Niyet Hayır Akıbet Hayır

“Genç, bahtiyar, gelin kız… anne ve baba gider,

Hiç kimse ebed kalmaz, herkes hesaba gider!”

 

Aylardır ülkenin üzerinde çöreklendiği söylenen kâbus nihayet sona erdi (!).. Artık ülkenin önü açıldı... “Hırsızlardan hesap sorulacak…” “Hesaba çekilmeyenler hesaba çekilecekler…” Bu ve bunun gibi bu bunun teranelere ülkeyi halkın önüne götürenler,  sonunda umduklarından fazlasıyla buldular…

            İşite üç günlük ülkenin hali… Sadece 100 milyar doların üzerinde sermeye ülkeden kaçıp gitti…  Piyasalar sıkıntılı… İş çevreleri yeni gelenlerin yönetme erkine güvenmediği için hiçbir şey yapmadan bekliyorlar…

            Nasıl bir hükümet kurulacak, ne olacak? Kazandıklarını söyleyenlerin şımarıklığı nereye kadar gidecek?

            Doğrusunu söylemek icap ederse; millet bile bile kurşunu kendi ayağına çekti.  İçimden ne olursa olsun, demek geliyor…

            “Hırsızlar, hırsızlar” diye bağıranlar aslında kendi hırsızlıklarını örtmek isteyen asıl hırsızlardır…

            Birileri iyi niyetle yola çıktı. Sonuna kadar da bu iyi niyeti götürdüler, götürmeye devam ediyorlar... Hiç kimse hesaba çekilmekten korkmadı, korkmaz da…

Hesaba çekilmekten korkanlar halka niçin gitsin…

Bir önceki seçimlerde yeterince oy alamadıkları, hatta bir kısmı meclise girmedikleri için “ Oylar çalındı, trafolara kediler girdi, usulsüzlük yapıldı.. Demokrasi battı, bitti!” diyen şarlatanlar, bu seçimlerde üç beş puan fazla oya aldık diye, dut yemiş bülbül gibi sustular. Türkiye Demokrasisi zaferi kazandı, hükmüne vardılar.

Sevsinler sizi… Kazanamazsanız, yolsuzluk, hırsızlık, haksızlık var, kazanırsanız demokrasi var…

            O demokrasi dün de vardı…

Cüneydi Bağdadi Hazretleri: ”Dostunu tanımak için, düşmanının attığı okun yönüne bak”  diye buyurmuşlar.

Fakat bu millet düşmanını göremedi.  İki gündür dünyada hangi milletin ve hangi uşakların sevinip, hangi mazlumların gözyaşı döktüğünü görenler; bu memlekette kimin kazandığını, kimin kaybettiğini umarım daha iyi anlamışlardır. Pireye kızıp yorganı yakmanın bir manası yoktur.

            Milleti aklını; yalanla, dolanla, talanla çalanlar şimdi zil çalıp oynasınlar, Yahudi tohumlarıyla birlikte…

            Ülkemizin, bayrağımızın, birliğimizin, dirliğimizin, gelişmemizin,  düşmanlarıyla… 

“Dünya beşten büyüktür” sözünü yüreğinde hissetmeyecek azimsiz ve gurursuz vasıflarıyla… Oynasınlar oynayabildikleri kadar… Bundan sonra yesinler, içsinler; bayram yapsınlar, aksırıncaya, tıksırıncaya; sokaklarda sürününceye kadar hoplayıp zıplasınlar bakalım… Nelere mal olacak bu yapılanlar… Daha dün dört tane vatandaşımız vefat etti. Gerisini söylemeye dilim varmıyor… Allah korusun…

            “Hiç mi onların suçu yoktu?” diyenlere… Elbette suçları vardı…

             Bu milletin feryatlarına kulak asmadılar… Yoksulun, fakirin çığlıklarını dinlemediler. En kötüsü de böbürlendiler, kibirlendiler… “Bizden başka kimse yok!” dediler… Hatalarını görmediler, görmek istemediler… Ucube anlayışlara halkın nabzını elinde tutan insanları geri plana ittiler. Yanlış insanlarla yola çıktılar. Şehirlerin kendi insanlarına değil;  “Biz bunu uygun gördük, bunu seçeceksiniz” diye direttiler.

            Geçmiş tarihlerde bir vekilin söylediğini hiç unutmam… “Biz dağdaki çobanı da getirsek halk onu seçmeye mecbur…” diye söylemişti. Bu dönemde de aşağı yukarı benzer şeyler yaşandı…  Şehirlerin kendi insanlarına pek rağbet edilmedi… Hangi partiden olursa olsun seçilenlere asla olumsuz bakmak gibi bir düşüncem yok. Hepsi kendi bazında bir değerdir. Hepsi de bulunmaz insanlardır. Hepsi de bu göreve elbette layıklar… Fakat kazın ayağı işte öyle değil…

            Bir kısım seçmen sandığa gitmedi… Bir kısmı ise: ”Al sana! Al sana!” diyerek; bilerek ve isteyerek çifte mühürle oylarını geçersiz yaptı…

            Uzatmayalım…

            Şu söz herkes için geçerli…

            Niyet hayır, akıbet hayır…

            7 Haziran Seçimleri ülkemize, milletimize ve şehrimize hayırlar getire…

 

 

            Mehmet Emin ULU