2015 KPSS'de Ülke genelinde PDR alanında 13. Olan Burak Azak:

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi PDR (Psikolojik Danışmanlık ve  Rehberlik Bölümünü bitirerek 2015 KPSS'de Ülke genelinde PDR alanında 13. Olan Burak  Azak:

”İyi bir Psikolojik Danışman, insanları yargılamaktan kaçınan, onları her koşulda kabul eden ve onlara saygı duyan, onlara kendilerini tanımalarında eşlik eden ancak onlar adına karar verme yanlışına düşmeyen kimsedir, yani böyle olmalıdır.“

 

SORU-Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız? Hangi okullarda okudunuz bugüne kadar?

BURAK AZAK- İsmim Burak Azak. Doğma büyüme Eskişehirliyim. 1.sınıfı 24 Kasım İlköğretim Okulunda okudum, 2.sınıfta Vali Ali Fuat Güven İlköğretim okuluna evimize daha yakın bir okul olması sebebiyle geçiş yaptım. Daha sonra 5.sınıfta ise Kırmızıtoprak Mahallesi'ne taşınmamız sebebiyle Porsuk İlköğretim okuluna geçiş yaptım. Bu okullarda çok güzel arkadaşlıklar, dostluklar edindim. Bu değişiklikler sosyallik özelliğimi olumlu yönde etkilemiş olmalı.

            Bu yer değiştirme maceralarından sonra Ahmet Kanatlı Anadolu Lisesi'ni kazandım ve hayatımın en güzel yılları başlamış oldu. O lise ben ve arkadaşlarımın yuvası oldu adeta.  Aitlik duygusunu sonuna kadar yaşadığımız, ömür boyu sürecek dostluklar kazandığımız bu okul Müdür Bey'in deyimiyle bir lise değil, bir "kolej"di. Şu an bile en yakın arkadaşlarım oradan edindiğim arkadaşlarımdır.

            Üniversiteye ise Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü'nü kazanarak devam ettim.  Burada kişisel gelişimim açısından çok önemli sıçrayışlar yaşadım. İnsanın kendini tanımaya başlamasının, farklı konularda farkındalık yaşamasının önemini kavradım. Okulumu da başarıyla tamamladım, KPSS'ye girdim ve şu an atama bekliyorum.

 

SORU- Neden PDR? Neden Osmangazi Üniversitesi? Bu  okulu tercih etmeden önce ve şu an duygularınız arasında ne farklar var?

BURAK AZAK- PDR alanını yazmamdaki sebep "istihdam"dı. Mezun olduktan sonra güzel bir istihdam alanı vardı ve bu Türkiye'de meslek seçerken bence en önemli ölçüt gibi duruyor şu an. Her an her şeyin önü kapanabiliyor, tıkanabiliyor. Yani PDR'ye bilinçli olarak gelmedim ancak, bilinçli olarak çıktığımı söyleyebilirim. Hayata bir kez daha gelecek olsam hiç düşünmem yine PDR'yi seçerim. Benim kişiliğime ve karakter özelliklerime bire bir uygun, insanlara elimden geldiğince fayda sağlayabileceğim harikulade bir meslek. İnsanın ömür boyu gelişen bir varlık olduğunu her an hissettiren ve bu doğrultuda hareket etmemi sağlayan, ışık saçan bir meslek.

            Okulu anne ve babamın tercihlerimde Eskişehir'e yer vermemi istedikleri için yazdım. Geleceğini tahmin etmiyordum. Geldi ve böylece maceramız başladı. Kuzenimin de aynı fakültede bir bölüm okuması ve Eskişehir'de kalacak olması beni çok sevindirmişti. Yani çok mutlu girdim okuluma. Fakat yine kişisel gelişimim açısından bakarsak, ailemden uzak bir yerde okusaydım eğer farklı alanlarda çok daha fazla gelişim gösterebilirdim. Ama geç kalmış değilim. Seneye hepsini öğrenmeyi planlıyorum.

 

SORU-Ailenizden bahseder misiniz? Anne  ve babanız ne iş yapar? Kardeşleriniz nerede okur? Onların sizin çabalarınıza  bakış açısı nedir?

BURAK AZAK-  Annem ev hanımıdır. Babam ise Arçelik'te işçi olarak çalışmış ve emekli olmuştur. Bir ikiz kız kardeşim ve bir de ağabeyim vardır. Ağabeyim Hava İkmal Uçak Bakım Merkezi'nde çalışmaktadır. Kız kardeşim ise Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Hemşire olarak çalışmaktadır. Ailem beni her zaman desteklemiştir. Hem maddi hem manevi olarak her zaman yanımda olmuşlardır. Seçeceğim bölümde, okuyacağım üniversitede her zaman kendi kararlarımı vermeme fırsat tanımışlardır. Bu da benim "başarılı kimliğimi" oluşturabilmemde en büyük etkendir.

 

SORU- Kitap okuyor musunuz? Kitap okumanızın  iyi bir PDR olmanıza katkısı ne olacak?

