VATANINI GÜÇLÜ SEVGİ İLE SEVEN OĞLUM

Canım oğlum,

İnsanı hayvandan ayıran  en önemli özelliklerden birisi de sevgi bağıdır. Gerçi hayvanlarda da sevgi vardır ama onlar  içgüdü ile olan bir sevgi. Yani hayvandaki insani sevgi değil. Hayvanın yaratılışı gereği, hayvanlık içgüdüsü ile bir sevgi.  Biz ise sevmeli ama gerçek manada  insan olduğumuzun bilinci ile severiz.Bizim sevgimiz insani bir sevgi. Yani inanarak hissederek sevgi.

Canım oğlum,

 Batı geliştikçe teknolojiye  boğulmakta, insan teknolojisini geliştirdikçe tembelleşmekte, hatta iş yerine bile gitmeden teknoloji ile evde çalışır hale gelmektedir. Teknolojinin gelişmesi ile paralel ailevi duygular gelişmediğinden, sevgi denen duygu ikinci plana düştüğünden  dolayı da  insanlar arasında kavgalar, cinayetler  her türlü şiddet artar hale gelmekte. Bizler ise sevgiyi ön plana çıkaran bir toplum olmamızdan dolayı  onlar kadar maneviyat bataklığına düşmüyoruz. Bizi biz yapan, bizi ayakta tutan  hep manevi değerler olmaktadır.

Canım oğlum,

Biz öncelikle bizleri yoktan var eden Allah’ı, onun bizlere elçi olarak gönderdiği peygamberi, sonra üzerinde yaşayarak var olduğumuz vatanımızı ve bu vatanı vatan yapan milletimizi sevmemiz lazım. Sonra ailemiz ve toplumun diğer fertleri onların  bizi sevdiği kadar sevilmeye layık olan insanlardır.

Canım oğlum,

Ne kadar, tüm insanları sevmemiz istense de, bizleri hakiki manada sevemeyen,  bizleri seviyormuş görünerek bizim kutsal bildiğimiz değerlerimizle alay eden, bizler yapma sevmiyorum dedikçe sevmediğimiz hareketleri sırf sevmediğimiz  için yapan insanları sevmek ne kadar doğru olur?  O insanlar bizi hakiki manada sevse böyle  yaparlar mı? O yüzden bizi seveni daha çok sevmemiz, bizi sevmediğine inandıklarımızdan uzak kalarak onlar hakkında konuşmadan uzak durmamız en ideal olandır.

Canım oğlum,

Topluma baktığım zaman gençler arasında sevgiden, yakınlaşmaktan, kaynaşmaktan çok korkmak, kaçmak kavramlarının yaşandığını, topluma sevgi ile öğrenme ile açılmak yerine korku ile  kaçmak  temel değerlerinin hakim olduğunu görmekteyiz. Bu tutumda  ailelerden görülen  ve toplum olarak  yanlış olarak gençlere   yaşam tarız olarak dayatılan tutumdan meydana gelmekte. Siz bilinçli çocuklar ise toplumun bu önyargılarını yıkarak yavaş yavaş  açılmak ve  sevgi ile bilgiyi topluma hakim kılmak için çaba harcamalısınız.

Sevgili oğlum,

Okumakla hayatı geçmiş, tecrübeli ve bilgili insanlardan  çocuklar ve gençler faydalanmasını bilmeli. Ama ne yazık ki günümüzde,  çocuklar ve gençler karşısındaki insanın bilgisinden çok   kendi düşünce yapısına, yaşantısına ne kadar yakın olduğuna bakmakta. Çünkü, gençler yaptıklarının doğru mu yanlış mı olduğunu bilmeden en ideal yaşantının kendi yaşantısı olduğunu zannetme cehaleti ile yarışmaktalar. Sen ise her zaman, herkesten öğreneceğin yeni şeyler olduğun unutmayarak yaşarsan hayat sana güzellikleri sunacaktır. Çünkü niyetler güzel olursa, yaşantılarda mutlaka güzel olacaktır.

Canım oğlum,

İnsan  okulunu severse, okudukları beynine çabuk girer ve unutulmaz. Öğretmenlerini severse onlardan öğrenir. Anne ve babası onu severse o da ailesini gerçek manada sever. Akrabası severse gerçek manada sever. Sevginin hakim olduğu ailelerde hem anne  hem baba, hem de çocuklar başarılı olurlar. Yapılan araştırmalar sokak çocuklarının çocuğun anne ve babası olmayan ya da anne ve babasının ilgisizliğinden dolayı, sevgisizliğinden dolayı sokakta mutluluk arayan insanlar. Bu yüzden  aile de sevgi insanlar arasında sevgi olduğu zaman  hayatta zorluğun olmadığı tartışılmaz gerçeklerdir.

