İLİMİZE- GÖNÜLLERİMİZE TEKRAR HOŞ GELDİN PAŞAM..!

Gazi Mustafa Kemal Atatürk TOKAT'TA...

 

Şerare KIVRAK

 

                96 yıl öncesinin 26 Haziranındaki o coşkuyu, sevgi selini yaşamak mümkün değil tabiki... Zira o günleri yaşayanlar, anlattıkları güzellikleri de yüreklerinde götürdüler. Bana kalan da o günlerin anlatımıyla anılar, hatıralar olarak not defterlerimin sayfalarında saklanmaktadırlar.

                Sabahın karanlığında ellerine aldıkları gemici fenerleri, kırık dökük fanuslarla Kaşıkçı Bağlarından Meydan'a kadar yürüyen anaların, gelinlik kızların, bastonuna dayanarak zor yürüyebilen dedelerin anıları var. Doğum sancısı tutan bir annenin "Paşamı görmeden doğurmam!" dediği sözleri var notlarımda. "Düşmana bizi ezdirmedin, halimiz nice olurdu paşam ellerini öpmeye geldim" diye haykıran bir annenin göz yaşları var notlarımda.

                Kızamıktan yatan üç oğlunu da "Bugün hastalık yok, kalkın paşamız geliyor ona gidiyoruz" diyen babaların sesleri var notlarımda...

                Anlatırken gözleri ufuklara kilitlenen, derinden çektiği "Aahh...!" ile başını iki yana sallarken "O, ne büyük bir adamdır" diye özlemle Atasını yadeden sevgili dedemin anıları var notlarımda...

                Öte yandan, Latife Hanım'a yarenlik eden bayanların içinde bulunan rahmetli baba annem ve halamın anıları var sayfa sayfa... Dokuz yaşındaki halamın, Latife Hanımın çocuklara dağıttığı renkli şekerlerin tadını unutamadığının ifadeleri var anılarımda...

                Hoş geldin Paşam...! İlimize, gönlümüze hoş geldin..!

                Hoş geldin Gazi Mustafa Kemal Atatürk..!

                Her 26 Haziranlarda Mustafa Kemal'ini Kuvvay-ı Milliye ruhuyla bağrına basan, onu dualarla anarken, törenlerle de onu anlayıp, yaşatan Tokat'ın öz evlatları, Yeşilırmak Vadisinin yağız insanları her şeye rağmen bu özel gün kutlamalarına kararlıdırlar.

                Çünkü ülkenin en zor şartlar altında yaşadığı o dönemlerde Gazi Paşa altı kez buraya gelerek Tokat'ı, Tokatlıyı kucaklamıştır. Belki de o, cephede omuz omuza savaştığı Tokatlı Mehmetlerine şükran duygularını böylelikle iletmek istemiştir.

                Ona tüm benliği ile inanan halk, inanılmaz bir heyecan, anlatılmaz bir sevgi ve coşku ile kavuşuyordu paşalarına. İşini, aşını, kundakta bebesini, hasta anasını yanına alan koşmuştu Meydan'a...

                Niçindi bu çılgın bekleyiş...  Kimeydi..? Kimdi Mustafa Kemal..? Onlar bunu çok iyi biliyorlardı. "Sana borçluyuz taa... derinden" diyorlardı. Kimdi Mustafa Kemal..?

                Toplumları aydınlatan, onlara rehberlik eden önderlerin ortaya çıkabilmesi için bir çok koşulların oluşması lazımdır. Mustafa Kemal'i de Osmanlı devletinin içinde bulunduğu ortam ve sistem etkilemiş ve ateşlemiştir.

                * O, 19. Yüzyıl sonlarında doğup yetişen bir Türk aydınıydı. Batılı büyük devletlerin dünya üzerindeki egemenliği asla tartışılamazken, Mustafa Kemal bu güçlere meydan okuma cesaretini göstermiştir.

                *Çünkü O, doğuştan önder ruha sahip bir insandı.

                *Çünkü Mustafa Kemal insan hak ve özgürlüklerine karşı gelen her duruma karşıydı...

                *Çünkü, Mustafa Kemal demokratik yollar dışında bir millete iktidar olma iddiasında bulunan görüş ve düşünüşlere, kurum ve kuruluşlara asla tahammül edemezdi, bunlara her zaman karşıydı,

                *Çünkü onun izlediği yol milli ülküleri hak ve hukuk içinde gerçekleştirmekti,

                *Çünkü o, aklın ve bilimin önemine inanmış, milli dilimiz Türkçeye önem verilmesini istemiştir.

                Tüm bu düşünce sistemleri dahilinde

                Mustafa Kemal Atatürk;

                *Bir Cumhuriyet aşığı idi;

                *Ait olduğu milletin varlığını sürdürebilmesi için vatan, millet ve bayrak sevdasına inanıyordu;

                *Halkın mutluluğu için çalışan, ortak geçmişe ve geleceğe halk ile birlikte bağlı kalınması gerektiğine inanan, kimsenin kimseden üstün olmadığını daima savunan;

                *Toplum halinde yaşayan insanların kurdukları düzeni sürdürebilmeleri için oluşan yüce güç, devlete, devletine güvenen;

                *Bu devlet düzenindeki hukuk kurallarının dine değil, akıl ve bilimselliğe dayandırılmasına inanan;

                *Toplumun yozlaşmış kurumlarını kısa bir süre içerisinde değiştirip yenileştirerek, çağdaşlaştırmaya yönelten ve bunu da çok iyi başarabilen bir yetenek bir önderdir O...!

                96 yıl önce Sevgili Paşalarını görmek için şartlarını zorlayarak ona koşan insanlar, Mustafa Kemal Ülküsünün onlarca güzelliklerinin henüz farkında değillerdi.

                 Onlar için, bugün hala desturumuz olan "Vatan Toprağı Namustur" düşünceleri pekişikti. Paşa bir milletin namusunu, şerefini, onurunu kurtarmış, ülkeyi Cumhuriyete taşımıştır. O, Atatürk olmuştu...

                BUGÜN, O GÜNDÜR..!

                26 Haziran 2015 ilimize, gönlümüze hoş geldin Paşam...!

                Hoş geldin Gazi Mustafa Kemal Atatürk hoş geldin...!

 

                Esen kalın.