ABD Başkanı Neden “Soykırım” Demedi Diye Onun Gözünün İçine Bakıyoruz! Neden?

Soykırım olayı uzun yıllardan beri hep özellikle Nisan ayında gündeme gelir. ABD’nin gözünün içine bakar, ABD Başkanının “Türkiye Soykırım işlememiştir” demesini bekleriz ve netice alındıktan sonra bu sayfayı bir yıllığına kapatırız.

ABD, “Türkiye Soykırım işlememiştir” demek zorundadır, çünkü 67 Amerikalı tarihçi ve bilim adamlarının yayınladığı bildirinin son cümlesi olan, “Kongre bu kararı kabul ederse, tarihsel sorunun hangi yanının doğru olduğuna yasa yolu ile karar vermeye çalışmış olacaktır. Şüpheli varsayımlara dayalı bir karar, sadece dürüst araştırmaya zarar verir ve Amerika yasama sürecinin güvenirliğini sarsar.” ibaresi önemini koruyor.

ABD Başkanı Obama Başkan olmadan önce “Soykırımı tanıyacağım.” demişti. “Soykırım” demedi ama ondan daha beter etti. Kişisel görüşünün değişmediğini de ayrıca ifade etti.

Gerek Malta duruşmaları gerekse Başkan Reagan’ın yaptırdığı gizli araştırma, Ermeni Diasporasının yalanını kabul etmeyi önlüyor. 19 Mayıs 1985’te ABD Temsilciler Meclisinin 192 sayılı kararına ilişkin bilim adamlarının yaptığı “uyarı” bildirisi fren görevini görüyor.

1915’de Ermeni ileri gelenleri, tehcirin Ermenileri yok etmek amacıyla yapılmadığını, dönemin Osmanlı hükümetine ve yöneticilerine, ölümlerle ilgili suçlamalarda bulunulmadığını belgeleriyle açıklıyorlar.

İngilizlerin, soykırım suçlamasıyla Malta’da tutukladığı 144 Türk’ün beraat etmesi, Ermeni yalanlarını ve “Ermeni Soykırımı” iddiasını çürütüyor.

1878 Osmanlı-Rus savaşı sonucunda Ruslar savaşı kazanarak İstanbul’a kadar geliyorlar. Bu yıllara kadar Osmanlıya sadakatle bağlı olan Ermeni Patriği arabasına binerek Yeşilköy’e gelip, “Bizi Osmanlı’dan koruyun ve kurtarın” diye haykırıyor.

Ermeniler 100 isyan çıkarıyorlar. Silahlanıp, Anadolu’da Merzifon’a, Sivas’a, Yozgat’a, Van’a gidiyor, silahsız Müslüman ahaliyi camilere, samanlıklara doldurup yakarak öldürüyorlar.

Sultan Abdülhamit’e Yıldız Camiinden çıkarken bir Ermeni terörist bomba atıyor. Padişah, Şeyhülislam’la merhabalaşmak için dururken, arabası infilak ediyor. Yara almadan kurtuluyorlar.

İstanbul’da Osmanlı Bankası Ermeni Teröristlerce basılıyor ve 165 kişiyi öldürüyorlar. Ellerini ve kollarını sallayarak Fransız gemisine biniyorlar. Hiç kimse bir şey yapamıyor.

Bugün “Ermeni Soykırımı Yaptı” diye dayatan ülkeler dün, Ermeni halkını Osmanlı Devletine karşı kışkırtan örgütleyen ve kullanan ülkelerdi. Dün Osmanlı Devletine “Hasta Adam” diyen ülkeler, bugün de aynı şeyi tekrarlayan ülkelerdir.

Türkiye’ye “Ermeni Soykırımını dayatanlar”: Hitler, Mussoloni, Salazar,  Franco, Stalin gibi insanlık dostu olmayanlar hangi ülkelerin liderleriydi ki; bize insanlık dersi veriyorlar. Şeytanın bile aklına gelmeyen toplama kampları, insanların yakıldığı fırınlar ve sıcak su kazanları, asitli sularda Osmanlı Askerlerinin gözlerini kör eden maddeleri icat edenler bunlar değil miydi?

İki büyük Dünya savaşını çıkarıp milyonlarca insanın ölmesine sebep olanlar onlar değil miydi?

Azerbaycan’ın üçte birini işgal edip 2 milyon insanın göç etmesine sebep olan ve 106’sı kadın, 83’ü çocuk, 613 Azerbaycan Türk’ünün soykırım sonucu yok edilmesini yapan bunlar değil miydi?

BM Genel Sekreteri Sözcüsü, BM’nin 1915 olaylarını “Soykırım” olarak adlandırılması için bir yasal mercinin bu tanımlamayı kabul eden hukuki karar vermesi gerektiğini söylüyor. Yani “Soykırımı” demiyor.

Buna karşılık bizimkiler ne yapıyor?

Acizliğin nişanesi olarak zayıf ülkelerden büyükelçileri çekiyoruz. Güçlü ülkelere sesimiz hiç çıkmıyor. İki yüzlülük…

Ermenistan’a şirin görünme, AB’ye yaranma, ABD’ye kıvırtma düzeni içinde vakit geçiriyoruz.

Aslında bir taraftan dikkatlice bakarsanız kınamıyor. Ne diyor Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Tehcir İnsanlık Suçudur.” Ne demek bu? “Türkiye insanlık suçu işledi.” demektir bu…

Reisicumhur (RTE) büyükelçileri geri çektiğinde, “Bunlar yok hükmündedir, tarihçilerin meselesi dedik, arşivlerimizi açtık sizde neden açmıyorsunuz, bunlar bize sökmez.” diyor.

Bir Bakanını da Ermeni Kilisesinde sözde “Soykırım”a uğrayan Ermeniler için yapılan ayine gönderiyor.

Dikkat ederseniz hepsinin kafası karışık ve bunlar da bizi yönetecek. Türkiye Cumhuriyetinin haklarını savunacaklar.

Kendi kafalarını değiştiremeyenler başkalarının değişmesini nasıl beklerler? Önce sen inanacaksın!

İnanmayanın davası olmaz!

 

Biz daha çok bakarız ABD’nin gözüne, İngiliz’in yüzüne ve Yahudi’nin sözüne…