ORUÇLU GÜNLER…

Üç ayların en güzel günlerini tamamladık. Havalar ısınmaya devam ediyor. Uzun günlerin oruç ve ibadetle geçtiği günler inanıyorum ki bizi sağlıklı kılmakta, canlı tutmakta, diri olmamızı sağlamaktadır.

            Rahmet ve merhamet sahibi Yüce Allah, insanı en güzel şekilde yaratmış, donatmış, onurlandırmış ve ona sorumluluklar yüklemiştir.

            Bu sorumluluğun da zorda kaldığı anlarda insanın dünya hayatını düzenlemek, yanlışlardan korumak için yalnız bırakmamış, iman ve güzel ahlakın daima var olması için peygamberler ve kitaplar göndermiştir.

            Dünya hayatıyla beraber var olan iki şey daima birlikte olmuştur.

             Bunlar, insan ve din.

             Din, bir ihtiyaç olarak günümüze ulaşmıştır. Tanımlardan bir tanesini okuyucularımla paylaşıyorum.

            Din; “Hayatın bütününü ve nihai anlamını bizlere öğreten, dünya ile ahiretin, akılla ruhun dengesini kurmamızı sağlayan, bireye iç huzuru kazandıran, topluma sevgi ve adalet getiren, bireysel ve toplumsal ödevlerimizi ibadet niteliğinde bir sorumluluğa dönüştüren hayatın bütününe yönelik öğütler toplamıdır.”

            Kendini, dünyayı ve Yaratanı bilmeye, bulmaya ve anlamaya çalışan, sevgi ile bağlanan insan, gönderilene ulaşır, hakikati anlamaya ve yaşamaya çalışır.

            İnsanın dine ihtiyacı vardır.  İhtiyacını yerinde ve doğru bilgilerle karşılaması çok önemlidir.

            Önce ibadet dersek doğru yapmış oluruz. İbadet sözlükte “Kullukta bulunmak, boyun eğmek ve itaat etmek” anlamına gelir. Denmiştir. Kaynaklarımızda yazıyor ki dini bir terim olarak ibadet geniş ve dar anlamıyla tanımlanabilir. Dar ve özel anlamıyla ibadet; “ Niyete bağlı olarak Allah’a yaklaşma ifade eden özel eylemler.”şeklinde tanımlanmıştır. Namaz kılmak ve oruç tutmak gibi.

            İslamın beş şartından biri olan Oruç ibadetini bu yılda tamamlıyoruz.. Allah’a şükürler olsun. İmsak vaktinden iftar vaktine kadar, ibadet aşkıyla, niyetiyle, yemeden, içmeden ve cinsel ilişkiden uzak durmak ile de tanımlanan Oruç, Mükâfatı Allah tarafında verilecek bir ibadetimizdir.

            Kelime-i şahedet, Namaz, Oruç, Zekât ve Hac daha çocuk yaşta ailelerimiz, okullarımız ve Camii imamlarımızdan aldığımız ilk derslerdendir.

            İslamın beş şartından biri olan oruç tutmaya tan yerinin ağarmaya başladığı andan itibaren başlıyoruz. Akşam güneş batıncaya kadar şartlarını yerine getiriyor o gün oruçlu oluyoruz.

            Biliyorum ki en çok etkilendiğim ve aldığım ayrıntı sabırdır. İnsan hayatında sabır çok önemlidir. Dünya hayatında birçok şeyi başarıya ulaştırmamızda sağlıklı kararlar vermemize katkı sağlar. Sabretme, sıkıntılara göğüs germe, açlığa ve susuzluğa dayanma ve nefse hâkim olma gibi birçok alanda güzellikleri yaşar ve günlük hayatında da uygular.

            Oruçlu insan birçok şeyden kendini korur, yanlışlara izin vermez, güçlüklere katlanmaya ve zorluklara karşı tahammüle alıştırır.

            Mevcutları ve elindeki nimetlerin geniş tahlilini yapar ve değer noktasına geldiği an şüküre ulaşır.

            Sabır, oruçlu günler boyunca olgunlaşır.

            “ Sahura kalkın, çünkü sahurda bereket vardır” (Buhari, Savm 20).

 

            Not: Okuyucularımın ve Türk-İslam Âleminin Ramazan Bayramını tebrik ediyor, hayırlara vesile olmasını Cenabı Allah’tan niyaz ediyorum.