Engellileri Gerçekten Seven Yönetici

Sevgili yönetici dostum,

Engellileri sevmek için illa yönetici olmak gerekmez biliyorsun. Ama engellileri sevmek için gerçek manada insan olmak gerekir.

Bunu neden yazdım biliyor musun? Çok insan lafta engellileri sever ama gerçek manada engellileri sevmedikleri gibi, seviyormuş gibi yaparak engellilerin maaşlarını çekiştirmek ve onların sahip olması gereken şeylere ulaşmaları için engel üzerine engel koymaya gayret ederler. Bilinçli ve işin farkında olanlar bunu hemen fark ederler. Bu yalnızda engellileri küçümseyen insanlara zarar vermekten başka işe yaramaz. Çünkü bu insanlar sadece kendilerini kandırırlar ve Allah kimin nasıl niyet taşıdığını da bilmektedir. Bunu adımız gibi biliyoruz.

Sevgili genç yönetici dostum,

Bir insanın engellileri sevmesi nasıl gerekli ve insanlık göreviyse, yönetici olan insanın engellileri sevmek konusunda sorumlulukları daha fazladır. Çünkü yönetici insanın normal insana göre engellilere yardım etme, onlara sevgi gösterme imkanı daha fazladır. Bu mektubumda bu imkanların neler olduğunu sana anlatmak isterim.

Sevgili genç yönetici dostum,

Engelli insanlar, engelli olmalarından dolayı çok daha hassas, çok daha alıngan ve duygulu insanlardır. Yönetici olan insanın onlara söz verirken ve sözlerini yerine getirirken çok dikkat etmesi gerekir bence. Çünkü engelliler kendisine söz verip de bunu yerine getirmeyen insanları asla unutmazlar. Bunun bilincinde olmanı ve bir yönetici olarak engelliler ile ilişkilerinde çok dikkatli olmanı tavsiye ederim sana. Buna dikkat etmeyen pek çok yöneticinin bilerek veya bilmeyerek engellileri küstürdüğünü sonrasında da pişman olduklarına çok kere şahit olmanın üzüntüsünü yaşadım hep.

Sevgili genç yönetici dostum,

Sen de biliyorsun ki engelliler çok özel insanlardır ve Allah’ın topluma emanetidirler ve onlar herkesten çok sevilmeye muhtaçtırlar.

Engelli insanlar içinde de yetenekli ve şiir yazan, yazı yazan insanlar vardır. Resim yapan insanlar vardır. Bu engelliler bir gün sana seni resmetmiş oldukları tablolar veya şiirler ile teşekkür etmek üzere mektuplar ile geldikleri zaman mutlaka onlara teşekkür etmeyi ve gücün oranında bu yeteneklerini ödüllendirmeyi de unutma. Küçük ama manevi ödüller onları çok mutlu eder ve seneler sonra bile bu küçük hediyeni unutsan da onlar unutmayarak çevresindekilere “bu yönetici bana şunları bunları yapmıştı, hediye etmişti” diyerek çevresine anlatırlar. Engelliler bu konuda müthiş vefalıdırlar ve kendilerine yapılan iyilikleri unutmazlar.  Ben buna tecrübelerim ile şahidim ve seninle paylaşmaktan da gurur duyarım.

Sevgili genç yönetici dostum,

Gücün oranında yönettiğin kurumlarda, ilçelerde, illerde engellileri ziyaret etmeyi, onlara dertlerini sormayı, çözebileceklerin sorunları varsa çözmeye gayret etmeni, çözemediğin zamanda mutlaka onlara neden çözemediğin konusunda bilgi vermeni  tavsiye ederim. Onlar sorunları çözmenden çok çözmek için çaba harcamanı severler.

Sevgili genç yönetici dostum,

Engellerine rağmen hayatta başarılı olmuş, engellerine rağmen sağlam olsun engelli olsun insanlara örnek olabilecek engellileri yönettiğin kuruma, ilçeye, ile davet ederek engelliler ile örnek olacak engellileri kaynaştırman engelli çocuğu olan anne ve babalar ile yetenekli ve gelişmiş engelliler ile tanıştırman ve “bu engelli olmasına rağmen başarmış, bu başarmışsa sizin çocuklarda mutlaka başarılı olur” diye örnek göstermen onlara müthiş moral olacaktır. Hatta o engellileri lise ve ilköğretim öğrencileri ile buluşturarak “Bu engeline rağmen başarmış. Siz ise sağlam ve hayatın başında insanlarsınız, bu engelliyken başarmışsa sizler sağlam olarak daha çok başarabilirsiniz.” diyerek moral vermek onları gerçek manada motive eder.

