SILAYA ÖZLEM /Osman BAŞ

SILAYA ÖZLEM /Osman BAŞ

            Gökyüzünde ve yeryüzünde dalga dalga uzaklaşan ve yakınlaşan duyguların kendi seyrinde etrafına aldırmadan yol alışında geriye bıraktıkları unutulmazlar beni sürekli etkilemiştir.

            Yanık ses verişin gözyaşlarıyla ıslanışına, sitem makamında besteler yapacak noktaya gelişin, gurbete göz kırpmasına, sılaya varmak için dağlardan yol isteyişe, şiirin mısralarına ulaşmak kim bilir vücutta yapacağı olumlu olumsuz değişime katkısını hücre hücre yaşamak güzel olsa gerek.

            Sabahıma akşamıma sarı yıldız merhaba dese, penceremden içeriye sessizce sızıp gülümseyiverse, gökkuşağına aldırmadan beni de yanına alıp damla damla ıslanırversek birlikte.

            Gidenlere dualarımızı toprağa düşen yağmur taneleri ile göndersek.

            Takılıyorum. İstesem de istemesem de aklımdan çıkmıyor. Ne kadar duygu alıyorsam o kadar hasret çekiyorum.

            Etrafım boşalıyor, sağlı sollu rüzgâr vuruyor tenime, iliklerime kadar üşüyorum. Sonra lokmalar boğazımda düğümleniyor yutkunamıyorum.

            Gün gelip, dünya hayatının tahlilleri için kan vermek zorunda olunca, röntgen çekmek, emar için saatlerce uzandığın yerde ileri geri hareketlere teslim olup, uzun uzun ömrün geride kalan bölümünün çekimlerini yapıp, sağlıklı yarınlara ulaşmak ne anlama gelir bilmek için yaşamak gerek.

            Sılaya Özlem     Şair ve özellikle güfte yazarı olarak çok yakından tanıdığım Dr. Nedim Uçar Bey’in içinde yüz on sekiz şiir bulunan kitabının adıdır.

            Son günlerimin başucu kitabı diyebileceğim kitabı okurken, benim ifademle incelerken gözlerinizi kapatıyor dört mevsim yedi iklime ulaşıyor, harika duygularla yüreğinizi beslemenin rahatlığını ve mutluluğunu yaşıyorsunuz.

            Hemen hemen bütün şiirlerin ana teması sevda ve hasret yüklenmiş mısralarla başlıyor, beyit oluyor, kıtaların köşe taşlarında muhteşem şiir olmanın gülümseyişiyle okuyucuya ulaşıyor.

            Tesadüftür okunmakta olan yazının hazırlık saatlerinde Ankara’ya kar yağıyordu.

             Kar Tanesi şiirinde;

 

            “Kar tanesi kirpiğine konarken,

            Güneş rengi saçlarına ör beni.

            Hasret seli gözlerinde donarken,

            Kışı gelmez iklimlere sür beni.”

           

            Seyyah Bulutlar şiirinde;

 

            “Gökyüzünde kanat açan bulutlar,

            Yavaş gidin peşinizden geleyim.

            Vatanımın üzerinden geçerken,

            Yağmur olup toprağına çileyim.”

 

            Şair, Nedim Uçar hakkında 28 akademik tez çalışması yapıldığını da okuyucularımın bilgisine sunuyorum.

            Her şair ve yazara nasip olmayacak sayıda ödül ve dereceleri olan Nedim Uçar hocayı çalışmam esnasında arıyor, sohbet ediyor, güftesini yazdığı 160 şarkının TRT Repertuarından geçtiği, 14 marş, 12 çocuk şarkısı, 5 ilahi, 2 Türk Halk Müziği çalışmaları hakkında bilgi sahibi oluyorum.

            Yüreğime Yer Ettin şiirinde;

            “Unut gitsin artık beni arama,

            Ok sapladın tam göğsüme şurama

            Hoyrat eller dokunmasın yarama

            Yüreğime için için yer ettin,

            Aklım aldın gözlerimi kör ettin.”