TEŞEKKÜRLER SAYIN VALİM

Geçtiğimiz gün sayın Valimizin bir açıklamasını gazetemizde okudum. Tokatlı olarak, Tokat sevdalısı bir eğitimci olarak çok mutlu oldum. Bahsi geçen projelerin Tokat’ımız ve Tokat’ın evlatlarının geleceği açısından büyük bir atılım olacağından da asla şüphem yok.

Sayın Valimizin deyimi ile “Aidiyet ve Aşk” gerçeğinin gençlerde zayıf kaldığı söylemine yürekten katılıyorum.

“Aidiyet ve Aşk” bulunduğu yere, yöreye bağlılık veya o kente ait olma durumudur. Buradaki aşk sözcüğü sevgi ile bağlanma anlamındadır. O yöre insanlarına has sorumluluk duygusudur.

Ben, çok doğru, yerinde kullanılmış bir tabir olarak algılıyorum. Teşekkürler sayın Valim…

Zira, yaşadığı kentin özelliklerini, güzelliklerini bilemeyen, anlayamayan ve o değerlere sahip çıkamayan bir nesil ne kendiyle barışıktır ne de çevresiyle barışıktır. Böyleleri o yöreye dair sevgi, saygı, özveri ve heyecan duygularından yoksun yaşayan boşluklardır diye düşünürüm hep.

Bu yüzdendir ki; Tokat’ın okullara seçmeli ders olarak konulması projesini yürekten destekliyorum. Son yıllarda, bir eğitimci olarak içimi acıtan izlenimlere tanık oldum. Bırakın ilkokulu, ortaokul öğrencileri günün çok saatinde üzerinden üzerine geçtiği ırmağın adını bilmiyor. Yaşadığı kentin Türkiye haritası üzerinde yerini ve bölgesini gösteremiyor. Üzüldüm ve düşündüm. Bu çocuklar bu şehrin çocukları değiller sanki. Ellerinde çekirdek poşetleriyle çekirdek çıtlatarak parklarımızı kirleten, sorumluluk duygusu almamış bir nesille karşı karşıyayız.

Peki yanlışlık, eksiklik nerede, kimde!?

Çocuklarımızda mı, öğretmenlerimizde mi? Her ikisinde de değil tabiî ki.

Yıllardır sağlam temele oturtulamayan Türk Milli Eğitimi sistemindeki müfredat programlarının yap-boz tahtasına çevrilmesidir. Bunun bedelini ağır ödeyen bir nesil de olacaktır elbette.

Sayın Valim doğruyu söylemekten de öte, gerçekleri görmüş olmalı ki böyle bir projenin gerekliliğine inanmış.

Önceki yılların müfredat programlarına bakacak olursak İlimiz-Bölgemiz adı ile ünite çalışmalarımız vardı. Sanırım üçüncü sınıfta başlıyordu. Çocuklarımız ilimizi, ilçelerimizi, dağ, ova, yaylalarımızı, akarsularımızı, yetişen ürünlerimizi, tarihi ve kültürel zenginliklerimizi gezerek, görerek, yaşayarak öğreniyorlardı. Yöresel türkülerimiz, hikaye ve manilerimiz süslerdi sınıfların duvarlarını.

Günümüz müfredatındaki eksikler ki maalesef o yörelerde “Aidiyet ve Aşk” erozyonu yaşayan bir nesil oluşturuyor diye düşünüyorum.

Bu yüzdendir ki; Sayın Valimin fikir ve projelerini yürekten destekliyorum.

Genç, dinamik Milli Eğitim Müdürümüz sayın Levent Yazıcı’nın da çaba ve atılımları ışığında hayali bile güzel olan bu projelerin hayata geçirilmesi tek dileğimdir. Ve en büyük temennim de bu projelerin Tokat ve Tokatlı için bir diriliş, bir uyanış ve şehrine sahip çıkış güdüsü oluşturmasıdır. Ben buna inanıyorum.

Zira bu projeler ki,

-Tokat’ta şehir tiyatromuz yıllardır aç kaldığımız bir yapılanmadır. Çocuk ve yetişkinlerimiz adına sosyal bir çağ atlayıştır.

-İlk ilahi emri “oku” olan bir dinin mensupları olarak okumayan bir toplum durumundayız. Projedeki “Park ve Sokak Kütüphaneleri” inşallah asli amacından saptırılmadan devamlılık sağlar da okumayı seven bir kent haline dönüşürüz.

-Çocukların, gençlerin tarımla, toprakla barışık olması, topraklarını en güzel şekliyle değerlendirmeyi bilen çevreci bir nesil oluşmasına ışık tutacak güzelliklerin yaşanması,

-Resim, müzik ve spor çalışmalarının halkla iç içe kaynaşarak yapılması, çocukların güzel sanatlara yönlendirilmesi noktasından hareketle kentteki paylaşımcılık projeleri beni çok mutlu etti. Çünkü eğitimde çocuklarımızın çok yönlü gelişimleri esastır. Son yıllarda ilimiz de dahil, ülkemizde sanat dallarının tümünden duraksama geçirdiği dönemler yaşanıyor. Devşirme sporcu ve sanatçılarla gün geçiştiriliyor. Oysa ilimizdeki cevherlerin, keşif bekleyen yeteneklerin sayısı gün geçtikçe arttığının farkında değiliz. Bu durum siyasi iradenin olduğu kadar, toplumsal, sanatsal, kültürel ve ekonomik yaptırımların yanlış veya eksik yönlendirilmesinin acı sonuçlarıdır diye düşünüyorum.

Tokat’ımız da bu sonlardan nasibini almış bir kent görünümündedir. İşte sevincim odur ki; Sayın Valimiz bu görünümü inşallah göze kulağa ve gönüllere hitap edecek güzelliklerle değiştirme projeleri içerisindedir. Çünkü çocuklarımızın çok yönlü gelişimlerinin sağlanması öncelik oluyorsa, bunu sağlayan en önemli etken de sosyal faaliyetler ise bu etkinliklere halk için halkla beraber el ele, omuz omuza birlik ve beraberlik içinde gönül vermeliyiz.

Zira şu kesindir ki güzel sanatların her dalı, öğrenme yollarının en kalıcısıdır. Bunun tadına eren çocuklarımız, bencil hareket etmezler. Sosyal uyumu bozmadan mücadele etmeyi öğrenirler. İş birliğini, hoşgörü ve paylaşmayı, kurallarına uymayı, duygularını kontrol etmeyi öğrenirken kendi illerinde, yörelerinde mutlu yaşamayı, güzellikleri paylaşırken de o kente o yöreye sevda ile bağlılıklarını güçlendirip sonraki nesillere taşıyacaklardır.

Böylelikle “Aidiyet ve Aşk” duygularıyla dolu bir nesil varlığıyla güzelliklere doğru yelken açarken yaşanası bir Tokat şehri oluşacaktır.

 

Esen Kalın.