TOPLUMUN ÇİVİSİ ÇIKMIŞ

 

Halk arasında bir tabir vardır.”Bu toplumun çivisi çıkmış.”Çivisi çıkan bir eşya nasıl dağılır, parçalarına ayrılırsa; çivisi çıkan toplumunda her yöne böyle dağılır.

İşte ‘Yeni Türkiye’de durum böyledir. Seçime birkaç gün kala liderlerin ağızlarından hep yalan-dolan, iftira, suçlama ve küfürlere benzer sözler hiç eksik olmuyor. Ve bu gibi söz ve davranışlar toplumu geriyor. Bir gün önce söylediklerini ertesi gün yalanlıyorlar. Başbakan ve Cumhurbaşkanı bunu çok yapıyor.

            Bazı makamlar ayağa düşürülüyor. Özelliklede bakanlık makamı… Bakanlar Anadolu’ya çıkmışlar mahalle mahalle gezip mitingler yapıyorlar. Konuştukları o ilin sorunları değil muhalefetin halka verecekleri hizmetleri ve fakir-fukaraya verecekleri ücretlerin nasıl ve nerelerden verileceğini tartışıyorlar. Kendilerinin verecekleri bir şey yok galiba… Bir yok oluş mu desem, çaresizlik mi desem bir gerginlik ve psikolojik ortamı içindeler. Propagandalarını da bu ortamda yapıyorlar. Bunu anlamak mümkün değil!

            İktidarlar gelip geçicidir. İnsanlık ve dürüstlük hasletleri kalıcıdır. İnsanlar yarın birbirinin yüzüne bakmak zorundadır. İftiralar, suçlamalar, hırsızlıklar, yolsuzluklar, torpiller, yandaşlıklar, şarlatanlıklar ve dalkavukluklar yapılıyorsa bir toplumda orada her şeyler kötü gidiyor demektir. Bu da sözün bittiği yerdir.

            Helal ve haram birbirine karışmış, israf artmış, belli bir zümre lüks ve şatafat içinde yüzerken, büyük bir kesim açlık sınırının altında yaşıyor. Çöplerden yiyecek toplayanların sayısı gittikçe artıyor ve bir kesim hala laf üretmekte ve halka cennetin anahtarlarını vaat etme peşindeler.

Bazı bakanlar yasaları hiç tanımıyor. Adalet ve hukuk rafa kaldırılmış, güçlüden yana… Danıştay’ın verdiği kararlar uygulanmıyor. Sayıştay denetimlerini yapamıyor. Diyanet siyasallaştırılmış ve camiler partilerin propaganda yerleri yapılmış. Devletin imkânları seçimde sonuna kadar hükümet tarafından kullanılmakta ve tarafsızlık ilkesi çiğnenmektedir.

            Milli ve manevi değerler yozlaştırılmış. Türk Bayrağı ve bu ülkenin kurtarıcısı Mustafa Kemal Atatürk’ün resimleri suç unsuru kabul edilir olmuştur. Allah, Peygamber, Şehitlik ve Gazilik gibi kutsal bildiğimiz değerler yıpratılmıştır. Kur’ân-ı Kerim siyaset malzemesi yapılarak üzerinden ‘oy’ toplamaktadırlar.

            Bülent Arınç, Burhan Kuzu gibi seçilemeyen bazı milletvekilleri ve bazı hükümet yanlısı yazarlar işin farkına yeni varmışlar. İsraftan, vurgundan, talandan ve adaletsizlikten yakınıyorlar. Bunlara günaydın demek lazımdır.

            Yeni mi uyandınız uykunuzdan…

            Bir hikâye-HARAM:

            “Doğu Anadolu’ya tayini çıkmış ve bir ilçede ev bakan arkadaşa ev sahibinin, evdeki musluklarla ilgili açıklaması:

            —Burası mutfak musluğu, kaçağa bağlı.

            —Burası banyo musluğu, kaçağa bağlı.

            —Burası lavabo, bu saate bağlı.

            Arkadaşı da gayri ihtiyar; “Amca hepsi kaçağa bağlı da bu neden saatinize bağlı?” diye sorduğunda aldığı cevap harika:

            —Yavrum biz burada otururken burada abdest alıyorduk, haram karışmasın.”

            7.Hazirandan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak… Kim kazanırsa kazansın, kim kaybederse kaybetsin, farklı bir güne uyanacağız…

            Allah günü değil, yarınını düşünenlerden eylesin!

            Hainler tarafında şehit edilen Eski Gümrük ve Tekel Bakanı Gün Sazak’ın ölüm yıldönümü…             Allah’tan rahmet, mağfiret ve ülkücü camiaya başsağlığı dilerim. Nur içerisinde yatsın!