Küçümseme Ve Kibir Sevmeyen Çocuk

Sevgili oğlum,

Hayatta her zaman başkalarını küçümseme  davranışında bulunmamanı tavsiye ederim. Gene  başkalarının seni küçümsemesinden etkilenmeden  , başarısız olduğun zaman  kendini küçük görme ve “ Bu da geçer ya hu.. “ demeyi , başarıyı olduğu kadar başarısızlığı da soğukkanlılıkla karşılamayı öğrenirsen hayat sana  her zaman cömert davranır.

Canım oğlum,

Kibir , insanın başkasını kendinden  küçük görmesi demektir. Kendini durmadan öven  ve övülmekten hoşlanan insanlar, başkaları kendisini eleştirdiği zaman rahatsız olarak  onlara karşı kırıcı tavır takınmakta ve eleştirilere tahammülleri yoksa bu tür insanların kibir hastalığına yakalandıklarını çok rahat söyleyebiliriz. Bu hastalığa yakalananlar   hem kendilerini sıkıntıya sokarlar , hem de kendilerini hakikaten severek  hatalarını düzeltmeleri için kendisini uyaran insanları kendilerinden uzaklaştırırlar. Umarım sen kibirli olmak hastalığına asla tutulmaz ve ailene de bu hastalığı  bulaştırmazsın. İş arkadaşlarına ve  ilişkide bulunduğun insanları bu hastalığa karşı bilinçlendirme yoluna gidersin.

Canım oğlum,

 Kibir  kötü olduğu kadar, kendini her eleştiren insanın da seni küçümsediğini sanarak öyle   olarak yorumlamanın  da sana zararı olur. Bunun adı da “aşağılık kompleksi” dir . Aşağılık kompleksinde olan insanlar ailelerinin , toplumun kendilerini sevmediğini sanarak onlara karşı kırıcı olurlar. Sık sık çevrende “ Beni küçümsüyorlar “ dediklerini duyarsın insanların. Halbuki belki de ortada bir küçümseme bulunmamaktadır. İnsan  kendini küçük görmeye başlarsa bunalıma sürüklenmesi, çevresindeki insanları yanlış düşünceleri ile rahatsız etmesine kadar gider iş.

Canım oğlum,

İnsanlar beni küçümsemekte  ya da, başkaları benden daha küçük inancı yerine “ Hepimiz değerliyiz, hepimiz insan olarak şeref, haysiyet ve insan onuru yönünden eşitiz . Bu eşitlik içerisinde el ele vererek , birbirimizin noksan yönlerini eğiterek ve  birbirimizin noksan yönlerini bilgi ile sevgi ile tamamlayarak önce kendimizi , ailemizi , akrabalarımızı , köyümüzü ve beldemizi , sonra ülkemizi geliştirelim “ düşüncesi  ve bu düşüncenin geniş kitlelerce benimsemesine çalışmak bizlere her zaman mutluluk verecek ve birbirimizi sevmemize sebep olacaktır.

Canı oğlum,

İnsanlar ilişkilerinde , her insan olmasa da  bilgi ve gerçek manada sevgi ile hayata bakamayanlar  insanlara cinsiyetleri ile değer verirler.Mesela bir delikanlı bir kızı sever ve hayatta hep onunla olmak ister. Kız da o gençle olmak ister. Delikanlı bunun için okulunu , ailesini , gerçek manada arkadaşlarını ihmal eder ve hayat  nerede ise kendilerine cennet gibi görünür. Delikanlı da kız da bir meslek edinmek için çaba harcamadıkları  için  , bir manada  kendilerine aşırı değer verdikleri için hayatın gerçeklerine karşı kör olurlar. Gerçeklerle yüzleştikleri zamanda sıkıntıları artar. “ Aşkın gözü kördür “ diyen atalarımız zaten boşuna söylememişler bunları.

Canım oğlum,

İnsanlara en güzel şekilde değer verme  onların ahlaki yapılarına, bilgi ve sevgilerine , hayata bakış açılarına , bizleri iyi güzel  şeylere sevk edip etmediklerine bakarak değer verirsek hayatımız o zaman daha anlamlı ve coşkulu olur. Her ne kadar akrabalık komşuluk ilişkileri de inançlarımız ve geleneklerimiz de önemli ise de bizlere gerçek manada değer vermeyen insanlara bizlerin değer vermesi onların rahatsız olmasına sebep olmaktaysa o zaman  bu akrabalık ve komşuluk ilişkilerine de  bu açıdan bakmakta yarar var.

Canım oğlum,

Bazı insanlara rastlarız ki , tüm hünerleri “ Ben  güçlüyüm, ben haklıyım “  gösterisine dönüşür. Kimisi  bu gücü mevki ve makamlarına , kimisi siyasi ve ekonomik gücüne bakarak güçlü olduklarını sanır. Ama hakiki güç koşulsuz sevilmek ve sayılmakta olur . İnsanların mevki ve makam sahibi olanlar ile siyasi olarak güçlü olanlarını seven çok olur. Aynı insanlar siyasi güçten düştükleri zaman ve  mevkilerini kaybederek emekli oldukları zaman , bunları elde ettikleri zamandan  daha  güçsüz duruma düşüyorlarsa onların gücü “ sahte güç” tür.  İnsanlar seni ve aileni sadece insan olduğun için sevmekteyseler bunun adı da “ hakiki sevgi” dir bence. İnsanların işte  bu güç.  Gösterisi bana oldukça komik gelir. Mevlana’ nın   “ Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol” sözünü bundan dolayı çok severim ben . Sende bu sözün manasını iyice kavrayarak hayat felsefesi yapmaya bak.

