TRAFİK KAZALARI SAVAŞTAN BETER

 

BU KORKUNÇ FELAKET DEVAM EDİYOR

 

Hamdi ERTÜRK

 

                Her yıl 2-8 Mayıs tarihlerinde Trafik Haftası düzenleniyor. Bu cennet gibi güzel olan ülkemizde, uzun yıllardan beri kanayan bir yarayı tedavi edemedik ve kanamayı durduramadık. Bu durum milletimizi çok üzmekte ve derin acılar içinde kıvrandırmaktadır. Nice ocaklar sönmektedir.

CAN KAYBI BİLANÇOSU

                İçimizde bir yakınını, dostunu trafik kazasında kaybetmeyen birileri kaldı mı dersiniz?

                Ya sakat kalanlar...

                Artık kanıksadığımız bazı gerçeklere dikkatinizi çekmek istiyorum.

                Son 10 yılda trafik kazalarında 111 bin kişiyi kaybettik.

                1,7 milyon insanımız yaralandı ya da sakat kaldı.

                Her yıl 10 bin insanımız yollarda can vermeye devam ediyor. Bu oran AB ortalamasının  3 ila 6 kat üstünde.

                Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihinde hiçbir sorun trafik kadar can alıcı, insani ve maddi açıdan tahrip edici olmamıştır. Öyle ki trafik kazaları, ulusal bağımsızlığımızı kazanmak için yaptığımız İstiklal Savaşı'nın "can kaybı bilançosu"nu bile solladı. Savaşlardan daha kanlı, depremlerden daha yıkıcı bir bela...

                Resmi kayıtlara göre, trafik istatistiklerinin tutulmaya başlandığı 1955 yılından 2013 yılının sonuna kadar 305,435 bin vatandaşımız, trafik kazalarında hayatını kaybetti. Ancak bu rakama kaza mahallinden sonraki ölümler dahil değil. Kaza sonrasında hayatını yitirenlerle birlikte bu rakam, 1 milyonu buluyor. İstiklal Savaşı'nda 10 bin 885 kişi, (Biz şimdi bir yılda bu kadar insanımızı kaybediyoruz.) Çanakkale Savaşı'nda 253 bin kişi şehit oldu. Son 10 yılda depremlerde 25 bin kişi hayata veda etti.

                Milli Güvenlik Kurulu'nun ulusal güvenliği tehdit eden unsurlar arasında saydığı trafik kazalarını mercek altına aldığımız bu araştırmamızı okuyucularımla paylaşmak istiyorum. "Trafik- Trajik" adını verdiğimiz araştırmaya göre, büyük ölçüde kural tanımazlığımızın yol açtığı trafik kazaları, her yıl 1 ilçe nüfusunu her 10 yılda 115 bin nüfusa sahip Bayburt, 111 bin nüfusa sahip Tunceli gibi bir ilimizi haritadan siliyor" Kendi kendimizi haritadan siliyoruz" demek daha doğru olur.

                Böyle bir kıyımdan, geleceğimiz yani çocuklarımız da etkileniyor.

                Maalesef Türkiye dünya üzerinde trafikte ölen çocuklar sıralamasında, aralarında ABD ve Japonya'nın da yer aldığı 18 ülke arasında 1. sıradadır.

                Türkiye'de 1 yılda meydana gelen trafik kazalarında ölen çocukların sayısı, birçok batılı ülkenin (11 ülke) (Avusturya, Belçika, Danimarka, Finlandiya, Hollanda, İrlanda, İtalya, İspanya, İsveç, Portekiz ve Yunanistan) genel toplamına eşit.

                Ülkemiz topraklarında doğup büyümüş, bu ülkeye hizmet için çalışmış nice değerli insanımız trafik kazalarında hayatını kaybediyor.

                Vali Recep Yazıcıoğlu, Ercan Arıklı, Teoman erel, Adnan Kahveci,  Renc Koçibey, Uzay Heparı, Vedat Dalokay, Metin Oktay, Yılmaz Hocaoğlu, Ajlan Büyükburç, Kıvırcık Ali gii değerlerimiz yitip gitti. Kimse bunları hatırlamıyor. Her saat ismini bilmediğimiz bir evladımız hayatını yitiriyor. Kimse bilmiyor, kimse duymuyor, ateş düştüğü yeri yakıyor.

