Eskileri Gerçek Manada Seven Yönetici

Sevgili dostum,

Başarılı ve sevilen bir yöneticisin. Bugün sana ilginç bir konuda mektup yazmak geldi içimden ve bu mektubu umarım ciddiyetle okuyarak gereğini yaparsın. Çünkü her mektubumun senin mesleğinde ve kişisel gelişiminde bir adım ileri gitmeni sağlamamak amacı ile yazılmakta. Bunu sen benden daha iyi bilmektesin aslında

Değerli yönetici dostum,

Senden önce o makamda kimler oturdu? Onların hayat hikayelerini hiç okudun mu? Veyahut da senden önce o makamda oturanlar hakkında yanında çalışan bir insana “ Benden önce bu makamda oturan insanlar hakkında bana bir dosya hazırlayın. Neden sevilmekteydiler? Neden unutulmadılar. Unutulanların unutulmama sebepleri neler?  Onlar hakkında yayın varsa bana bir suretini getirin. Onlar hakkında yazılanları, söylenenleri okumak, duymak, incelemek istemekteyim” diye söyledin mi?

Canım dostum yönetici kardeşim,

Buna inanmaktayım ki, sende bu konuda diğer yöneticiler gibi bir çalışmada bulunmadın eminim. Bu yazdığımı okuduğun zaman “ Dostum, biz bugün ki işleri bile zor yetiştirmekteyiz ki, sen tutmuşun eskiyi araştırmamı istemektesin? Eskileri araştırarak ne yapacağız ki? “ diye sorabilirsin. Bu sefer ben sana derim ki “ Sen, bu görevin tamamlanmasından sonra, hatta seneler sonra 10 yıl, 20 yıl sonra hayırla mı, yoksa, “boş adamdı o” diye mi anılmak istersin?“ diye sorsam acaba bana ne cevap vereceksin? Bu soruma samimi bir cevap verirsen içinden benim ne niyetle sana bunu sorduğumu çok iyi anlarsın.

Can dostum,

Bu soruma “O da soru mu şimdi can dostum, sevgili ağabeyim tabii ki sevgi ile anılmak  isterim ”  diye  söylediğini duyar gibi olmaktayım. O halde benim sana geçmişi araştır, sevilenleri, sevilme sebeplerini araştır dediysem bunun bir anlamı olmalı.

Canım dostum,

Halife Harun Reşit ile Behlül Dana’yı bilirsin. Sen Harun Reşit isen ben de Behlül Dana olmak isterim sana. Bu yüzden söylediklerim sana ilk başta anlamsız gelse de üzerinde düşündüğün zaman ne dediğimi anlamakta zorlanmayacaksın.

Can dostum sevgili yönetici Kardeşim,

Eğer senden önce o makamda oturmuş insanları anma törenleri yapılırsa hemen katılmanı, o insanlar hakkında güzel şeyler anlatmanı, O insan hakkında söylenenleri de dikkatli dinleyerek, neden o kadar sevdiklerini sormanı ve konuşmaları da dikkatle dinlemeni tavsiye edeceğim sana. Onları dinle ki, hem onları motive etmiş olasın, hem de  daha önceki yöneticilerin sevilme sebeplerini dinleyerek “ O sevilmişse ben daha çok sevilirim. O yaptıysa ben daha güzelini de yapabilirim” diye düşünmeye bakarsın. Uygularsan, seni de seneler sonra hatırlayarak saygıyla yad ederler.

Sevgili dostum, genç yönetici Kardeşim,

Senden önce o makamda oturmuş insanlar sağ iseler onları da dinlemeni, düzenleyeceğin etkinliklere onları da davet etmeni tavsiye ederim. Onları davet etmen, emrin altında çalışanlar nezdinde senin ne kadar vefalı insan olduğunu ve ne kadar eskileri hatırladığın mesajı vereceğinden emrin altındakileri çalışmaya motive eder ve daha gayretli çalışarak verimli olurlar. Daha çok severler seni.. Küçük bir vefa gösterin onların seni daha çok sevmesine sebep olabilir. Vefalı insanların her zaman her yerde çok sevildiğini sakın unutma. Senin fark edemediğini sıradan insanlar fark edebilir ve senin hanene artı olarak geçer. Bunlara dikkat etmelisin.

Sevgili dostum,

Senden önce yöneticilik yapmış insanlar hakkında senin isteğinle  yayınlar yapılabileceği gibi, kendi isteği ile yayınlar hazırlayan insanlarda olacaktır mutlaka. O yayınları senin yardımınla basmak, senden destek isterlerse seve seve destek olmaya bakarsın. Eski yöneticiler hakkında yazılmış yazılar sözlü ve yazılı basında geniş yer verilen yayınlar olurlar. Sen gücün oranında o yayınlara destek olursan senin verdiğin destekten daha çok avantaj ile sana geri döner.

