GEZİCİ KÜTÜPHANE

GEZİCİ KÜTÜPHANE

Evimin balkonu Şehir Kütüphanesi’ne bakıyor. Yıllarca faaliyet gösteren gezici kütüphane adlı araç, uzun zaman yerinden kımıldamadı. Bir gün, aracın plâkasının da sökülmüş olduğunu gördüm. Merak ettim. Yazı işleri müdürümüz Fatih Kılıç’ı arayıp meselenin esasını öğrenmesini rica ettim. Fatih’in konu ile ilgili iletisi şöyle oldu:

“Rasim amca, Gezici Kütüphane konusunda bir girişimde bulundum. Aracın 21 yıllık kullanımı ve masraf gerektirdiği için ekonomik ömrünü doldurduğu görülmüş. Trafikten düşülmüş, Milli Emlak'a yazısı yazılmış ve şimdi Milli Emlak'ın alması bekleniyor. Yeni bir gezici kütüphanenin sadece kütüphane olarak değil, internet bağlantısının da olacağı şekilde temini düşüncesi var. Bu hususta bizim de haberimiz olacak. İşi hızlandırmak ve gündeme getirmek niyetimiz var. Durum bu. Bilgilendirmeniz için teşekkürler.”

            Söz konusu araç Fikri Sağlar’ın kültür bakanlığı zamanında hediye edilmişti, ilimize. Fikri Bey’in bir dolu yararlı hizmetlerinin yanında kasabalara büyük boy Atatürk heykelleri göndermesi de unutulmazlardandır. İkisine bizzat şahit oldum:

            1-Dev heykellerden birini Niksar ovasında Gürçeşme beldesine göndermiş. Ne var ki kasaba halkından bazıları mırın kırın edince, belediye başkanı, “O size koca bir vatan hediye etti. Siz onun heykelinden dört metre kare toprak parçasını mı esirgiyorsunuz? Gibi söylemim üzerine itiraz eden kimse kalmadı.” Demişti.  

            2-İkincisini bir dağ kasabasında gördüm. Yayla Göl, ya da Yassı Çal adıyla anılan kasaba, gerçek bir dağ kasabası. O zamanki belediye başkanı, köy enstitüsü mezunu Mehdi Bey idi.

            İster Tokat tarafından ister Amasya’dan gidin her ikisinde de beldeye ulaşabilmek için bol virajlı bir rampa çıkmak zorundasınız. Biraz önce dibindeki yoldan geçtiğiniz ağaçların biraz sonra en tepe dallarının hizasında bulursunuz kendinizi. Uzun zaman gidersiniz. Dönüp arkanıza bakınca ancak bir arpa boyu yol alabildiğinizi şaşarak görürsünüz.

            Böylesi çileli bir yoldan ulaşabildiğiniz kasabada sizi önce dev bir Atatürk heykeli karşılar. Peşinden üç yıldızlı otelin önündeki sevimli parka buyur edilirsiniz. Parkta çağdaş bir şehir parkında olması gereken her şeyi bulabilirsiniz. Yeme içme, eğlenme olanakları gibi… Izgara ocakları, çocuk oyun bahçeleri, sevimli ve güler yüzlü garsonlar müşteri bekliyor.

            Etrafı kameriyelerle çevrili parkın ortasında içinde deniz bisikletleri bulunan büyük bir havuz görülür. Havuzu, beton kanalla taşınan berrak su besliyor.

            Kütüphanemizin müdüründen aldığım bilgiye göre araç milli emlake teslim edilmiş ama emlakin yenisini alacağına dair bir söz alınamamış. Gezici kütüphane edinimi hayırsever sponsor ya da sponsorların işe el atması umuduna bağlanmış. Ya d Fikri Sağlar gibi gerçek bir kültür bakanının gayretine… Anladığıma göre gezici kütüphane gitti gider olmuş. Yani “Giden gelseydi babam gelirdi” gibi bir şey…

            Fikri Sağlar’ın üç gönderisinden birisi, böyle dramatik bir finalle sonlanmış. Diğerlerinin, yani Atatürk heykellerinin encamı hakkında bilgi yok. Merak ediyorum. Onlara da ekonomik ömrünü doldurdu derler mi acaba?