TİYATROYU DA SEVEN ÇOCUK

Sevgili oğlum,

Televizyonda program yapan iki kardeş tiyatrocuyu her hafta seyrederek  onlara zamanla hayranlık duymaya ve onların sempatik hareketlerine ilgi duymaya başladın bir çocuk olarak.. Sonra onlar sanki sana aileden bir birey gibi gelmeye her hafta programlarını  izlemeye başladın.

Canım oğlum,

Zaman geldi onlar tiyatrocu olarak ilk defa yaşadığımız şehre geldiler.Sen tabii ki hemen  bu tiyatro oyununu izlemeye gitmek istedin. Yaşın daha 3 olduğundan yalnız gidemeyecektin. Annenle seni  bu tiyatroya yolladım ve doğal olarak bu tiyatroyu çok sevdin ve  onları görmenin heyecanını yaşadın . Bende oğlunu daha 3 yaşında tiyatro ile  tanıştıran baba olma mutluluğunu yaşadım.

Sevgili oğlum,

Vatanımızı , milletimizi  ve ülkemizi düşmanlardan kurtaranları sevmek ve onları iyi anlamak için , sinema , tiyatro, roman gibi sanatsal faaliyetlerden faydalanmamız ve   geçmiş tarihimizi araştırarak , onları sinema, tiyatro ile  anlayarak geleceğe umutla bakmamızı sağlar. Sizlerin algılama, tarihi öğrenme , sanatı ve bilimi sevme , anlama  ve önem verme isteğiniz ve gayretiniz bizden daha ilerde olmalı ki  o zaman ülkemiz gelişsin. Sizlerin bu gayreti ne kadar güçlü olursa ve ülkenizi ne kadar hakikaten severseniz bu ülke o oranda gelişecek muhakkak.

Canım oğlum,

Ülkelerin ve insanların gelişmişi, gelişmekte olanı ve  gelişmemiş olanı vardır. İlerde yaşın ilerledikçe   ülkelerin  neden gelişmiş oldukları ile gelişmemiş olduklarını okuyarak , tiyatro ve sinemalarda , seminer ve konferanslarda duyarak daha iyi anlayacaksın.  Bu yüzden sinema ve tiyatro sevgisini daha küçük yaşta  edinmeni önemli bir kazanım olarak görmekteyim.

Canım oğlum,

Yaşadığımız yer , tiyatrosu olmayan ve tiyatro salonları da bulunmayan bir yer.Burada tiyatro dediğimiz zaman yıl sonu müsamerelerinde, ya okulların tiyatro salonlarında , ya  da yaz aylarında okul bahçelerinde  yaptıkları  sene sonu gösterilerinden ibarettir. Halbuki profesyonel sanatçıların topluma mesaj veren , eğitici ve  güzel şeyler yaşayarak anlattıkları ve  sanki evin içinde  seninle konuşuyormuş gibi  yaşaman başka duygular geliştirmene sebep olur.

Canım oğlum,

 Tiyatro yeme , içme , barınma, eğitim gibi temel ihtiyaçlarını karşılamış bir toplumun daha üst   gelişme ihtiyacına hitap eden bir sanattır. Yani anne ve babaların imkanı  varsa çocuklarına  yeme , içme, barınma, eğitim gibi ihtiyaçlarını karşılamışlarsa çocuklarının gelişimi için tiyatro, sinema ve  başka kültürel etkinliklere katılmalarını sağlayarak onun girilen, aktif, toplumun bir üyesi olduğunun bilincine erişmesine yardımcı olmaları gerekmektedir.

Sevgili oğlum,

Tiyatrolar genelde gelişime açık, gelir düzeyi yüksek  insanların çok olduğu Karedeniz, Marmara, Ege , Akdeniz gibi illerde var. Yaşadığımız yerde tiyatrolar yok. Başka yerden gelen tiyatrolar  da salonları dolduramamakta çok zaman. İnsanlara sorduğumuz zaman “ Tiyatroya ayıracak paramız yok” gibi bahanelere  sığınmaktalar ve  aslında  gelirlerini çoğu zaman sigara , içki , kumar gibi sağlığa ve topluma zararlı olan   şeylere harcamaktalar. Kitap okumak konusunda da aynı şeyler geçerli.

Canım oğlum,

Küçük yaşta edinilen  alışkanlıklar ve  elde edilen okuma , sosyal etkinliklere katılma ve  girişken çevrelerde olma , daima gelişim içinde olmaz zamanla ilişkide bulunulan arkadaş , komşu ve  toplumsal çevreye de yansıyarak  farkında olmadan insanın çevresini de geliştirmesine sebep olmaktadır. Bu yüzde senin gelişimini ve tiyatroyu sevmeni gerçekten de önemsemekteyim.