Canım oğlum,

Ailesinden hakiki manada sevgi gören insan, çalışmayı da öğrenir. Çalışan insanın rahat edeceğini, başarılı olacağını ve vatanına görevlerini daha çok yapacağını, vatanını  sevdiği zamanda ona ihanet etmekten, lafta sevgi sözcükleri konuşmaktan her zaman sakınacağını bilir.

Canım oğlum,

Hayatta öyle insanlara rastlamaktayız  ki, sorsan en büyük milliyetçi onlardır. Ama iş yerlerinde zamanlarının çoğunluğu  çalışma odalarından çok çay ocaklarında laf üretmek, iş yerlerinin önlerinde sigara içerken gelip geçen insanların ve sigara içmeyen iş arkadaşlarının dedikodusunu yapmakla  geçirdiklerini görürsün. Kendisinden güçlü insanları gördükleri zaman yalaklık yapmaya herkesten önce koşarlar ve   bundan zevk alırlar. Nerede böyle insanların  vatan  ve millet sevgisi?

Canım oğlum,

Senin de iş yerinde  mesain bitene kadar boş zamanın olabilir. Doğaldır. Bu zamanı okuyarak,  bilgi edinerek, başkalarına edindiğin bilgileri aktararak, sonra arkadaşlarını hakiki manada severek iş arkadaşlarının aile fertlerini de kendi aile fertlerin olarak görerek  onları da aile fertlerin gibi severek geçirsen bu da vatana hizmet olur.  Tabii ki onların seni sevdiği  ölçüde. Vatanı böyle sevsek, vatanı böyle bilgi ile donatsak insanları o zaman sorarım sana bu ülke nasıl  çekinilecek ülke olur değil mi ?

Canım oğlum,

Derler ki, “Bir  ülkede yerinde sayanlar yürüyenlerden çok ve boş ses çıkarır”  Bu ne kadar doğru. Hadiste bile “ İki günü denk olan insan ziyandadır” demiş büyük insan. Bazılarına baktığımız zaman iki gününün denk olmasını bırak, geriye giden bir gelişim sergilemekteler. Bunu da  milliyetçilik adına yaparlar.  “ Cahil milliyetçilik” bu olsa gerek. Yani farkına varılmayan bir cehalet, kuru kalabalık  olmak da diyebiliriz. Halbuki insan olmamızın esası önce bizim kendi ayaklarımız üzerine durmamız, sonrasında da  başkalarına onlar istediği oranda faydalı olmamızla olur?

Canım oğlum,

Güçlü sevgiler, güçlü laflarla olmaz. Güçlü sevgiler kalpten kalbe güçlü akan sevgilerdir. O sevgiyi hem söyleyen, hem de kendisine “ seni seviyorum “ denilen insan taaa derinden hisseder. Gerçek manada verilen sevgiler bir süre sonra sona ermez. Bugün öyle toplum olduk ki, insanlar can ciğer kuzu sarması, sonra şeytana uyularak yapılan ayrılıklar ve  olmadık laflarla düşman olmalar. Nerede hangi gerçek sevgi? Nerede hani sevgi? Gerçek manada seven zamanla böyle olabilir mi? Diğer yandan  ölene kadar ayrılmayanlar. Hatta aynı anda ölenler. Kim gerçek sevmiştir sen anla.

Canım oğlum,

Vatanı sevmek demek, önce güzel bilgi ile donanarak bir meslek elde etmek demek. Sonrasında bu mesleği en iyi şekilde yapmak demek. Mesleği yaparken  de karşısındaki insanı kırmamak, iş arkadaşlarına  da güzel davranmak demek. Arkadaşlarının çoğunluğu sana baktıkça “ İşte  iş arkadaşı, işte insan böyle olmalı ”  diyemiyorsa  o zaman biz mesleğimizi güzel yaptığımızı söyleyebilir miyiz ?

Canım oğlum,

Vatanını güçlü sevgilerle seven insanların çok olduğu yerlerde  düşmanlar  kök salamazlar. Bir ülkenin güçlü olması için o ülkede hakiki manada  ülkesini seven insanların çok olması lazım. Bu da senin , ötekinin,  çalışması güzel meslek elde etmesi, sonrasında kişilik sahibi olması ve  kenetlenmesi ile olur. Vatanını gerçek manada seven insan vatanını severken, onunla bununla alay etmeye  ve onları   küçümsemeye saman bulamaz. Bil ki konuşmaya kötü alışkanlıklara çok zaman ayıran insan  vatanını hakiki manada sevmeye daha  az zaman hatta hiç zaman ayırmıyor demektir.

 

Canım oğlum,

 

Kimseye bakmadan, kulak asmadan,  hepimiz önce kendimizi severek geliştirmeye, sonra ailemizi sevmeye geliştirmeye, mesleğimizi sevmeye ve geliştirmeye devam edelim. El ele gönülden  gönüle sevmek ne güzel değil mi ?