TÜRKÇEMİZİ SEVEN OĞLUM

Sevgili oğlum,

Senin en çok sevdiğim ve takdir ettiğim yönlerinin başında Türkçemizi sevmen gelmektedir. Sınavlarda Türkçeyi o kadar sevdiğin belli olmakta ki, sınavlarda Türkçeden yanlış yaptığın zaman üzülmekte, Türkçe sınavında  okulda tam puan aldığın zaman  çok sevinmekte, evde annen ve bizlerle bu sevincini paylaşmaktasın.

Canım oğlum,

 Mesleğin ne olursa olsun , sen Türkçe konuşulan bir milletin içinde yaşamaktasın ve yaşayacaksın. Türkçe konuşacak, Türkçe yazacaksın. Bu yüzden ben her meslek sahibinin başarısı Türkçeyi güzel konuşmasında ve yazmasında görmekteyim.

Canım oğlum,

Hayatta  öyle meslek sahiplerine rastlamaktayım ki  ne güzel Türkçe konuşabilmekteler, ne de  güzel Türkçemizi yazabilmekteler. Bunun ezikliğini de insanlardan özellikle güzel Türkçe konuşan insanlardan , güzel Türkçe yazan insanlardan uzak kalarak göstermekteler. Ben onları gördükçe acımaktayım. Sosyal olmayan , aynı dili konuştukları  insanlarla yazılı ve sözlü olarak tam anlaşamayan  insanların mesleklerinde başarılı olması , onların toplumdan kaçan , kendi dünyalarında yaşayan   insanlar olmasına  sebep olmakta.

Canım oğlum,

Bizler bir toplumda yaşamaktaysak eğer,  bu toplumun tüm fertleri ile  yazılı ve sözlü iletişim halinde olmalıyız .Medeni olmamızın , insan olmamızın bir gereğidir bu.  Atalarımız bile  “İnsanlar konuşa konuşa, hayvanlar koklaşa koklaşa anlaşır” dememişler boşuna.

Canım oğlum,

Türkçe konuşmaya başlayınca , yazmaya başlayınca sevilir ve öğrenilir. Bunu öğretecek olan da önce Türkçe konuşan , Türkçe yazan anne ve baba olmalıdır. Çocuk ana dilini evde öğrenemezse, okulda öğretmeni Türkçeyi sevdiremezse,  çocuk Türkçeyi nasıl sevecek ? Nasıl anlayacak ? Dedim ya sana Türkçeyi , Türkçe konuşan anne ve baba sevdirecek insana . Bizim sana sevdirdiğimiz gibi.

Canım oğlum,

Hani düşünmekteyim de, anne ve babalar, çocuklarına helal  haram demeden  servet yığacak ev , araba , başka şey sevgisi aşılamak yerine , çocuklarının toplumda etkili olmalarını sağlayacak olan,  güzel konuşma, güzel yazma  , Türkçe konuşma, Türkçe yazma  , öğretse , çocuklarda ilerleyen  yaşlarında toplum ile güzel anlaşacaklarından , işleri de iyi olacak ve  evleri ve arabalarını da kendileri alacaklar ,  hem de topluma faydalı olmanın sevincini yaşayacaklar.

Canım oğlum,

İşte bunları  düşündükçe , Türkçemizi öğrenme , onu hayatına uygulama ve  Türkçenin gücü ile insanları etkileyen , insanları ikna eden, insanlara bilgi aktaran bir oğlun babası olduğumdan  sevinç duymaktayım.   Bazen çevreme baktığım zaman milliyetçi geçinip de çocuklarına güzel konuşma, güzel yazma ve toplum ile güzel Türkçemiz aracılığı ile güzel iletişim kuramamış  insanları gördükçe  senin Türkçeyi sevmene , bunu da kardeşine de aşılamandan büyük huzur duymaktayım. Bence gerçek manada milliyetçi insan  çocuklarının toplum ile bütünleşmesini sağlayacak Türkçe sevgisini  çocuklarına aşılamadıktan sonra milliyetçi  diye ortalıkta dolaşmamalı.

Canım oğlum,

Karamanoğlu Mehmet bey bundan 700 yıl önce Türkçe’nin her yerde okunması için ferman çıkarmıştı. Aradan geçen 7 asıra  rağmen ,  Türkçemiz ne yazık ki ,   istenildiği kadar insanımıza sevdirilememiş. Çevreme baktığım zaman  konuşmak yerine birbirinden kaçan insanlara , güzel konuşmak yerine argo konuşan insanlara ,  karşısındakini anlamak yerine  küfürleşen , karşısındakini  suçlayan insanlara çokça rastlamaktayız. Bunu da başka  insanlar değil, Türk olduğunu iddia eden insanlar ne yazık ki Türkçe adına yapmaktalar. Bunlara şahit olunca insan ister istenmez üzülmekte.

