İnsanın Kıymetini Zamanında Anlayan Oğlum

İnsanın Kıymetini Zamanında Anlayan Oğlum

 

Sevgili oğlum,

İnsanın kıymeti zamanında anlamazsan sonra pişman olursun. Öyle bir yaşantın olsun ki pişmanlıkları en az seviyede yaşamış insan olmanın mutluluğunu yaşa ileriki hayatında.

Sevgili oğlum,

Ne yazık ki toplumumuzda insanın kıymeti çok zaman  zamanında anlaşılmaz. Zaman geçince hatta epey zaman geçince, yaş kemale erip  pişmanlıklar işe yaramadığı zaman anlaşılır. Bu yüzden “ keşke yapmasaydım, keşke etmeseydim” diyen insanlarla “ şimdiki aklım olsa şunu yapmazdım,  bunu yapmazdım” diyen insanlara çok rastlarız.

Sevgili oğlum,

Zaman zaman bende sana olduğu gibi insanlara öneriler sunmak, onların  daha iyiye  gitmesi, daha güzel ve güçlü olması için  fikirler vermekteyim. İnsanlar çok zaman bizleri dinliyormuş gibi yapmalarına rağmen dinlemezler. Çünkü toplumumuzda empati kavramı yoktur ve insanlar her şeye kendi bakış açısından değil, kendi çıkarlarının  gerektiği gibi davranırlar. Belki kısa vadede kazançlı çıkarlar ama uzun vadede zararlı çıktıklarını gördükleri zaman da “ keşke “ ile başlayan kelimeler çoğalmaya başlar.

Canım oğlum,

Burada bir parantez  açmak isterim ki, dinlemek ayrı şey, dinliyormuş gibi yapmak ayrı şeydir. Dinleyen insanlar çözümün bir parçası olarak çözüm içinde bir çare olurlar. Dinliyormuş gibi yapan insanlar ise sorunu çözmez. Çözüyormuş gibi yaparak  insanı baştan savarlar. Baştan savdıkları insanlar zamanı gelip güçlendikleri zaman  o insanları görmezlerse bu sefer “ Ben ne yaptım?” demezlerde, “ O burnu büyüdü. Sonradan görme” falan derler. Dinleyen insanlar ise çözüm ürettiklerinden her zaman sorunlarına çözüm buldukları insanlar tarafından sevilirler. Senin de dinleyen insan olmanı isterim her zaman.

Canım oğlum,

Bir gün ilimizde en büyük yöneticilerden birisine gitmiştim. Yazdığım kitabı sunmuş, benim yazarak ortaya koyduğum eseri kendi imkanları ile bastırarak el ele  gençlere faydalanması için dağıtmayı önermiştim. Bu kitabı dağıttığımız zaman o genç yönetici gençlerin gönlünde yer edinecek, gençler onu sevecek ve  yıllar sonra bile hatırlayacaktı. Genç yönetici yöneticiliğin verdiği hava ile “ ederiz, yaparız , sen merak etme” gibi sözlerle bizi baştan savdı. Ben tabii ki biraz üzüldüm. Benim tek başıma yapabileceğim bir şeyde değildi bu.O destek vermeyince bu işte yattı.  Aradan bir zaman geçtikten sonra bu eseri bir vesile ile kitap haline getirme imkanı buldum. Gençlere faydalı olan bu eser gerçekten de  gençlere faydalı oldu. Tabii ki o genç yöneticinin sözünde durmaması sonucunda bende ondan uzak kaldım. Hatta o yönetici  seçimle daha üst göreve atandığı zaman  onu tebrike bile gitmedim. Çünkü yapabileceği şeyi yapmamış, gücü olduğu halde kullanmamış, bunun sonucu olarak da  kitap basılmamıştı. Basılmayan kitap, basıldığı takdirde  bana değil onu okuyan gençlere faydalı olacaktı.

Canım oğlum,

Zamanla ben bu olayı unutmadım ama unutur gibi oldum. Devamlı hatırlamanın ne bana ne ona faydası vardı. Ama galiba  o yöneticiye  dokunmuş olmalı ki, bir gün bir dergide “ Keşke onu destekleseydim”  diye bir yazı okudum. Ama artık iş işte geçmiş, bizim değerimizi anlamamıştı. Dediğim gibi ben değil, gençlik faydalanacaktı. Ben okuyunca  içimden “ Pişmanlık ne fayda eder beyefendi. Siz benden özür dileyeceğinize gençlikten özür dileseniz iyi olmaz mı “ diye düşünmeye başladım. Ama o bu düşüncemi duyamayacak bize ulaşamayacak kadar uzakta ve bizi hissetse de bizleri  arayamayacak kadar da pişmanlık içinde bir yerlerdeydi.Bu yüzden de pişmanlığını bize söyleyerek değil ama dergiye yazarak anlatmaya çalışmıştı.