BURAK  AZAK-Üniversitede daha çok okuduğumu söyleyebilirim. Bölümümü çok seviyorum ve onunla ilgili beni geliştirecek her şeyi okumaktan mutlu oluyorum. Kuram kitapları, yöntem kitapları, deneyim kitapları, farklı bakış açısı kazandıran kitaplar ve hatta hayatın ve yaşamanın anlamını sorgulatan kitaplar okumayı seviyorum. Okumak bir danışana bir pencereden değil bir çok pencereden bakmamızı sağlıyor. Biz farklı pencerelerden bakabildiğimizde danışanlarımızın da farklı pencereler kazanmasını tetikliyoruz. Bu da sanırım en büyük kazanç.

 

SORU- Sizce iyi bir PDR nasıl olmalı?

BURAK AZAK-  İyi bir Psikolojik Danışman, insanları yargılamaktan kaçınan, onları her koşulda kabul eden ve onlara saygı duyan, onlara kendilerini tanımalarında eşlik eden ancak onlar adına karar verme yanlışına düşmeyen kimsedir, yani böyle olmalıdır. Bizler danışanlarımıza yardım etmeye çalışırken aslında onları geliştirmeyi deneriz. Onların kendilerini geliştirmelerine fırsat vermiş oluruz. Doğru konularda doğru sorular sorarak onların kendileri ve çevreleri hakkında farkındalıklar kazanmalarını sağlamaya çalışırız. Anlaşılmanın, koşulsuz bir şekilde kabul edilmenin, güvende hissetmenin bir danışana verdiği duyguyu sanırım tarif edemeyiz. Benim bu meslekte belli bir yere kadar "Okul Psikolojik Danışmanı" hayalim var. Sonrasında "Psikoterapistlik" hayalimi gerçekleştirmeyi ve o doğrultuda adım atmayı deneyeceğim. Bu çok daha emek isteyen, çaba gerektiren bir şey. Fakat ileride beni mutlu edeceğini düşündüğüm ve kendimi daha faydalı kılabileceğim alan olarak orayı görüyorum.

 

SORU- PDR  alanında nasıl bir eğitim aldınız?

BURAK AZAK- Okulumda aldığım eğitim daha çok pratiğe yönelikti. Bu da bize olumlu pek çok şey kattı. Özellikle Doç.Dr. Ali Eryılmaz Hocamızın ödevleri bizim "sabır" yeteneğimizle çatışsa da bizi donanımlı kılma adına bize çok şey kattı. Diğer Hocalarımın da emekleri yadsınamayacak ölçüde bizlere katkı sağladı ve bizlerin donanımlı, bilgili ve bilinçli birer Psikolojik Danışman olarak yetişmelerini sağladılar.

Bölümümüzün gelişimi için tüm Psikolojik Danışman arkadaşlarıma büyük sorumluluk düşüyor. Her arkadaşımın bu mesleği daha çok sahiplenmesi gerekmektedir. Biz bugün atanabiliriz, biz bugün paramızı kazanabiliriz. Ancak mesele geleceği şekillendirmek ve ilerleyen dönemde bu mesleğe gönlünü verecek arkadaşların da önünün kapatılmasını engellemek olmalıdır. Bu bağlamda bizim TÜRK-PDR Derneğine sonsuz destek sunmamız gerekmekte ve bir "Meslek Yasası"na sahip olmaya ihtiyacımız vardır. Mesleki kimliğimizin daha net tanımlanması ve bu görevi yalnızca bu alandan mezun kişilerin yürütebilmesi için bu yasa olmazsa olmazdır. Bakınız gelişmiş bir ülke sadece yolların güzelleştirilmesi ile olmaz. Bana göre bir ülkenin gelişmişliği, eğitimine verdiği önemle doğru orantılıdır. Kapsamlı Rehberlik ve Psikolojik Danışma Anlayışını kullanıyoruz diyoruz ancak bunu uygulamada ne kadar başarılıyız? Bunun takibini nasıl yapıyoruz? Demem o ki gelişmeler ve çağdaşlaşma çalışmaları sözde olmamalıdır. Bunlar derine işlemelidir ve geniş çaplı çalışmalar ile gerçekleştirilmelidir. Her başa gelen sorumluyla eğitim sisteminin değiştirilmeye çalışılması acizliktir. Buna ne öğretmenler ayak uydurabilir ne de öğrenciler...

 

SORU- Gençlerin çoğu KPSS’den yakınıyor  sizce KPSS sistemi nasıl?

BURAK AZAK-KPSS, devletin mezun olan herkesi atama gücü olmadığı, mezun olan herkesi kendi alanına yerleştirme gücü olmadığı için çıkarılmış, insanlara tekrar yarış atı olduğunu hissettiren, onları asıl yönelmesi gereken, odaklanması gereken alanlardan uzaklaştırıp ezbere yönlendiren bir sınavdır. Lise son sınıfta yeteri kadar Matematik, Türkçe, Tarih, Coğrafya yapan ve atanan insanlara "Haydi bakalım, bir daha bunları çözün" demek saçmadır. Mezun olan insanı yerleştiremiyor olmak başlı başına bir saçmalıktır zaten. İşsizlik kaygısı devletin eksik uygulamalarından kaynaklanmaktadır. Aslında devletin başka şeylere önem vermesinden kaynaklanmaktadır. Atanamayan öğretmenler hiçbir zaman devletin öncelikli sorunu olmamıştır. Ama az gelen milletvekili maaşları her zaman öncelikli sorun olarak göze çarpmaktadır.