YARALANAN VE SAKAT KALANLAR

                Ölüm bilançosu böyle... Peki ya sakat kalanlar? Son 10 yılda trafik kazalarında yaralanan ya da sakatlananların sayısı 2 milyon 145 bin 200 kişi. 8 milyon kişi de bu dramdan doğrudan ya da dolaylı etkilenmiş. 77 milyon nüfuslu Türkiye'de trafik kazası dramı yaşamamış bir aile neredeyse yok. 1955-2013 dönemi içerisinde trafik kazalarında yararlanan ya da sakat kalanların resmi sayısı 3 milyon 583bin. Ancak kayıtlara geçmeyen yaralanmaları da dikkate alındığında bu rakamın 5 milyon kişiyi geçtiği tahmin ediliyor.

                Bir yılda ortalama 1.001.000 kazanın meydana geldiği Türkiye'de, her 1 saatte ortalama 116 kaza oluyor, 1 kişi ölüyor, 25 kişi yaralanıyor.

MADDİ ZARARLARIMIZ

                Bunlar insani kayıplarımız, kaybolan değerlerimiz, peki ya trafik kazalarının neden olduğu maddi zararlar...

                Türkiye son 10 yılda 135 milyar dolarlık parasal kayba uğradı. Aynı dönemde terörle mücadeleye de 115 milyar dolar harcandı. 10 yılın sonunda trafik kazaları belasını yenmeyi başaramadık.

                Trafik kazalarının sonuçları her açıdan bir facia... Depremden de, savaştan da, terörden de beter sonuçlar ortaya çıkarıyor.

                Trafik kazalarının maddi boyutu, 2004 yılındaki 136 milyar dolarlık iç borç rakamına yaklaşmaktadır.

                Sadece 2003 yılında ülkemizde meydana gelen trafik kazalarının toplam maliyeti: 12 milyar 279 milyon TL'dir.

                Anılan dönemde, kaybedilen bu parayla 9 milyon 184 bin 853 kişi 1 yıl süreyle asgari ücretle istihdam edilebilirdi.

                Son 10 yılda Türkiye'nin en önemli sorunları arasında olan enflasyon ve terörün üzerine gittiğimiz kadar trafik kazalarının üzerine gitmedik. Amerika'dan, Dünya Bankası'ndan kredi almak için çeşitli engel ve güçlüklerle karşılaşıyoruz. Öte yandan Türkiye her yıl trafik kazalarında 13,5 milyar dolar kaybediyor.

                Bu parayla, 1 yıl boyunca 2 milyon 417 bin kişi istihdam edilebilir, işsizlik sorunu çözülebilirdi. Bin okul yapılıp eğitim sorunu çözülebilirdi. 8 milyon 250 bin ailenin 1 yıl boyunca gıda, eğitim konut, giyim, ulaşım, haberleşme, elektrik, su masrafları karşılanabilirdi?

TRAFİK KAZALARININ NEDENLERİ

                2013 yılında Türkiye'de meydana gelen 1.207.354 adet trafik kazasının nedenleri aşağıda belirtilmiştir.

                a) 162.327 kaza sürücü hatasından.

                b) 16.458 kaza yayaların kusurundan.

                c) 1.558 kaza taşıt kusurundan.

                d) 1.913 kaza yol kusurundan.

                e) 774 kaza yolcuların kusurundan.

                Yukarda detayları belirtilen trafik kazalarının meydana geldiği yerlerin durumu:

                a) 1.137.649 kaza şehir içinde.

                b) 69.705 kaza yerleşim yeri dışında vukua gelmiştir.

                Dünya genelinde her yıl 1,3 milyon kişi, trafik kazaları nedeniyle yaşamını yitiriyor, 51 milyon kişi de yaralanıyor.

                Son yıllarda gerçekleştirilen bölünmüş yol uygulaması isabetli olmuştur. Ancak bu yollarda sürücüler hız kurallarını ihlal etmektedir.

                Trafik kazalarını önlemek için,ABD'li Rochelle Sobel, oğlunu 1995'te Bodrum'daki trafik kazasında kaybettikten sonra, "Uluslararası Yol Güvenliği Vakfı"nı kurmuştur.

