Sulu Sokak’taki Hamamlar

Süleyman ERKAN

 

Temizliğin adıdır hamam. Hamam denince aklımıza vücudun temel dış temizliği gelir. Vücudumuzdaki toz, toprak ve kirlerden arındırıldığı yerdir hamam. Hamamın verdiği tatlı bir yorgunluğu insanın vücudundaki her alanında hissedersiniz. Sıcaktan çıktıktan sonra vücut su ister ve bol bol içersiniz. Temizlik yapılan mekan temiz, düzenli, hijyenik,ferah ve geniş olmalı. İçinde sana hizmet eden elemanların bulunması gerekir. Telleği, havlucusu, kurulayıcısı, çaycısı gibi insanlar yer almaktadır. Hamama sağlık için gelirken sağlığımızı kaybetmemeye çalışmalıyız. Hamamlar sosyal içerikli kullanılan, sohbet edilip, insanların görüştükleri bir mekan olarak da bilinir.

            Eski insanların yaşayışlarını şöyle bir hayal edelim. Ulaşım atlarla, eşeklerle yapılır. Her evin yanında veya çevresinde hayvan barınakları mevcut. Kağnıların ve at arabalarının seslerini daracık sokaklarda duyarsınız. Evler damdan yapılmış, odalar küçük ve kireçli sıvanmış. Evlerin tabanları samanla karıştırılmış, toprakla sıvanmış. Yatacak yerleri samandan veya ottan doldurulmuş döşekler, yastıklar. Üstlerini örtecekleri yorgan pamuktandır. Tabanda el örgüsü, çecim serilmiştir. Zengin ailelerin evleri biraz daha farklıdır. Yün yataklar, yün yorganlar, ahşap döşemeli geniş mekanlar. Mekanlarında özel hamamlıkları mevcuttur. Yoksul ailelere göre giysileri bol ve çeşitlidir. Fakirlerin banyo yapacakları yerler ya çağlıklar veya da hamamlardır. Hamama gitmek bir ayrıcalık ve vücut genel temizliğini yapmaktır.

            Eskiden kadınlar toplanır, haftanın bir gününü hamam günü yaparlarmış. Burada sohbet etme, kıza bakma, haber alma, haber verme yerleriymiş. Düğünlerde arkadaşlarıyla damat ve gelin hamamı yapılırmış. Köylerdeki damatlarda yunnak denilen yerlerde banyo yaptırılırdı. Hamam kültürü bir başkadır. Günümüzde halâ bu gelenek yaşatılmaktadır. Eğlence olsun diye erkekler bir gün önceden keşkek pişittirirler, eğlenceli, çalgılı hamam yaparlardı. Hamam buluşması cazip hale getirirlerdi. Kadınlar bohçalarını hazırlarlardı. Taslarını, yeni çamaşırlarını, kemik taraklarını, kokulu sabunlarını, havlu ve peşdanballarını bir gün önceden hazırlarlardı. Dolmalar sararlar, batlarını, kısırlarını, börek çörek ve yağlılarını, soğuk içeceklerini hazırlarlardı.

            Hamam duygusu ve yaşantısı başka olur. O kadar çok hamamla ilgili fıkralar, sözler, türküler şarkılar var ki saymakla bitmez, tükenmez. Kısacası hamamlar bir kültürdür. Geçmişten geleceğe ışık tutan bir meşale, dik ve onurlu duran mekanlardır.

            Tokat'ımızın en eski yerleşim mekanlarından biri olan Sulu sokak’taki tarihi binaların arasında bulunan hamamlarımıza bakalım.

            Halen ayakta zamana meydan okuyan hamamlarımız bakım onarım ister. Çevre düzenlemesiyle kendini ortaya koyarak yeni görücüler ister.

            1- Mustafa Ağa hamamı: TakyecilerCamiisinin Kuzeyinde bulunan bu hamamın yapılışı tarihi kesinlikle bilinmemektedir. Selçuklu döneminde XIII. Yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır.

            2- Sultan Hamamı: Bu hamamında yapılış tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Yapılış Kitabesi hiç bir kayıtlarda rastlanmamaktadır. XIII. Yüzyılda Selçuklular dönemine ait olduğu sanılmaktadır.

            3- Yonguç Paşa hamamı: Sultan II. Murat zamanında padişahın lalası Yörgüç paşa tarafından 1437 yılında yaptırılmıştır.

            4- Ali Paşa Hamamı: Ali paşa tarafından cami yapımı sırasında bu hamam inşa edilmiştir. 1572 yılında yapılmıştır. Osmanlı mimarisine göre düzenlenip, yapılmıştır.

            5- Pervane Hamamı: Bu hamam Pervane Daruşşifası ile birlikte Selçuklu veziri Muinuddin pervane tarafından 1275 yılında yapılmıştır. Günümüzde yollar ve çevresi dolgu yapılarak yarıdan fazlası toprak altında kalmıştır. Bir rivayete göre kaleden bu hamama yol olduğu söylenir. Bu hamam halen günümüzde insanlara hizmet vermektedir.

            Sokaklarında tarih kokan, günümüze kadar ulaşan bu ecdat yadigarı eserlere sahip çıkmalı, onları korumalı kollamalıyız. Eksik yerlerini yapmalı yıkık yerlerini onarmalıyız. Çevre düzenlemelerini mimari özellikler gözetilerek yapılmalı. Çevresini ağaç ve çiçeklerle düzenlemeliyiz. Bize kadar oluşan bu eserleri, bizden sonraki nesillere miras olarak bırakmalıyız.

            Hamamlar insanların iç güzelliklerini ve temizliğinin dışa varan yansımasıdır. Bu güzelliği yaşamak ve yaşatmak bizim elimizdedir.

            "Temizlik imandan gelir", "Aslan yattığı yerden belli olur." Yaşamak, sağlıklı olmak için her işin başı sağlıktır.