 

 

Canım oğlum,

İşte yöneticilerimiz ve   yönetmeye çalışanlarımızın hayatı hep “ keşke”ler ile geçmekte. Sen  de işte bunlardan ders al ki hayatın “keşke”ler ile geçmesin. Zamanımızda  hataları düzeltmek herhalde eskiye nazaran  daha pahalıya mal olmakta.Maliyeti yüksek yani hataları düzeltmenin.

Canım oğlum, sevgili  biricik cancağızım,

Anneler ve babalarda zamanında çocuklarını gerçek manada sevmez  ve eğitmezlerse yaşlandıkları zaman bunun cezasını da çekmekteler her zaman.Sevilmeyen, eğitilmeyen, değer verilmeyen gençler de zaten, ilerde bu sevgisizliğin cezasını  gene anne ve babalarından çıkarmaktalar. Sevilen ve sayılan, sözü dinlenen insanlar   ilerde anne ve babalarına da saygı duyan, gerçek manada onları seven insanlar olmaktalar. Bende anne ve babamı gerçek manada sevdim ve onların doğru olan her öğüdünü tutarak bu günlere geldim. Sigara içmemek, okumayı sevmek gibi…

Canım oğlum,

Bu yüzden ben ve annen seni gerçek manada sevmekte ve  saymaktayız. Bu sevgi  senin ve kardeşinin  ilerde “keşke” si az bir  hayat yaşamanız için bu çaba harcamaktayız. Belki sende bu mektupların önemini anlamasan da zamanla anlarsın. O yönetici gibi…

Canım oğlum , biricik  geleceğim,

Bizim yakın çevremizde de çok insan zamanında anne ve babasının sözünü dinlemedi. Onlara asi olmanın , onlar ile sürtüşmenin marifet olduğunu zannetti. Bilmediler ki , her anne  baba çocuklarının iyiliğini ister. Anne ve babanın kıymetini zamanında anlamayan insanlar sonradan  ne kendilerine fayda sağladılar ne de  çocuklarından istedikleri saygı ve ilgiyi gördüler. İnsanın değerini zamanında anlamayan insan sonradan ömür boyu “ keşke” dese neye yarar ki. Bazen gidenler asla geri gelmez. Geçen dakikaları geri getirebilir miyiz mesela?

Canım oğlum,

İnsanlar ne yazık ki,  pişman oldukları halde olmadıklarını söyleyerek önce kendilerini aldatırlar. Duyguları içe atmak , saklamak ne yazık ki insanda stres yapmakta ve onun ömrünü azaltmakta. Buna nazaran pişmanlıkları az olan , pişmanlıklarını açıkça dile getiren insanlar ise  hayatta daha mutlu olur. Bunu ben 40 yılın tecrübesi ile  gördüm. Senin de bu 40 yılın tecrübesini iyi anlayacağına eminim.

Sevgili oğlum,

Bizim iş yerimize bir yıl staj yapmaya gençler gelmekte. İlk aylarda ailelerden gördükleri gibi çekingen, tedirgin , içine kapanık kalmaktalar. Sonradan staj süresi biteceğe yakın zamanda bizlere ısınırlar ama sonradan  birde bakarlar ki staj bitmiş. Halbuki ilk geldikleri zaman bizleri anlasalar onlarda görecekler ki tecrübeli , bilgili ve pişmanlıkları az olan insanların hayatlarından öğrenilecek çok şey var. Ama onlar  bunu anlamakta geciktiklerinden, buna paralel olarak pişmanlıkları da artmakta.

Canım oğlum,

Sende ilerde pişmanlıklar yaşamamak için hayatta tanıdığın her insanı fazla tartmadan ama gerçek manada edineceğin kişisel gelişim, insanları anlama yöntemlerinle  iyi tanıyarak onlardan faydalanmaya bak. Ki bunu sen daha küçük yaşta yapmaktasın. Bu da senin ilerde insanları iyi anlayacağın ve lider olacağın konusunda   inançlarımın pekişmesine sebep olmakta. Bir liderin babası olmak bana büyük mutluluklar verir.

Canım oğlum,

Kadirbirlik, insanın kıymetini zamanında anlayan insanları da  belki az insan anlayacak ama gerçek manada gerçekten sevecek insanlar anlayacaktır. Kadirşinaslık, sevgi dolu olmak, insanları anlayarak empati ile yaklaşmak insana  liderlik yolunu açar. Bunu senin başaracağına da inanmaktayım.

Canım oğlum,

Hayatta fırsatlar çok az çıkar belki insanın önüne bu fırsatları iyi değerlendirenler, insanın kıymetini zamanında anlayanlar, önüne çok fırsat çıkıp da bunu değerlendiremeyen , anlamayan , çok insan tanıyıp da tanıdıkları insanlardan faydalanamayan insanlara nazaran hep öndedir. Bende senin az  fırsata sahip , az insan tanıyan ama bunları verimli olarak değerlendirerek lider bir insan olmanı diler ve bunun için sana yazarak destek olacağımı da belirtmek isterim.

Geleceğin liderine, insanın değerini bilene, sevene ve çözümün bir parçası olan prensime sevgilerle kucak dolusu …