Hatada Israr Etmeyen Yönetici

Sevgili dostum,

Bugün ülkeme baktığım zaman, yöneticilerin çoğunun, sadece kendi gibi yöneticilerle arkadaş olduğu, çalıştığı iş yerinde nerede ise kapılarına, “bu odaya, sıradan insanların girmesi yasaktır” yazacaklar. Aslında, yazılı olmayan bu kural, her zaman teoride ve uygulamada geçerlidir.

Sevgili dostum genç yönetici,

Bir firmada çalışırken, işe girmeden önce sadece 2 yıllık yüksekokul mezunu olan bir yöneticimiz,daha sonra 3 ve 4 sınıfı da okuyarak 4 yıllık okul mezunu olmuştu. Onu “baba dostunun oğlu” diye desteklemiştik. Sonradan bizim çalıştığımız şirkete en üst düzey yönetici olunca, bizi sahiplenecek diye beklerken, bizlere tepeden bakmaya, bizleri küçümsemeye başladı. Firma eleman çıkarmaya başlayınca da bizleri ilk sırada işten çıkacaklar listesine koymasına rağmen, sıkıştığı zaman da “ ben onu çok severim “ diye arkamızdan dedikodumuzu yaptığını duyunca inan bu kadar pişkinlikte tavukta bile olmaz diye düşünmüştüm. Yani biz onu destekledikçe, o bizleri “ mecbur kaldım” diyerek başka yere yollamıştı, gün geldi hatasında ısrar etti ve onu bizden beter yerlere yolladılar.

Can dostum,

Hata yapmak insana mahsustur. Her genç yönetici hata yapar ama hatada ısrar etmemek , yönetimi altında çalışanlara  karşı adil olmak lazım. Hatada ısrar ederek hata üstüne hata yapan insan zaman gelir kamyon çarpmıştan beter olur. Emekli olunca çevresinde bakacak insan bulamaz.

Can dostum ,

Sende hatada ısrar etme. Sana dert anlatmaya gelen dostlarına “ takma kafana”,  “ boşver kardeşim” demek hiç yöneticiye yakışmaz. Sorunlar böyle baştan savma  işlerle  çözüme kavuşmaz. Bu tutum bence hatada ısrardır ve sen sorunu körükleyen değil, sorunu çözen olmalısın. “ Takma kafana” diye  geçiştirmek yerine , ona haksızlıkta bulunanlara , neden böyle yaptıklarını , ona haksızlık edenlerin  insan olduğu kadar onun da  insan olduğu anlatmak , sorununa sevgi ile çözüm bulmak zorundasın.

Can dostum sevgili yönetici kardeşim,

Bazı insanlar ya da  yöneticiler , hatta çok yöneticiler , insanları baştan savdıkları zaman sorunun çözüldüğünü sanırlar. Şunu sakın unutma ki , baştan savılan insanlar  , sorunlarına çözüm bulamayan insanlar , senin yanından ayrılırlar ama bu baştan savmayı ömür boyunca unutmazlar. Sen  unutursun ama onlar unutmazlar. Bunu sen unutma ve  muhataplarına küçümseyerek değil , kendini empati ile onları dinleyerek çözüm  bularak dinle ve onları ikna et. Halk kendine değer vereni seneler sonra bile unutmaz ve sevgi ile hatırlar. Seneler sonra hatırlanacak olanlar ,, belki de hatada ısrar edenlerdir ve nefretle anılırlar.

Can dostum , sevgili yönetici Kardeşim,

Bazen bir yöneticiye sempati duyan insanlarla muhatap oluruz. Onlara sempati duyanlar der ki “ O adam çok değişti. Eski hatalarını yapmaz “ der. Bir gün hatada ısrar etmiyor denen adamla muhatap olursun ki , elektrik çarpmışa dönersin , adam  eski hatalarından daha büyük hatalar yapar ama farkında bile değildir. Okumayan , kendini yenilemeyen , çevresinde bilgili insana  değer vermeyen , tek sermayesi efelenmek olan insan nasıl kendini yenilesin de hatada ısrar etmesin.  Hatada ısrar edenler kapkara cahillerdir. Bunu sakın  unutma can dostum. Hakiki manada alim olan yönetici tepeden bakarak değil , severek , hissederek , kucaklayarak  insanlara bakar.

Can dostum sevgili Kardeşim,

Ben çocukluğumdan bu yana çevremde bulunan yöneticileri izler , okuduğum  yönetim yazıları ile onların tutumlarını kıyaslarım ve bilimsel yazılarla  ile  el yordamı ile yöneticilik yapmaya çalışanlar arasında hem  “başarı” hem de “insanlık” olarak farklı olmaktadır.