Canım oğlum,

Bazı  insanlarda bu gücü elde ettiğini sana insanların karşısında ezilip büzülmekte ve  kendini onlardan güçlü sandıkları insanlar karşısında  esi savurmaktalar. Zaman gelip de, güçsüz sandıkları insanların gücünü gördükleri zaman  onların yüz ifadesine çok rastladığımdan senin böyle komik hale gelmeni istemem . Bu yüzden sana ne güce gereksiz boyun eğmeni ne de başkalarına karşı gücünü kötü yönde kullanmanı tavsiye ederim . Olduğun gibi görünmek insana her zaman rahatlık sağlar.

Canım oğlum,

Zamanın birinde bizleri de güçlü olduklarını sanarak ezmeye ve bizleri önemsemeyen insanların zamanla bizlerin güç karşısında ezilip büzülmediğimizi  görüp de her zaman rahat ettiğimizi gördükleri zaman yüz ifadelerindeki sevimsizliği ve korkaklığı gördüğümde , ezilip büzülmemenin ne kadar erdemli  davranıl olduğunu anlamıştım..

Canım geleceğim oğlum,

Ruhsal hastalıklar bedensel hastalıklardan daha tehlikelidir. Bedensel hastalıkları ilaç, cerrahi müdahale,  kısa süreli tedavilerle  iyileştirmek mümkün iken , ruhsal hastalıklar  her zaman bulaşıcı olup, bu hastalıkları taşıyan insanların çevresindekilere büyük tahribatlar verirler.O yüzden yıkıcı , ahlaki olarak  güçlenememiş insanlardan hayata olumlu bakan mutluluk ve güzellikleri gören insanlar  hep uzak kalırlar. Çünkü bilirler ki mutlu olmanın  ve ruhsal olarak sağlıklı kalmanın yolu her zaman , güzel konuşan , olayları güzel gören hayattan lezzet alan  insanlarla dostluklar kurmakla elde edilir.

Canım oğlum,

Sen bilgi olarak dolu olmaya bak. İlerde senin bilgine sevgine ulaşamayanlar , seni anlamayanların sana “ kibirli , burnu havada “ yakıştırmalarına çok rastlayacaksın .Kedinin ciğere ulaşamadığı zaman  nasıl “ pis ve kötü “ derse, sende onları bu şekilde idare etmeye “ Affı benimse, iyiliği emret, cahillerden yüz çevir” ilahi emirleri gereği öyle insanlarla hepten ilişkini kesmesen de mesafeli olmaya bakarsan hayatın sana gülümsediğine şahit olursun. Hayatın insana gülümsemesi , hayata gülümseyerek bakan insanın anlayabileceği bir felsefedir. Bunu yaşayamayan anlayamaz.

Canım oğlum,

Niyetinin iyi olması işlerinin de iyi olmasına sebep olur. Sen iyi niyetli olunca senden maddi çıkar sağlayamayan kötü niyetli insanlar  seni sevemeyeceklerdir. Çünkü onlar hep menfaat peşinde olduklarından  yenemedikleri insanları sevmeyeceklerdir. Bir büyüğümüz derki “ Hayatta herkesi memnun ettim. Ama hasetçi müstesna. Ona ne verdimse hepsinin benden gitmesini ve  mahvolmamı istedi. Ben mahvolmadıkça  o memnun olmadı “ der.Onlara göre büyük balık her zaman küçük balığı yutmalı.  Hasetçi insan her zaman  büyük balığın kendisi olduğunu sanır. Çünkü  hayalleri beklentileri büyük buna nazaran çalışması  beklentilerini karşılamayacak kadar küçüktür ve küçük düşünüp, küçük beklentileri olan ve bunları elde ettiği zamanda mutlu olan insanları asla sevemezler. Sen de mutlu olmak ve insanlara haset etmek istemekteysen , hedeflerin, hayattan beklentilerin mantıklı olsun. Çalışmaların hayattan beklentilerine eşit olsun ve yaşarken başkalarının  elde ettiklerine değil , senin elde ettiklerinin   ne olduklarına bakarsan kanaatkar olmayı başarmışsın demektir.

 

Canım oğlum, geleceğimin prensi,

Mesleğin ne olursa olsun ,Psikoloji ve sosyoloji bilimini iyi öğrenirsen insanları ve toplumu da iyi öğrenme, anlama ve onların sorunlarına çözüm bulma  imkanında o nispette   büyük olur. Hayat her türlü zorluğa rağmen fazla ciddiye almaya değmez. Ne biz elde ettiklerimizle ne da başkaları elde ettikleri ile  doyamayız. Ancak başkalarına muhtaç olmamak her zaman bizlerin en büyük hazinesi olmalı. Al sana işte sonsuz zenginlik

Gözlerinden öpüyorum.