Mutlu Mu Vatandaş?

Nasıl bir ülkede yaşıyoruz? Bu soruya cevap aramaya çalışacağız. Doların 2.70’i, Euro’nun 3.00 TL’yi, Altının zirve’yi yakaladığı, mazot ve benzinin her gün 10 kuruş, 15 kuruş olarak zamlandığı bir ortamı yaşıyoruz. Bu ne demektir? İğneden ipliğe kadar her şeyin zamlanacağıdır.

            Sokaktaki vatandaş artık geçim sıkıntısı çekmektedir. Saraydakilerin boş konuşmaları, siyasetçilerin birbirlerine laf yetiştirmeleri ve bazı hükümete yakın gazetelerin dün olduğu gibi bu gün de ahlaksızca muhalefet milletvekilleri hakkında yeni uydurma kasetlerin olduğunu gazetelerinde yazmaları, hükümetin adalet ve hukuk tanımamazlığı halkı çileden çıkartmaya ve psikolojilerini bozmaya başladı. Vatandaş günlük evine ekmeği nasıl götüreceğini kara kara düşünmektedir. İşte size bir hikâye…

            “Halkın sürekli olarak pahalılıktan şikâyet ettiğini duyan Başbakan, durumu bizzat incelemek için tebdil kıyafetle sokağa çıkar, bir lokantaya girer.

Başköşede kılıksız bir adamın, görkemli bir sofra donattırıp keyif yapmaktan olduğunu görünce:

İşte mutlu bir vatandaş…”diyerek adamın karşısına oturur.

            “Hayatından memnun musun hemşerim?”

            “Çok memnunum, hiçbir şikâyetim yok!”

            “Kazancın ne kadar?”

            “Valla işler çok iyi…

            Günde en az 200 lira kazanıyorum!”

            “Peki, enflasyon artar, yeni zamlar gelirse kazancın ne kadar olur?”

            “300 lira olur…”

            “Ya her şeye her hafta zam yapılırsa?”

            “O zaman 500 lira olur.”

            “Ya her gün zam gelirse?”

            “İşlerim daha da artar, kazancım 1000 lira olur!”

            “Güzeeeel… Senin işin ne hemşerim?”

            “Ben mezarcıyım efendim!” 

            Hükümet yetkilileri her fırsatta rantiye dönemi bitti diyorlar ama tersini söylüyorlar! Rantiye, “Bu dönemde değil azalmak daha da arttı, hatta patladı.”

            TÜİK’in açıklamalarına göre enflasyon artmış, piyasalar allak-bullak olmuş, fakir-fukara ve emeklinin maaşı her gün tuz gibi erimeye başlamış ve geçinemeyecek duruma gelmişlerdir. Türkiye’de Almanya’dan ve Japonya’dan daha fazla dolar milyarderlerinin olması bu çarpık ekonominin hâkim olmasındandır. Böyle bir ortam fakir ile zengin arasındaki farkı gittikçe açmaktadır. Bu da sosyal patlamalara neden olmakta... Bugün Türkiye’nin gündemini işsizlik pahalılık, yolsuzluk, hırsızlık, Suriyeliler, Para kutucukları (rüşvetten alınan paracıklar), Gemicikler, Terör, Saray ve bardakları, toplu açılışlar ve dinin materyallerini siyasete alet etmeleri oluşturmaktadır.

            Bugün AKP’li seçmen; “Hırsızlık yapanlar halktan özür dilemeli, bize hırsızları mı savunuyorsunuz?” diyorlar. “Hırsızlık yapanlar çıksın, halktan özür dilesinler, AKP’yi küçültenler bunlar.” diye feryat-figan ediyorlar ama onlara ses veren yok!

            Hamamcı da şikâyetçi, tellaklar da…

            Sorumlu kim?  

            Hakkın ve hukukun olmadığı yerde herkes baş olur!

 

            Gerçek bunlar. Sözün bittiği yerdeyiz.