TERÖR TOHUMUNU ABD EKTİ!

Ülkemizin başına yıllardır bela olan ve olmaya devam eden “Terör” tohumunu ABD ekti. ABD’nin son yüzyıldır dünya siyasetindeki hükümranlığı akıl almaz bir şekilde sürüyor. 1980 öncesi ülkemizde meydana gelen anarşi olaylarından, bugünkü terör olaylarına varıncaya kadar hemen her alanda ABD’nin dolaylı ve direkt olarak dahli vardır.

Oktay Sinanoğlu bir yazısında, 12 Eylül öncesi anarşisi için kısaca şunları söylüyor:

“ABD’de Ortadoğu Enstitüsüne gittik. Baktık ki Ülkücüleri de, Koministleri de aynı enstitüden besliyorlar. Silahları aynı kaynaklardan sağlanıyor. Şimdilerde fundamantalist diye bir şey çıkarmışlar. Ülkeyi gerici-ilerici; laik-antilaik diye parçalayacaklar…

Şimdi de, “Türk-Kürt” etnik yapısını kaşıyorlar…

Bunun için, Türkiye’de yalnız sivil güçleri değil kurumları bile kullanıyorlar… Suikastlar düzenleyip toplumu birbirine düşman yapıyorlar… “

Bu olayların başlangıcını 1960’lı yıllarına kadar götürmek mümkündür. 1960 CHP yanlısı ihtilal taraftarı hükümetin anlaşmasıyla ABD’den “Barış Gönüllüleri” adı altında yüzlerce misyoner kılıklı sosyal kışkırtıcılık yapan casuslar gelmiştir.

O yıllarda gelen Barış Gönüllülerinden birinin Son Sayfa Yazarı Burhan Özfatura ile konuşmaları şöyledir. Burhan Özfatura İzmir Belediye başkanlığı sırasında Amerika seyahatinde gider:

Bu seyahatte yanına bir Amerikalı yaklaşır. Önce "Türk müsünüz?" diye sorar. "Evet" cevabını alınca aynen şöyle der;

“1960’lı yıllarda Barış Gönüllüsü olarak Türkiye"de bulundum. Ancak Türkiye’de yaptığımız çalışmalardan dolayı şimdi vicdanım çok rahatsız. Kalkınma projeleri uygulamak adına gittiğimiz Türkiye’de toplumun unuttuğu yüzyıl önceki kan davalarını tespit ettik. Aşiretleri, hassasiyetleri, ihtilafları, bölgenin olumlu ve olumsuz yanlarını tek tek rapor haline getirdik.  Şimdi benim bir ailem ve çocuklarım var. O zaman yaptığımız çalışmaların insanlık tarafının ne kadar yanlış olduğunu şimdi çocuklarımın yüzüne baktığımda daha iyi anlıyorum. Bu nedenle vicdanım rahat değil. Bir Türk olarak sizden bunun için özür dilemek istedim." diyor.( *)

1965 yılından sonra Barış Gönüllüleri’nin Doğu Anadolu Bölgesi’ne gitmelerine izin verilmemiştir. Hatta Genel Kurmay Başkanlığı Barış Gönüllüleri’nin bir an önce ülkeden çıkarılmalarını istemiştir. Bu kuşkuların gerçek nedeni yıllar sonra ortaya çıktı; ancak acı faturalar ödedik ve ödemeye de devam ediyoruz.

Ülkemizin her köşesini adım adım dolaşan bu insanlar, nifak tohumlarını ekerek ülkelerine dönmüşlerdir.

Ülkelerine döndüklerinde bizim insanımızın elde edemediği en hassas bilgilere, coğrafi yapıya, sosyolojik olgulara, etnik, mezhepsel ve birçok kırılgan yapıların bilgisine sahiptiler. Ondan sonra bu kırılgan yapıyı bozmaktan daha kolay ne olabilirdi?

ABD, dünya devleti olma adına bunları yapması son derce normaldir. Fakat ülkemizde bunlara yardım eden uşaklara ne demeli?

Ülkeyi birlik beraberlik değerleriyle yüceltmek varken, etnik ve bölgesel kırılganlıkları körükleyerek “parçala, böl ve yut!” tuzağına düşecek kadar beyinleri dumura uğramış bir kısım hainlere, onlara bilerek veya bilmeyerek (Ben bilerek olduğunu-işin içinde pis bir iş birliğinin olduğunu düşünüyorum) hizmet etmek için olayları körükleyenlere ne demeli?

ABD, dünya üzerinde yaptıklarının bedelini bir gün kat kat ödeyecektir…

            Korkarım, o zaman iş işten geçmemiş olur!

-------------------------------------------------------------------------------

(*) Bu bölüm Turan Erdoğan Hocamın gönderdiği yazıdan alınmıştır.