Can dostum sevgili Kardeşim,  

Diyelim ki bir beldede yüksekokul açılacaksın , veya  bir eğitim yuvası kuracaksın. O  beldede eğitme önem vermiş , eğitimle alakalı insanlardan fikir alman , uygulama şansı olmasa bile o insanları motive eder, sana  karşı önyargıları yok eder. O fikirleri belki o an faydalı olmasa bile zamanla ne güzel fikirler  söylerler ki, sen hayret edersin. O yüzden  konunun uzmanlarından fikir almayı her zaman ihmal etme. Hatada ısrar etme. Kucaklayan ve fikir alan , hatalarını  , başkalarını suçlayarak  örtmeye çalışman sana bir şey kazandırmaz. Hataların üstünü örtmen çölde  bir şey gömmeye benzer. Bir rüzgar gelince o kumları savurur,senin gizlemeye çalıştığın şey ortaya çıkar. Sen hatalarını örtmek değil , hatalarını sevgiye dönüştürmeye bak.

Can dostum, sevgili yönetici kardeşim,

Hataları görerek , onları güzelliklere çevirmek fikri ne kadar güzel fikir. Seni sevenler senin hatada ısrar etmemeni isterler. Ben ise hiç istemem. Seni benim kadar seven insan çok azdır bilirsin. Seni hakikaten seven insanları hayal kırıklıklarına  uğratmamak için bence her gün yatarken , o günü düşün ve bir defterin  her iki yaprağına hatalarını ve güzellikleri yaz. Zaman zaman hatalarına bakarak, azimle “ben bu hataları bir daha yapmak istemiyorum” de.Zaman zaman da çevrende bilgisine güvendiğin insanlara ne gibi hatalar yaptıklarını sor ama bu insanlar yalaka takımından ve cahil takımından değil , Fatihi uyarak Ak Şemsettin gibi , Harun Reşit’i uyaran Behlül Dana gibi insanlar olsun. Hani hatırla Hz. Ömer çevresindekilere “ Ben islamdan uzaklaşırsam beni neyle düzeltirsiniz?” deyince çevresindekiler “ Seni kılıçla düzeltiriz ey halife” dediklerini unutma. Bende seni tokatlayarak düzelteceğim(!)

Can dostum sevgili Yönetici Kardeşim,

Bakıyorum da genç yöneticiler , bir Avrupa ne görmüşlerse “ her şeyin en iyisini ben bilirim “ hevesindeler. Sen en iyisini bilsen de belki de ,   dağdaki çobanda senden iyi biliyordur bazı konuları. Onun iyi bildiği konuda senin ona danışman asla küçüklük olmaz . O çobandan da bilgi almaya bakarsın. İnsan yükseldikçe alçak gönüllükle  insanlara doğru alçalmalı, sevgi ile onların gönüllerinde yükselmeli bence, sende beyinlerde ve gönüllerde yükselen yönetici ol. Mevkilerde yükselme bir gün son bulur ama beyinlerde ve  gönüllerde yükselme asla son bulmaz.

Can dostum sevgili yönetici Kardeşim,

Bak  gönüllerde ve beyinlerde yükselme ,  düşüşü  olmayan yükselmedir. Seni sevenler ve sana fikirle bağlı olanlar , ölseler bile seni unutmazlar. Ama sırf mevkiinden dolayı sana saygı duyanlar, mevkiin gidince seni hemen unuturlar . Bunu sende bilmektesin.Senin unutulan değil , hatırlanılan , sevilen  yıllar sonra bile hatırlanan insan olmanı dilerim.

Can dostum,

Bizim çalıştığımız yerde , bir arkadaşımız mesleki bilgisine göre alçakgönüllü , kapısı  herkese açık bir arkadaşımız vardı.  O kadar alçakgönüllü ve sevgi doluydu ki “ Bu adam neden yükselmez” derdim.  Bizi yöneten adamı beğenmez ama ses de çıkarmazdı. Zaman geldi. Bu arkadaşımız başka ile yönetici oldu. Sonra zaman geldi Bölge Yöneticisi oldu. Bize tepeden bakan , bizi küçümseyen adam ise yerinde saydı, hatta “ Beni ne zaman görevden alacaklar” diye  korkular yaşadı. Halbuki o insan bizi küçümsemeden gönüllerde ve beyinlerde yükselmeye baksa , zaman gelecek bizlerde  onu dualarımızla gönüllerde yükseltecektik. Demek ki bizim gönüllerimizde yükselen alçak gönüllülerin  de zamanı varmış yükselmeleri için. O yükselen dostumuz hatada ısrar etmeyen dostumuzdu işte . Büyük Allah, gönüllerde yükselenleri zaman gelir mevkilerde de yükseltir işte . Bunu sakın unutma

Can dostum,

Sana yazmaya ve yol göstermeye devam edeceğim, sende bu mektuplarımı ola ki , altındaki ve üstündeki yönetici dostlarına da okutarak , onların da faydalanmasını sağlarsın

Selamlarımla

 

Başarı dileklerimle gözlerinden öperim.