Erbaalı Genç Şair Rıdvan Nişancı:

”Yazmak benim için mutluluğun, hüznün, acının, neşenin… Asıl ve gerçek tanımı.”

SORU-Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız ? Hangi okullarda okudunuz? Nerede çalıştınız bugüne kadar?

RIDVAN NİŞANCI-  1996 yılında Tokat'ın Erbaa ilçesinde dünyaya geldim. 4 yaşında babamın vefatı üzerine evin direği olma çabam başladı ve bu çabayı alnımın teriyle kazandım. 14 yaşımdan beri babamın inşa ettiği kasap dükkanımız da alın teriyle para kazanmaya başladım. İlköğretimi mi Mithatpaşa İ.Ö.O'da okudum. Liseye Coşkun Önder Lisesinde başladım, 2 sene sınıf tekrarı olmak üzere Lise hayatımı büyük bir hatayla kapamış oldum ve hatamdan ders almak için Açık Lise'ye yazıldım ve halen açık lisede sürdürmeye devam etmekteyim. 11 Ay sonra da askere gideceğim.


SORU-Yazmaya ne zaman ve nasıl başladınız?
RIDVAN NİŞANCI- . Yazmak ve aslında yazılanı karşı tarafa güzel bir şekilde hitap etmek en büyük hayallerimin içindeydi, yazmaya 17 yaşında başladım, ilk zamanlar günlük tutar gün içinde olup biteni defterime yazıp ertesi gün yazdığım güne kadar odamın duvarına asardım. Daha sonralarda yaşadığım kötü günler oldu ve artık günlük yazmayı bırakma kararı  aldım, Çünkü kötü şeyleri yazmamayı kazımıştım beynime. Hep iyi şeyler olsun isterdim hayatımda, ve bir süre sonra şiir yazmayı düşündüm bu kararım üzerinde hep yürümek istedim, ve sanırım başardım.. 

 

SORU- Yazmak sizin için ne ifade ediyor?

RIDVAN NİŞANCI- Yazmak benim için mutluluğun, hüznün, acının, neşenin.. asıl ve gerçek tanımı.

SORU- Kitap çıkarmayı düşünüyor musunuz?* Gençler genelde yazanlar hemen kitap çıkarmak ister de.

RIDVAN NİŞANCI- . Şu anlık aklımda kitap çıkartmak için bir düşünce yok, ama isterdim yazar kısmında benim ismimin geçmesini, okurlara güzel ve ders alıcı bir şeyler yazmayı gerçekten çok isterdim. Eğer kitabım olmasını farz etseydik, hayata yönelik ders verici bir kitap yazardım, Okuyanların hayatta iyisiyle kötüsüyle her an her şey olmasına rağmen hayata ve yaşama karşı hep dimdik ayakta durmalarını tavsiye edeceğim bir kitap yazardım.

 

SORU- Erbaa gibi bir yerde yazarken hangi kaynaklardan besleniyorsunuz?

RIDVAN NİŞANCI-  Erbaa yazı konularında gelişememiş bir şehir, kimseden yardım alamıyorum, kendi başıma defterime bir şeyler karalıyorum. Fakat memleketim adına bir güzellik yapıp yazmak isteyip yazamayan, cesaret edemeyen insanlara yazı işleriyle ilgilenen güzel bir öğretmen vs. bırakmak isterdim.

 

SORU- Yazarken  hangi şair ve yazarlardan etkilenirsiniz?

 

RIDVAN NİŞANCI-  Özellikle yaşadığı hayatıyla, sürekli bir yaşam çabası vermesiyle, başladığı işi yarı yolda koymayan, inatçı, cesur, yürekli kişiliğiyle Nazım Hikmet Ran' ı örnek alıyorum.

SORU-Eğitim hayatınızı yarıda bırakmanızda yazma  isteğinizin bir etkisi oldu mu?

 

RIDVAN NİŞANCI- Aslında yazmak benim eğitim hayatımın ( İlkokul, lise) bitmesiyle başladı, eğitim hayatımın bitmesinden önce hayatımda gökkuşağı renklerinin her tonu vardı, fakat eğitim hayatı bitince gökkuşağı renkleri bir anda siyaha dönüştü ve hayatın gerçek sillesini suratıma bir tokat gibi yiyerek öğrendim ayakta durmayı ve yazmayı.. 

SORU- İyi yazmak için nasıl bir çaba harcıyorsunuz?


RIDVAN NİŞANCI-  İyi yazmak veya en iyisi olmak gibi bir çabam yok, ben sadece hedeflerimin peşinden koşmayı seviyorum, bence iyi yazmak için sadece düşünmek ve yazıyı içinde yaşamak gerek.

SORU- Şiirlerinizden  birkaç tane  okur musunuz?


RIDVAN NİŞANCI- . Şimdi geç kalmış merhabalara eskimiş selamlar bıraktım. Kendimden ağır sana yazdığım her cümlem, ona iyi bakın demişsin arkadaşlarıma ona iyi bakın.

Senin bakmaktan korktuğuna kim yanaşır ki şimdi, dönmeni beklemeyeceğim inan, çünkü gittiğine inanmıyorum, ve inanmakta istemiyorum aslına bakarsan, ha unutmadan annem seni sordu az önce, 'İyi mi oğlum' dedi, iyi anne iyi dedim, merak etme söylemedim korkup kaçtığını üzülür şimdi, onada kıyamam sen gibi bilirsin.
En derin satırlarım sana en derin yaramsın artık, hadi dön iyileştir en derinimi.

Beni kendime uğurlama, sensiz kalkamam sensizliğin altından, gel ve kilitle gözlerimi gözlerine, ver kalbinin sol anahtarını kapa kapıyı üzerimize, yoksa kaç yalnızlık çıkar yalnızlığımdan bilmiyorum, gel yoksa bin geceyi tek lokmada yutar bir gecem.

Kaybolurum göz çukurlarında bu sana ilk ve son haykırışım, hisset şu her kelimede can çekişen gözyaşlarımı. Ve gel yoksa sensizliğin karanlık ve soğuk kışında kaybolur giderim bi köşede..

Dön elinde suyla oruçlu bi çocuk var yüreğimde, dön ki okunsun ezanlarım, dön ki her saniye nefes alırken ölmeyeyim nefessizlikten..

SORU-Yazmak isteyenlere neler tavsiye edersiniz?


RIDVAN NİŞANNCI-  Yazmak isteyenlere tek tavsiyem, içlerinden istediklerini geçenleri yazsınlar, en son işi bir başka kişiden fikir yardımı almak olsun, çünkü insan, düşmeden yürümeyi, ağlamadan gülmeyi, sevmeden sevilmeyi bilemez. Yazı yazmakta bu bahsettiğim şeyler gibidir, kimse hata yapmadan yanlışa batmadan doğru yolu bulamaz, ve insan bir el yardımı olmadan da yerden kalkmayı başarabilmelidir...