            Tamam hadi sistemin yanlışlığını eksikliğini kabul ettik diyelim. Ama dediğim gibi sınava sokacaksanız da kendi meslek alanımızda sınava sokun sadece. Biz ne biliyorsak, ne öğrendiysek onu yansıtmaya çalışalım. 4 yıl önce ezberlettiğiniz şeyleri yeniden görmek istemek saçmalıktır. Sanırım Devlet bize eğitim hayatımız biterken son bir mesaj vermek istiyor: "Haydi son bir kez daha farklılıkları ortadan kaldıralım ve hepinizden aynı performansı görelim". Bu da ne yazık ki çok vahim.

 

SORU- İyi bir PDR olmak isteyen  Üniversite hayatından itibaren nasıl çalışma içinde olmalı sizce?

BURAK AZAK- İyi bir Psikolojik Danışman, gençlere anlaşıldığını hissettirir, onların duygu ve düşüncelerinin farkına varmasını sağlar. Onlara hayatta farklı pencereler, farklı yollar olduğunu gösterir ama onlar adına seçim yapmaz. Onlar seçimlerini yaparken, hayatları adına önemli kararlar verirken onlara eşlik eder. En önemlisi iyi bir Psikolojik Danışman öğrencilere "düşünmenin önemini" kavratmaya çalışır.

 

SORU- PDR  Kongrelerinde aktif  katılan insansınız. Bu kongrelerin faydaları neler?

BURAK AZAK- Kongrelere daha önce katılmamıştım. İlk kez kendi düzenlediğimiz kongreye katılma fırsatı yakaladım. Açıkçası daha önce kongrelere gitmediğim için pişman oldum. Çünkü kendi alanımdan onca öğrenci arkadaşla ve alanımızın değerli hocalarıyla tanışmak ve sohbet etmek büyüleyici bir şey. Çok önemli bir gereksinim olan "Aitlik İhtiyacını" hemen oracıkta karşılıyor ve mesleğinize aşkla sarılıyorsunuz. Daha 1.sınıf arkadaşların kongrede nasıl heyecanlı olduklarını gördüm, hem katılımcı kısmında hem de kongre düzenleme ekibinde. Bu benim son senemde yaşadığım bir heyecan oldu maalesef ama bana inanılmaz şeyler kattı. Zorluklarla baş etmeyi, onları çözmeye çalışmayı, fikir alışverişini, artıları eksileri değerlendirmeyi... ve daha bir sürü şey. Bunlar benim açımdan sanırım.

Kongreye gelen arkadaşlar çeşitli panellere, bildiri sunumlarına ve değerli hocalarımızın açtığı çalıştaylara katılarak akademik açıdan büyük kazanımlar sağlıyorlar. Mesleklerine daha sıkı sarılmanın gerekliliğini fark ediyorlar. Aynı bölümü okuyan arkadaşlarıyla tanışıp, kaynaşıyorlar ve meslekte yer alan sorunlar üzerine birlikte kafa yoruyorlar. Bir sonraki kongrede görüşmek için sözleşiyorlar. Ayrıca değerli hocalarımızla sohbet etme fırsatı yakalıyorlar.

 

SORU- Özel olarak  Osmangazi  PDR  , Genel olarak  ise  PDR okumak isteyenlere neler önereceksiniz?

BURAK AZAK- Osmangazi PDR dediğim gibi pratiğe önem veren hocalarla dolu. Üstelik Araştırma Görevlilerimiz Tansu Hoca ve Serdar Hoca da bu pratik kısmına çok yatkın ve önem veren insanlar. Kendileriyle yakın ilişkimin olması açısından çok şanslı olduğumu düşünüyorum. Ayrıca bizim şöyle de bir şansımız var büyük üniversitelere göre. Bizler Hocalarımızla bire bir iletişim kurma konusunda çok avantajlıydık. Aradığımızda ulaşabildiğimiz, görüşlerimizi hızlıca ulaştırabildiğimiz ve her konuda sohbet etme fırsatı yakalayabildiğimiz hocalara sahiptik. Bu çok önemli bir avantajdı. Genelde PDR okumak hakkında neler söyleyebilirim? Yani bu meslekle kendini eşleştirebilecek, insanlara yardım etmeyi bir ilke haline getirmiş, değişimin ve gelişimin hayatın ayrılmaz bir parçası olduğunu savunan kişiler bu meslekte kendilerini mutlu hissedebileceklerdir.

 

Çok güzel bilgileriniz  için Teşekkür ederim Burak  iyi öğrenciler yetiştirme  yolculuğunda sana başarılar dilerim.