Kendine Bir Adım Gelene İki Adımla Giden Oğlum

Kendine Bir Adım Gelene İki Adımla Giden Oğlum

 

Sevgili oğlum,

Hayatta başarının temel prensibi güçlü iletişim kurmaktır. Yıllardan bu yana  başarı üzerine yazılar yazan, başarı üzerine kitaplar ve röportajlar okuyan, başarı üzerine  mülakatlar yapan  bir insan olarak buna şahit oldum. İnsanın önce kendi ile güçlü iletişim içinde olarak kendini iyi tanıması, kendisi ile iyi iletişim içinde olması gerekmektedir. Daha sonra en yakınları ile kuracağı iletişim ailede , iş arkadaşları ile kuracağı iletişim işinde ona başarı kapıları açacaktır.

Canım oğlum,

İnsanın kendisi ile iletişim içinde olması ve kendini anlaması ne demektir? Bunu daha önce sana anlatmıştım. Kendisine verdiği sözlerde durması, tutarlı olması , kişisel bütünlük içinde olması  kendisi ile güçlü iletişim içinde olması veya kendisi ile barışık olması demektir.

Canım oğlum,

Kendisine saygısı olmayan, ulu orta yaşayan , kendisine ve çevresine  karşı  sorumluluklarını yerine getirmeyen insanları ne toplum sever , ne de onları hayatta başarı bekler. Bunun bilincinde olarak önce kendine karşı sorumluluklarını  yapmalısın , sonra da ailene ve topluma karşı.

Sevgili oğlum,

Sen bir öğrencisin. Senden beklenen derslerine çalışman , sınavlarda başarılı olman , davranışlarında ailene karşı , arkadaşlarına karşı, öğretmenlerine karşı saygılı olman , gelecekle alakalı planlar yapman , meslekleri tanıman , ders dışında da edebiyat ve gelişim kitapları okuman senin sorumluluklarında olan şeyler. Gözlediğim kadarı ile sen bunları en iyi şekilde yapmaya çalışmaktasın. Yaşın büyüdükçe ve sorumlulukların arttıkça da  kendine olan saygının artmasını bekleriz aile ve toplum olarak.

Sevgili  oğlum,

İletişim o kadar önemli hale geldi ki,  Anadolu da pek çok Üniversitede İletişim Fakülteleri kurulmaya başladı. Olmayan Üniversitelerde de İletişim Fakülteleri istemekte. Burada öğretilenler bireysel iletişimden çok kitlesel iletişim ile alakalı. Benim önem vermeni istediğim ise senin bireysel iletişimde güçlü olman ve  çevren ile iletişim kurarak onları ikna etme , onları anlama , onları sevme gücü elde etmen . Bunlar olunca da hayatta başarı kaçınılmaz olacaktır.

Canım oğlum,

İletişimin amacı farklı dil , din , mezhep, meşrep, fikirde olan insanların  ortak paydalarda birbirlerini anlaması , ülkelerini korumak kollamak için bir arada bulunmalarını sağlamak. Kısaca bunlarda her zaman dediğim gibi  bilgiyi doğru yerde kullanmak , sevgiyi doğru insana vermek , insanı anlamakta yatar.  Bunun için o okullarda insanın toplumu anlama sanatı olan psikoloji, sosyoloji , tarih , dil ve edebiyat dersleri bolca okutulmaktadır. Sen o okullarda okumasan bile iletişiminin güçlü olması için bu bilimlerle alakalı kitaplar okuyarak , konferans ve seminerlere giderek kendini güçlendirmeye bak.

Canım oğlum,

İnsanın kendi fikir, dil, din ve mezhebinde insanlarla anlaşması kadar kolay bir şey olamaz. Önemli olan farklılıkları da sevmek , onları anlamak ve onlara yol gösterebilmek ve yardımcı olabilmektir. Bunu başaran insan iletişimde üst seviyeye gelmiş demektir.

Canım oğlum,

İletişiminin güçlü olması için seni sevdiğine inandığın insanları sık sık ziyaret ederek , onara değer verdiğini göstermeye bak. Bir insandan açıkça kötülük görmediğin zaman o insanlardan uzak kalma . İnsanların sevmediğin davranışları olabilir. O davranışlarını sevmediğini açıkça o insanlara anlatmaya bak. Eğer o yanlış davranışlarında ısrar ederlerse o zaman o insanlardan uzak kalmak senin en doğal hakkın olur . Ama insanlara yanlışlarını söylemeden hemen onları terk etmek ön yargıdır ve iletişimini güçleştiren bire faktördür bu. İnsanları iyice tanıdıktan sonra , onların kötü gördüğün davranışlarından  rahatsız olursan uzaklaşırsın.  O zaman hayatta hür iradenle verdiğin karardan da zevk alırsın. Kendini sorumlu bir vatandaş olarak görmenin sevincini yaşarsın.