TRAFİK KAZALARININ ÖNLENMESİ İÇİN ALINMASI ZORUNLU ÖNLEMLER

                Peki bu bizim kaderimiz mi?

                Halen devam eden bu korkunç felaketten kurtulmak için, öncelikle sorunun varlığı kabul edilmeli ve uygun bir devlet politikası oluşturulmalıdır.

                Trafik güvenliğinin sağlanmasına yönelik ortaya konacak planlar, mutlaka süreleri belirtilmiş, ölçülebilir hedeflerle tarif edilmelidir.

                Genel hedeflere erişme yolunda, her kuruluşun kendi uygulamaları ile ilgili yine süre ile bağlantılı ölçülebilir hedefler ortaya konmalıdır.

                1- Yol Güvenliğini sağlamak için, bir "Yol Güvenlik Teşkilatı" kurulmalıdır.

                2- Hız sınırları azaltılmalıdır.

                3- Emniyet kemeri kuralı daha sıkı kontrol edilmelidir.

                4- Kan-alkol seviyesi sınırının daha net çizilerek takip edilmesi gereklidir.

                5- Kask takma zorunluluğu sıkı denetlenmelidir.

                6- Alt yapının güçlendirilmesi gereklidir.

                7- Çocukların ayrıca, mutlaka arka koltukta emniyet kemeri takarak oturmaları sağlanmalıdır.

                8- İlköğretimde, orta öğretim ve yüksek okullarda trafik eğitimi gösterilmelidir.

SÜRÜCÜLERİN UYMASI GEREKEN ÖNEMLİ TRAFİK KURALLARI

                1- Aracınızın muayene, bakım ve onarımını mutlaka yaptırınız.

                2- Belirlenen hız limitlerine mutlaka uyunuz.

                3- Takip mesafesine önem veriniz.

                4- Hatalı sollamadan kaçınınız.

                5- Alkollü olarak kesinlikle araç kullanmayınız.

                6- Cep telefonuyla konuşarak araç kullanmayınız.

                7- Direksiyona uykulu ve yorgun geçmeyiniz.

                8- 3 saatten fazla araç kullanmayınız.

                9- Emniyet kemerini mutlaka takınız.

                10- Köprü, viraj, tünel ve tepe üstlerinde sollama yapmayınız.

                11- 10 yaşından küçük çocukları ön koltukta oturtmayınız.

                12- Ellerinizi araçtan dışarıya çıkarmayınız.

                13- Araca belirlenenden fazla yolcu ve yük almayınız.

                14- Sol şeridi sürekli işgal etmeyiniz.

                15- Aracı çok dikkatli kullanınız.

                16- Duble yoldaki hız sınırı tek şeritli yollardan farklı değil, kurallara uyunuz.

                17- Yollara şişe, kutu ve benzeri çöpler atmayınız.

                Değerli okurlarıma kazasız yolculuklar diler, sağlıklı ömürler niyaz ediyorum.

                Hoşça kalınız...

 

                ULUSAL FELAKET

                TRAFİK KAZALARI

                              

                Uykusuz, yorgun yola çıkma!

                Cep telefonuyla konuşma!

                Aracı dikkatli kullanıp,

                Keskin virajda hata yapma!

 

                Alkollüyken araç kullanma!

                Geçerken hatalı sollama!

                Emniyet kemerini takıp,

                Hız limitlerini aşma!

 

                En fazla 3 saat kullanın!

                Fazla yolcu ve yük almayın!

                Takip mesafesine uyup;

                Hiç kural ihlali yapmayın!

 

                Hızlı ve acele gidenler;

                Sonunda ecele giderler

                Aşırı hız hiç affetmiyor,

                Ulusal felakat geliyor.

 

                Kaza yapmayan sürücüler,

                Bil ki, en iyi sürücüdürler,

                Yol verir ve yol gösterirler,

                Kuralları ihlal etmezler.

 

                Yollarınız hep açık olsun!

                Seferiniz kazasız olsun!

                Yaşamak sizlerin elinde;

                Yaşamınız sağlıklı olsun!

 

                16.05.2015 Tokat

 

                Hamdi ERTÜRK