Hiperaktif Şair ve Yazar Nermin Akkan:

Hiperaktif Şair ve Yazar Nermin Akkan:

”İnançlarımdan beslenirim öncelikle, bilinenin veya sıradan kabullerin ötesinde bir dostluğum vardır Allah ile benim. Koşulsuz teslimiyetim nedeniyle kişilerden çok olgulara odaklanır sebep sonuç ilişkisinden yol bulurum.Sevgisinden yaratıldığım Allah’tır benim her türlü besin ve esin kaynağım.”

 

            *Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız? Hangi okullarda okudunuz ve nerelerde çalıştınız bugüne kadar?

      NERMİN AKKAN: 02-08-1955 Tokat/Almus/Kadıköprü Köyü. Doğum yerim ve yılım.İlkokulu köyümde,Almus Barajı nedeniyle istimlak edildiğinden topraklarımız,orta okulu Turhal'da okudum.

            Lise tahsilimi Tokat Öğretmen Okulu'nda başlamama rağmen Başarılı çocukları yatıla okula sınavsız geçiren bir yönetmelik avantajıyla Amasya Kız İlk öğretmen Okulunu bitirdim. Sonrasında AÖF Eğitim Ön Lisans programını tamamladım. Alper Tunga, Bilge Kağan, Ceren ve Cise adlarındaki çocuklarımdan Ceren Down sendromlu doğunca yurt içi ve yurt  dışı çeşitli eğitim programlarına katılarak özel eğitim formasyonu aldım. Çeşitli birimlerde bu alanda öğretmen, koordinatör ve yönetici konumunda görev yaptım. Emekli olduktan sonra ve halihazırda özel bir kurumda koordinatör ve refleksolog olarak görev yapmaktayım.

            *Şiire başlama hikayenizi  anlatır mısınız? Şiire  başlamadan önce ve şu an duygularınız arasında  ne farklar var?

NERMİN AKKAN: Çocukluğumda babam şiir yazardı biz de bütün kardeşler  bayramlarda babamın yazdığı şiirleri okurduk. Bu şekilde bir genetik yatkınlık taşıdığımızı sanıyorum aile boyu. Ben de çerkezliğimin getirdiği imece usulü gece toplantılarda kızlarla oğlanlar arasında dörtlüklerimin gidiş gelişlerinden büyük keyif alırdım. Sonrasında duygularımı hep şiirlerle anlatmaya başladım.

            İlk Tokat Öğretmen Okulunda duvar gazetesinde yayınlanmaya başladı şiirlerim. İngilizce öğretmenim Ahmet Ali/Garip Kafkaslı Arslan etkiledi beni büyük anlamda. Hemen bütün şairleri okuyordum zaten. Şiire başlamadan öncem yok benim sanki şiir dili öğrenmiş gibiyim konuşmayı öğrenirken. Şiir benim yaşam biçimim.

            *Ailenizden  bahseder misiniz? Ailenizin sizin çabalarınıza bakışı nedir?

            NERMİN AKKAN: Yedi çocuklu bir ailenin en ortasındaki çocuğum ben. Dolayısı ile en üst düzeyde donanımlı olmak zorundaydım büyüklerin emir eri, küçüklerin yaveri olabilmek adına hep kendimi aşma çabasıyla büyüdüm. Bu yüzden  gerek anne babam, gerekse kardeşlerim saygıyla karışık bir sevgi çemberinin içine almışlardı. Onların sessiz onayları şiir gibi yaşamama neden oldu belki de.

            *Eğitimci olmanız ile   şiire  olan ilginiz  ile arasında ne gibi etkileşim oldu?

            NERMİN AKKAN: Çok iyi bir öğretmen olduğumu düşünüyorum ben. Yılın öğretmeni plaketini alırken de duygularımı şiirle dile getirmiştim ki ben şiir sayesi de her yaptığım seyin en iyisini yaptığıma inanıyorum. Öğrencilerim her dersi şiirle daha kolay ve kalıcı olarak öğreniyorlar hâlâ, engelliler bile.

            *İnsanlar  şiir yazsa da  toplumda genelde   çekingen  içine kapanık insanlar çok. Siz  aktif girişken insanları neşelendiren insansınız bunu genelde neye borçlusunuz ve  bu tutum size neler kazandırıyor?