Canım oğlum,

İnsanlar kırsal kesimde  zamanı nasıl geçireceklerini bilememekteler çoğu zaman . Bu yüzden de kırsal kesimde kahvehane ,  zamanı boşa harcama ve gençlerin kötü alışkanlıklara  yönelmesi daha sık görülmekte. Ancak küçük yaşta  tiyatro, sinema, kitap okuma ve  başka faydalı şeylere alışan insanlar hayat boyunca da bunlardan vazgeçmez.Mesela ben  ,çok kitap okumamla alay eden yakınlarıma rağmen çok okuyarak her zaman çevremdekilere nazaran bir adım önde oldum. Kitap okumak bana paralar kazandırmadı ama hayattan memnun olma , mutlu olma , hayatı sevmek ve anlamak yolunda çok şeyler kazandım . Bu sevgi sana da geçti . her şeyden önce oğlumun tiyatroyu sevmesi  beni de mutlu etti.

Sevgili oğlum,

İlerde okula başladığın zaman okulda  yapılacak tiyatro çalışmalarına oyuncu katılmak , başka spor ve kültür çalışmalarına gönüllü olarak görev almak senin gelişimine hız kazandırabilir. Farkında olmadan düşünme, hayatı algılama ve doğru yorumlama yeteneğin bu sayede gelişmiş olur.Bu çalışmalara hem senin katılman , hem de seni seven ve ciddiye alan arkadaşlarının da katılması için onları teşvik etmen sana ve onlara , dostluğunuzun gelişmesi için büyük avantajlar sağlayacaklardır.

Canım oğlum,

Tiyatro ve sinema, spor gibi etkinlikler aslında  insanın daha iyiye güzele gitmesi için birer araçtır. Asıl olan , insanın başkalarına faydalı olması için  çalışmasıdır. “ İnsanların en iyisi insanlara en çok faydalı olandır” düsturunu her zaman hatırında tutarsan  ve insanları sadece insan oldukları için seversen , yaptığın yol göstermeler, sosyal etkinliklerin faydasını gördükçe daha çok sosyal olma isteği sana gelecektir.  Nasıl ki benim okudukça daha çok okuma isteğim geldiği gibi.

Sevgili oğlum,

İlerde “Aç insana tiyatro ne gerek , onlara aş gerek” diyenlere de rastlayacaksın. Onlara şunu anlatmalısın ki , insanların  tok olması için hayatta neyin iyi neyin kötü olduğunun bilinci aşılanmalı. Bu da beyinlerin faydalı ve yararlı bilgiler, gönüllerin sevgilerle dolu olması ile olur. Hakiki manada bilgili olan insan , gönlü sevgi ile dolu insan  insanı hayvandan ayıran özelliklerden birisinin de okuması , yazması, konuşması, düşünmesi ve  sanat ile kültür faaliyetlerine katılması ile olur.

Canım oğlum,

“Aç insana tiyatro ne  gerek?” diyenlere, evinde ekmeği olmadığı halde kahvehanede oyun oynayan, meyhanede  kafa çeken insanların orada ne işi olduğunu da sormak lazım  değil mi ama .  İşte tiyatro ve sanatta insanı olgunlaştıran , boş konuşturmayan , düşündürmeyen bir uğraştır.

Sevgili oğlum,

Herkes tiyatro ve sanatı sevmek  zorunda da  değil tabii ki. Ama sevenlerde demek ki ondan faydalanıyorlar ve haz alıyorlar ki onu seviyorlar. Hoşgörüyü dillerinden düşürmeyenler  bunları da düşünsünler biraz değil mi ?

Canım oğlum,

Hayatımızı çevreleyen her şey hayattan bir şeyler öğrenmemiz  içindir. Hayatta hiçbir şey önemsiz değildir. Onun önemli olup olmadığını da   insanların ihtiyaçları belirler. Kimisi bir şeye ihtiyaç duyduğu gibi( mesela sigara ) kimisi de ondan nefret eder. Doktor mesela sigaranın zararlarını bilir ama gene de içer . Demek ki bir şeyin insana faydalı olup olmadığını  bilmek  önemli değil, önemli olan  onu uygulamaktır.  Senin tiyatro sevgin de gelişme arzusundan meydana gelmekte çok zaman.

Canım oğlum,

Hayatta daha nelerle karşılaşacak, sevecek veya nefret edeceksin. Hayat sana iyi ve güzellikleri de sunacak çirkinlikleri de sen onların hangisinin iyi hangisinin kötü olduğunu anlar ve onlara uyarsan hayat sana her zaman gülecektir