Canım dostum, sevgili yönetici kardeşim,

Sen diyebilirsin ki “ Eski yöneticiler beni ilgilendirmez. Ben bugüne bakarım. Ben görevimi yaparım” o zaman sana kimse bir şey demez ve bu konuda haklı da olabilirsin. Ama başarı olması gerekeni yapmak değil, olması gerekenden daha fazlasını da yapmaktır.

Can dostum, Sevgili yönetici Kardeşim,

Nedir olması gereken ve olması gerekenden daha fazlası. Onu da anlatacağım ve kulaklarına küpe edersin umarım.

Can dostum, geleceğin büyük yöneticisi,

Olması gereken, senin görevini yaparken kanunun belirttiği, yönetmeliklerin çizdiği hizmetlerdir. Bunları yapmazsan kanunen sorumlu olursun. Bunları yapmak zorundasın. Ya da özel sektörde isen yönetimin çizdiği şeyleri yapmak zorundasın. Bunlar sorunlu hizmetler.

Sevgili dostum,

Bunlar dışında bir de gönüllü hizmetler var ki, bunlar eski yöneticileri anma törenleri, insanları aydınlatan yazılı ve sözlü çalışmaların desteklenmesi. Çalışanların özel günleri. Sivil toplum kuruluşlarının çalışmaları ve senin vereceğin manevi destekler ile onların moral bulacağı çalışmalar. Engelli ve yaşlılar ile kadınların, yani toplum tarafından ezilen horlanan insanların güçsüzlüklerine rağmen azimle ortaya koyduğu eserlerin desteklenmesi gerçek manada senin hanene artı değerler katacak ve senelerce o katılacağın destekleyeceğin insanlar tarafından minnetle anılacağın, insan olmanın sevincini yaşayacağın çalışmalar olacaktır.

Can dostum, sevgili yönetici Kardeşim,

Zorunlu hizmetler adı üstünde zorunlu yani kanun ve yönetmelik soru ile yapılacak hizmetlerdir. Yapmazsan yaptırımını gene kanun veya yönetmelik belirler. Gönüllü hizmetler zorunlu hizmetler kadar seni bağlamazsa da gönül bağı olarak seni sorumlu kılar. Mesela sen ilerde “ vefasız bir yöneticiydi o” diye anılmak ister misin? Bana bunu samimi olarak söyler misin? Hayır dediğini duyar gibiyim. O halde vefalı olduğunu ispatlamak için sen gönüllü hizmetlere de en azından zorunlu hizmetler kadar zaman ayırmak zorundasın ve bu çalışma gönlünün genişlemesine, umut vereceğin, sevgi göstereceğin insanların gönüllerinin de genişleyerek, onların kalbinden çıkacak bir sevginin senin kalbine aktığı sıcaklığı sende hissedeceksin. Ben bunu geçmişte inan çok hissettim ve çok mutlu oldum.

Can dostum, sevgili yönetici Kardeşim,

Nasıl yaşadığımız kadar, ilerde nasıl hatırlanacağımızda önemli geçmiş, geçmişte yaşamış ve sevilmiş olan insanların hayatını o yüzden ben çok önemsemekteyim. Belki bunları sana yöneticilik okulunda anlatmadılar ama ben hayat okulunda yaşayarak öğrendim ve hem de nasıl öğrenmişim ki, sana da aynı içtenlik ve samimiyetle yazma gücü ve sevgisini bulabilmekteyim.  Sevmek aynı zamanda cesaretle sevdiğine gerçekleri anlatma sanatını da bilmeyi ve uygulamayı gerektirir.

Can dostum, Sevgili yönetici Kardeşim,

Bir güzel insanı andık geçen gün. On yıllar önce yaşamış bir yöneticimizdi. Bizim onu sevdiğimiz kadar o da bizleri sevmişti ve ne yazık ki bugünün yöneticileri davet edilmesine rağmen gelmemişlerdi. Belki de ona duyduğumuz sevgi altında ezileceklerdi. Ondan gelmeye cesaret edememişlerdi. Sen ise cesaretle geçmişteki insanları anmaya koşa koşa git ki, gelecek nesillerde ilerde seni anmaya koşarak gelsinler.

Unutma dünyada ettiğini en sonunda bulma dünyasıdır. “Yalan Dünya” sözünü boşuna dememiş atalarımız.

 

İlerde herkesin sevgi ile hatırlayacağı yönetici olmanı candan dilerim.