       NERMİN AKKAN- Ben yaradılışım/fıtrat gereği hipertinik bir yapıya sahibim zaten.Hayatı uçarak yaşıyorum.Babamın bana kazandırdığı en büyük hazinedir öz güven ve yâşadığına şükretme duygusu.Güneş benim yüreğimde doğuyor önce.Bu yüzdendir hep gülümsemelerim. Şiir bu anlamda yaşam felsefesi olarak gelişti bende.

            *Şiirde genelde nerelerden beslenirsiniz? 

NERMİN AKKAN:  İnançlarımdan beslenirim öncelikle, bilinenin veya sıradan kabullerin ötesinde bir dostluğum vardır Allah ile benim. Koşulsuz teslimiyetim nedeniyle kişilerden çok olgulara odaklanır sebep sonuç ilişkisinden yol bulurum. Sevgisinden yaratıldığım Allah’tır benim her türlü besin ve esin kaynağım.

            *Bugüne kadar çıkardığınız eserler  ve konusu nedir?

NERMİN AKKAN: Ben kitapsızım. İnadına bastırmıyorum kitap. Eskiden dolu yüreklerin ürünlerini yayınevleri para ödeyerek yürek ürününü basarlardı.
Şimdilerde parası olan herkes kitap çıkarabildiği ve her koşulda kendi paralarını yürek sahibinden aldıkları için yayınevleri hiç bir özen göstermeden basıyorlar kendilerine  gelen her şeyi.
            Bu nedenle para ödeyerek kitap bastırmayacağım kesinlikle. Ne zamanki ciddi bir yayınevi halkın yararınadır basılmaya değer inancıyla karşıma çıkarsa elbette ki ben de basılı bir eserim olsun isterim. Şimdilik dergi, gazete ve antolojilerde çıkıyor öykü, şiir ve makalelerim. Ciddi edebiyat siteleri de ödüllendiriyorlar çeşitli simgelerle. Bu da beni teşvik ediyor sanırım.

            Konu seçimimin sınırı yok hiç. Ancak sosyal olaylar ve sevgi üzerine yazıyorum daha çok. Yaşanmıştır öykülerim hep zaten.
            *Bundan sonra ne  gibi eserler ortaya koymak  istemektesiniz?

            NERMİN AKKAN: Hazırda birisi bilim kurgu bir diğeri de engelli kızımı konu alan eğitim temelli iki romanım var. Salt Atatürk ve ulusal konuları işleyen bir şiir kitabımla, sevgi  ve insan isçilerini konu alan iki şiir kitabı hazırlığım var. Bir de Tokat, Yeşilırmak, baraj ve göç konulu mizahi bir çalışmam var basılmayı bekleyen. Eğitimsel bir çalışmamı ise zamanın MEB çalışanları iç etti ki akıbeti meçhul ne yazık ki.

            *Antolojilerde ve şiir gecelerinde  yer  almanızın gelişiminize  katkısı nedir?

            NERMİN AKKAN: Gelişimime çok fazla bir katkısı olduğunu düşünmüyorum aslında. Ancak sevdiğiniz bir yaşam biçiminin yaşayanlarıyla bir arada olmanın ve birbirimize alabildiğimiz ölçüde model olabilmenin keyfini yaşıyorum sadece. Zaten özel dost ve arkadaşlarla ki onlar yaşam biçimleriyle bile özeller sizin gibi, bir arada olabilmek yeterli bir gelişim sürecidir benim için.
            Ancak bu etkinlikler, yaptığım her iste olduğu gibi şiirde de iddialı olduğum için kendi çıtamın çok yükseklerde olduğunu görmenin narsist doyumunu sağlıyor belki de. Tevazu tavan yani.
            Şaka elbette, ancak dediğim gibi hece de tunç kafiyenin dışında yazmıyorum meselâ, Serbes şiirlerimde de genel kabulün dışında teknik kurallarla oynarım büyük bir keyifle şiire kuralla başlamam hiç yüreğim seçer hece mi, serbest mi, aruz mu yazacak kendisi bilir ancak. O coşunca ben kaleme aktarırım sadece. O yüzden ‘deli sair’ diyorlardır kim bilir.

            *İyi bir şair  olmak isteyenlere neler tavsiye edersiniz?

            NERMİN AKKAN: Şair olmak yürekli olmaktır öncelikle, bu nedenle ben herkese "yüreklerinize yatırım yapın" diyorum. Ayırım yapmadan bütün şairleri okumayı, sevmeyi ve sevgiye emek vermeyi yaşam biçimi haline getirmeyi öneriyorum naçizane.

 

 Çok sağ olunuz. Çok güzel bir röportaj oldu Nermin Hanım.