların hayatına uygulama düzeyi ile olur. Mesela arkadaşlığı gece gündüz gezmek olarak algılayan insan arkadaşlıklardan sadece anlık faydalanır. Mesela ders çalışmak yerine “Arkadaşım için canımı veririm “ diyerek arkadaşları ile gezen insan, arkadaşlığa yanlış anlam kattığından sonradan, arkadaşları onu arayıp sormaz olduğu zaman der ki “Keşke arkadaşlığa bu kadar yanlış anlam vererek abartmasaydım da derslerime baksaydım. Daha çok bilgi sahibi olmak bana yeni ufuklar açar” diye düşünen insanlara çok rastladım. Bakıyorum da sen de bu arkadaşlığa anlam katarken aşırıya kaçmamakta, biten arkadaşlıklara da fazla üzülmemektesin. Bilmektesin ki, giden arkadaşlarının yerine, başka ve gerçek manada seni sevenler de gelmekte. Buna ben “Oğlum arkadaşlığa gerçek manada anlam vermekte” diye yorumlamaktayım ben.

Canım oğlum, kalbimin neferi,

Her şeye anlam verirken, anlamların ne kadar doğru olursa, yanlışların azalınca hayatın sana daha zevkli, kolay ve yaşanılması, doyarak yaşanılması, insanları severek yaşanılan, insanlarla bilgi paylaşımı yapılarak yaşanan güzel bir okul olur. “Beşikten mezara kadar ilim öğreniniz” diyen bir hayat felsefesi işte burada önem kazanmakta.

Canım oğlum,

 Bu yüzden Okulda kelimelere anlam kazandırma dersini iyi anlayan ilerde cümlelere anlam katmayı öğrenecek, sonra paragrafları iyi anlayarak önce okulunda başarılı olacak, sonra bir üst öğrenimde yani güzel lise, sonrasında güzel Üniversite ve hayatta sıkıntı çekmeyeceğin meslek olarak sana dönecek. Her şey bence sevgi ve bilgi kelimelerine güzel anlamlar katarak bu kelimeleri hayatında yerinde ve zamanında kullanman ile başladı ve gittikçe önem kazanacağını da hayatının ilerleyen safhasında daha iyi anlayacaksın.

Canım oğlum,

Anne ve babanın çocukları ile olan ilişkileri bana çok anlamlı gelir. Baba nasihati bana çok anlamı gelirdi. Anne nasihatini dinlemek bana hayatta güzel şeyler kazandırdı. Sigaraya alışmamam, annemin ve ilkokul Öğretmenimin nasihatlerini anlamlı bularak tutmak ile oldu. Bu nasihatleri anlamlı bulmak bana eğitim kazandırdı. Sana yazmamın sebebi ve anlamı da mektup yazmanın anlamını bilmem ve önemsememden kaynaklanmakta. İlerde bunu sende anlayacaksın.

Canımın içi oğlum,

Anne ve baba nasihatini anlamlı bulmayan yakınlarımda vardı. “Anne ve baba sadece nutuk çeker, onlar geri kafalı insanlardır, ben çağdaş insanım” diyerek arkadaşlıklara yanlış anlamlar katarak, onların peşinden gidenler ise hep pişman oldular. Anne ve babalar her zaman çocuklarının iyiliklerini isterler. İstekleri saçma olsa da onları kırmadan yanlışlıklarını söylemeyi de öğrenmemiz lazım. Senin de bana karşı tutumun yanlışlarımı kibarca söylemek olmalı.

Canım oğlum,

Anne ve babalarının sözünü dinlemedikleri için pişman olanlar ne yazık ki, anne ve babalarını çocuklarına doğru anlatmaktan da kaçınmaktalar. Çünkü çocuklarına anlatacak bir şeyi olmayan neyi anlatacak? Pişman olan ama bu pişmanlığın anlamını bilmeyen insan neyi anlatacak çocuklarına değil mi? Pişmanlığın anlamını anlayan “Keşke” lerin anlamını anlayan bun kavramları çocuklarına, öğrencilerine, öyle anlatır ki, insanlar pişman olduklarının bilinci ile pişmanlıklarını tekrar etmeden hayata hep güzel pencereden bakmaya devam ederler. Pişman olmanın anlamını anlayan insan bunu da çocuklarından başlayarak çevresine anlatmaya çalışır. Ben sana anlatarak başladım işte...

Canım oğlum,

Hayat her zaman anlamlı olmalı bize. Hayata neye geldiğimizin, niçin yaşadığımızın, hayatta bizden çevremizin beklentilerine mantıklı davranışlarla cevap vererek hayatın güzelliklerini yaşayalım.