Canım oğlum,

 Kürsülerde karşılarındaki insanlara güzel Türkçe ile konuşmak dururken , sanki sağırlara hitap eden insanlara rastlamaktayız.  Sen Türkçe adına neden bağırmaktasın ki? Bir insanda Türkçe sevgisi yoksa , bağırmak  ile ona sevgi kazandıramayız ki. Sevmek  yüksek sesle dinlemekle değil, ancak  Türkçe sevgisini kalbe yerleştirmek, onu  hayatta kullanmak , argolardan , küfürlerden arındırmakla olur. Türkçemizi işte bu yüzden sizler yaşatacaksınız . Sizin çocuklarınız yaşatacak. Bunun için de Türkçe okumak , Türkçe yazmak ve  notlarınızın içinde Türkçenizin de en az  tarih kadar , din kadar yüksek olması  gerekmekte. İşte sende buna azmi dikkat göstermektesin oğlum. İşe bu  yüzden senin Türkçe sevmeni , en azından  insan olman , benim oğlum olman kadar sevmekteyim.

Canım oğlum,

Seninde mesleğin ne olursa olsun  güzel Türkçemizi sevdiğin için ilerde güzel yazan bir yazar, Türkçemizi  güzel konuşan , etkileyici olarak insanlara hitap eden  güzel bir hatip olacağına candan inanmaktayım. Kimseleri etkileyemezsen bile senden sonra gelecek olan çocuklarına bu sevgiyi aşılamak bile sana yeter. Kendi çocuklarına Türkçe sevgisi aşılayamayan  ama kürsüde insanların  halk ozanı olmasını aşağılayan akademik  unvan olman neye yarar. Ama  Türkçe alanında akademik  kariyer yapıp da , çocuklarına  güzel Türkçe konuşma ve yazma sevgisi aşılamayan  hocalara rastlamak ile hüzün duymaktayım. Ama sizin gibi Türkçe seven insanlar inşallah Türkçemizin gücünü tüm dünyaya  göstermek için çaba harcayacaklar.

Canım oğlum,

Güzel konuşamayan insan , derdini de başkalarına tam anlatamaz. Bizlerde zamanında  derdimizi anlatamamanın sıkıntısını çok yaşadık. Anne ve babamızın  Türkçeyi tam kullanamaması , yani iyi öğrenememiş olmaları, kültür seviyesi düşük toplumda yaşamamız  bizim dertlerimizi anlatmamızı zorlaştırmıştı. Ama sizler hem bizlerden daha eğitimli anne ve babaya  sahipsiniz , hem daha güzel okullarda , daha bilinçli ve Türkçe seven öğretmenlerin elinde  Türkçeyi daha çok sevmektesiniz . Bu da  sizlerden , bu ülkeye faydalı olacağınız konusunda beklentilerimizin, umutlarımızın , hayallerimizin de olumlu olarak artmasına sebep olmakta . “ Ben Türküm” diyen bir babanın   Türkçe seven bir oğlu olması,Onun da  Türkçeyi tam öğrenmeye gayret ederek  Türkçeden   yüksek not alması , bunun da  onu sevince boğması  gerçekten benim açımdan büyük olaydır.

Canım oğlum,

Benim sana yazdığım bu mektupların da etkili olması , bizim Türkçeyi sevmemiz, Türkçe okumamız ,  güzel yazan yazarları çok beğenerek , çok kabullenerek okumamız sayesinde olmuştur.  Güzel yazan insan ne kadar etkili olmaktaysa, güzel konuşan insanlarda gençlere o kadar etkili olurlar. Türklük ve Türkçe  “Ben türküm” veya “ Ben Türkçeyi severim” demekle olmuyor. Bunu yaşamak güzel kelimeler seçerek konuşmak , Türk gibi yaşamakla oluyor. Bir şeyi iddia etmekle yaşamak arsında dağlar kadar fark varıdır.  İddia etmek, konuşmak kolay, yaşamak zordur . Türkçeyi hem sevmek , hem yaşamak   her kişinin değil er kişinin eseridir . Güzel Türkçemiz de er delikanlı  insan demektir. Bu yüzden biz ölenlere de “er kişi  niyetine” diyerek saf tutar  askerde de  rütbesi olmayan  ama  vatanını hakiki manada seven insanlara er deriz. Yani er demek  Türkçe sevmek demektir bana . Sen de  er kişi, delikanlı kişi olarak devam edersin hayatına.

Canım oğlum,

Her kötülüğün başı insanlarla güzel diyalog kuramamaktan gelir insanın başına. Yanlış anlaşılmak da güzel Türkçe bilmemek , karşımızdaki insanın kültürüne göre Türkçe kelimeler bularak kullanamamaktan meydana gelmekte . İletişim hataları bizleri birbirimize  düşman etmekte işte. Bunun çaresi de işte Türkçemizi sevmekten , Onunla konuşmaktan, onunla yazmaktan, hatta insanları bile Türkçe sevmekten, Türkçe  düşünmekten geçer. Hatta rüyalarımız bile Türkçe olursa daha net rüya görürüz.

Canım oğlum,

Türk milletine hizmet etmek sen yaşta daha İlköğretimde Türkçeyi güzel öğrenmek , güzel  yaşamak ile elde edilir. Sen bu yaşta yola bir başladın pir başladın. Türkçeyi sevmek yolunda yolun açık olsun daima derim.

 

Muhabbetle Türkçe ile “ Seni çok seviyorum” diyor, seni Türkçe kucaklıyorum.