Sevgili genç yönetici dostum,

Yukarıda anlattıklarımı ne yazık ki yöneticilerimizin ihmal ettiklerini, engellileri “seni işe alırız veya tayinini yaparız” diyerek umutlandırdıktan sonra bir daha aramadıklarını, o engellilerin de o yöneticilere iyi gözle bakmadıklarını kalp kırıklıkları yaşadıklarına çok kere şahit olarak üzüldüm. Sen ya ümit verme ya da ümit verdinse yap, yapamadınsa da gerekçelerini onu ikna edecek şekilde bilgi vererek yap. Bunları asla ihmal etme. Bu söylediklerimi yapan yöneticilerin öldükten sonra bile engelliler tarafında hayırla yad edildiklerini ve hayır duasını aldıklarını da duygulanarak şahit oldum. Sen de hayırla yad edilen bir yönetici olmak istersen bunu yaparsın değil mi?

Sevgili genç yönetici dostum,

Bugün belki yakın çevrende engelli insanlar olmayabilir. İlerde olmayacak anlamına da gelmez. Her gün kazalarda hastalıklarda onlarca, yüzlerce kişi engelli kalmakta. Hayatlarında engelli olmak akıllarına gelmeyen insanlar bu acı gerçekle  yüz yüze gelmekte ve o zaman engelli olmak ne demek? Engelli yakını olmak ne demek anlamaktalar ve geçmişte engellilere karşı takındıkları yanlış tutumlardan pişman olmaktalar. Sen ise başına böyle şeyler gelmeden pişman olamayacağın şekilde engellilere karşı tavrını bir daha gözden geçir olmaz mı çok sevdiğim güzel kardeşlim.

Sevgili Genç Yönetici dostum,

Bazı insanlar engellilere kendi sorumlulukları yetmiyormuş gibi hiç görevleri olmadıkları halde sorumsuz yakınlarının sorumluluklarını da yüklemeye çalışmaktalar. Çalışacak gücü olduğu halde çalışmayan yakınlarının sorumluluklarını da engellilere yüklemeye çalışırlar ki, engelliler bunu kabul etmedikleri zaman engelli insanı suçlarlar. Bunu da engelliler sevdikleri için yaptıklarını söyleyecek kadar cehalete düşerler. Sen engellilere gücünün yetmeyeceği sorumlulukları asla yükleme ve yapabilecekleri kadar iş yükle. Birisi sana sorumluluğun olmayan işleri sana yüklemek isterse sen kızmaz mısın? O halde yanında çalışan engellilere ve yakın çevrende olan engellilere sorumluluklarından fazla yük yükleme. Bu onların gözünde değer kazanmana, tersi tutum onların sana karşı yanlış şeyler düşünmesine sebep olur. Çok insan buna dikkat etmez sonradan pişmanlık duyarlar. Ben bir büyük ağabey olarak sana bunları anlatarak uyarmak istedim işte.

Sevgili yönetici kardeşim,

Genç yönetici olarak bazı şeylerin farkına varamayabilirsin ama bu da benim sana yazdığım mektuplar gibi çevrende kalp gözü açık ve senin yanlışlarını görebilecek büyüklerine gerçek manada saygı duyarak ve onları dinleyerek farkına varabileceğin hale gelir.

Sevgili genç yönetici dostum,

Öyle genç yöneticilere rastlarım ki “küçük dağları ben yarattım” edası ile ortada dolaşırlar. En çok da engellileri küçümser onları odalarına bile almaz, onlarla aynı asansöre bile binmezler. Ben bunlara “ hayata bakış açısı özürlü insanlar “derim ve onlara sadece acırım. Çünkü kendini büyük göstereyim derken küçük duruma düştüklerinin bile farkına varmazlar ama sen mutlaka farkına varmak zorundasın. Benim gerçekten sevdiğim bir yönetici bunun farkına varabilmeli çünkü

Sevgili Yönetici dostum,

 

Bunları bugün içinden geldiği gibi sana sevgimi göstermek için yazdım ve gerçekten de sana bunu anlatarak çok rahatladım. Şunu çok iyi biliyorum ki, sende bunu okuyarak, okutarak ve düşünerek çok faydalanacaksın. Bir gün “ağabey bildiğim bu insan ne güzel şeyler yazmıştı” der ve gene, tekrardan okuyarak bana inşallah dua edersin. Ben hep dua ediyor ve gücüm oranında sana nasihat da ederim. İsteyen dinlesin. Ben anlattım görevim bitti.