Canım oğlum,

İletişim beyninle ve kalple olur. Göz ,kulak, dil bu iletişimde araçtır amaç değil. İletişimde amaç insanları mutlu etmek , onların  işlerini göremesek bile , onlara değer verdiğimizi onlara hissettirmektir iletişim. Sana bir adım gelene senin iki adım gitmendir.

Canım oğlum,

İnsanlara durmadan şaka yapmak , onları şaka adı altında  küçümsemek , onların rahatsız olduğunu bile bile  saçma davranışlarda bulunmak , basit , kültürsüz ve seviyesiz insanın davranışıdır. Bir insanı şaka adı altında devamlı olarak aşağılamak ,  küçümsemek , onu açıkça taciz etmenin  insani bir yönü asla olamaz.  Bu yüzden iletişim kurmak her insanın değil , er insanın işidir. İletişim kurmasını bilmeyen insandan uzak kalmak senin hayatının  rahat olmasını sağlayacaktır.

Canım oğlum,

İnsanlar karşısındaki insanları iyi anlamak için insanoğlu var olduğundan bu yana caba harcamıştır. Bazı insanlar hiç çaba harcamamışlar, insanları tanımadıklarından dolayı da  çok zaman zarar etmişlerdir. Bilgili ve sevgi  ile dolu insanlar ize çok az zararla hayattan zevk alarak yaşarlar genelde. Hayatı nasıl yaşamak istersen sende ona göre davan. Hayat çok zaman bizim çabamızla bize istediklerimizi verir. İnsan almasını bilirse tabii ki.

Canım oğlum,

İnsanlar genelde kendisine yaklaşmak isteyen insanlardan kaçarlar. Bu özgüven noksanlığından aileden ve okuldan  bilinçaltında öğrendiği “ insanların girişken olanı  kötü niyetlidir” ön yargısında yatar. Halbuki gelişen insan insanlarla iletişim kurmasını sever ve  onlara yardımcı olmak ister. Başkalarına yardım eden insanların hayatta ne kadar mutlu oldukları da bilimsel olarak ispat edilmiştir.  Genelde insanlardan kaçanlar özgüven noksanlığı yanında , insanlara olan güven ve sevgisini yitirmiş , aileden ve  okuldan değer verilmeden , dünyayı  kötülüklerle dolu bir  hayat olarak algılayanlardır. Halbuki  gelişmeyi ve iletişimi seven insan dünyayı koskocaman , her dersinden bir ders çıkarılacak bir okul olarak görür, Her olay ona bir şey öğreten hocadır . Sen de hayatı okul olarak algılayanlardansın. Bu yüzen girişken bir çocuğun babası olmak bana gurur vermekte .

Canım oğlum,

İnsanlar hem kendisine yaklaşan insanlardan  kaçarlar, hem de yalnızlıktan şikayet ederler. Herkes senin yanına gelmez. Sen başkasını seviyorsan, onların bilgisine ve sevgisine ihtiyaç duyuyorsan , o insanların yanına giderek  bunu temin etmeye bak. Mutluluk bize verilmez. Mutlulukları bizler arayarak bulmak, bulduğumuz zamanda mücevherler gibi altın kasalarda saklamak zorundayız. Mutluluk ve sevgi benim katımda o kadar değerlidir işte.

Canım oğlum,

İnsanların dost bulması zor, kaybetmesi kolaydır. Yunus bile “ Bir kez gönül kırdın ise o kıldın namaz değil” diyerek gönül kırmanın ne kadar  yıkıcı olduğunu bizlere asırlar öncesinden  anlatmış. İnsanların  çoğu ondan seneler sonra yaşamasına rağmen Yunus ‘taki sevgiye Mevlana’daki  bilgeliğe ulaşamamışlar Neden? İnsanları hakiki manada sevmedikleri  “ Yaratılanı hoş gördüm , yaratandan ötürü”  sözüne inanarak sarılmadıkları için.

Canım oğlum,

Sen öyle sevgi ile dol ki , insanlar sana güvenerek, sana inanarak , gelsinler. Sen de onların sevgilerine o kadar geniş yüreklilikle karşılı ver ki , onlarda senin onları sevdiğine şek ve şüphesiz inansınlar.Benim sana olan inancım ve sevgim gibi.

 

Sevgili oğlum,

İnsanlar, yürümeye ayakta durmak , sonra ilk adımı atmakla başladılar. Ayakta kalmasını  bilenler , sonradan güzel yürümesini , hep ilerlemesini de bildiler İlerlemesi bilenler  bunu sevgi ile bilgi ile engelli koşuya da dönüştürerek hayat yolunda engeller tanımadılar. Baban gibi , annen gibi. Sen de onları örnek olarak sana bir adım gelene  sen bir değil  birkaç adım giderek  bu dünyadan iz bırakarak ayrılan bir insan ol. Öyle ki izinden gidecek insanlar bırakmanın mutluluğunu yaşa.

Muhabbetle seni kucaklamaktayım.