PDR Öğrencisi Büşra Gümüş

Cumhuriyet Üniversitesi PDR (Psikolojik Rehberlik ve Danışmanlık) Öğrencisi  Büşra Gümüş:

”Toplumu yönlendirecek, rehberlik edecek bizler olacağız ve daha yaşanılabilir bir toplum için bu elzem olan bir durum. Böyle bir durumun destekçisi olmazsak başta kendimize sonra mesleğimize ve sonunda da topluma karşı saygısızlık etmiş bulunuruz.”

 

 

SORU- Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız? Hangi okullarda okudunuz bugüne kadar? Nerelerde çalıştınız?

 

BÜŞRA GÜMÜŞ- Merhaba ben Büşra Gümüş.  Aslen Mardinliyim. Yaklaşık on üç yıldır Gaziantep’te yaşıyorum. Birinci sınıfı Diyarbakır’da Şehit Mehmet Ercin İlköğretim okulunda okudum. Daha sonra babamın işi nedeni ile Gaziantep’e taşındık ve ikinci sınıftan sekizinci sınıfa kadar Adnan Aş ilköğretim okulunda okudum. İlkokul hayatım biraz uyum yaşama problemleri ile geçti. Şehir ve arkadaş ortamı değişikliği bir süre uyum yaşamamda sorun oluştursa da avantaj sağlayıcı yönleri de oldu. Yetişkin yaşamımda ortama daha kolay adapte olmam da büyük fayda sağladığını düşünüyorum. Gelelim lise dönemime. Yine Gaziantep’te Necip Fazıl Kısakürek Anadolu lisesinde okudum. Lise hayatımın çok güzel geçtiğini söyleyemeyeceğim. Ama bu mesleği seçmemde katkı sağladığını inkâr edemem. Üniversite hayatımı ise Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümünde devam ettirmekteyim.3.sınıftayım.

 

SORU- Neden PDR ve neden Sivas? Bu okulu tercih etmeden ve şu an duygularınız arasında ne farklar var?

 

BÜŞRA GÜMÜŞ-  İnsan yapısı, kişilikleri ve düşünceleri beni oldum olası etkilemiştir. Küçüklükten beri insanların yaptıklarını gözlemler ve düşünürdüm. Herkes ne olmak istersin diye sorduğunda verdiğim tek bir cevap vardı: Psikolog. Herkes şaşırırdı  neden doktor değil avukat değil de psikolog diye. Hatta küçükken psikologculuk oynardık mahalledeki arkadaşlarımla. Evet, biraz değişik bir şeydi yaptığımız ama kesinlikle bu beni çok mutlu ediyordu. Velhasıl büyüdüm ve kendimin, kişiliğimin de tamamen bilincinde olunca hangi meslek dalında daha verimli olacağıma dair seçenekler sıraladım kendime. Ya psikoloji olacaktı ya da PDR. Üniversite sınav puanım PDR yazmamı daha mantıklı buldu ki sanırım tercihlerimin hepsini PDR olarak yazmıştım. Sonuçlar açıklandığında PDR geldiğini görünce havalara uçtuğumu söyleyebilirim. Sonunda hayalim gerçeğe dönüşmüştü.

 Sivas’ı tercih etme meseleme gelince tamamen şans. Sivas’ın haritada tam olarak nerde olduğunu bile bilmiyordum aslında çünkü hem coğrafyam kötüydü hem de iç Anadolu bölgesindeki hiçbir şehre gitmemiştim daha önce. Tercih dönemimde çevremde bana yardımcı olacak kimse yoktu diyebilirim. Öncelikli kişilerden yardım alamadım o yüzden  dershane hocamın yanına gittim. O da benim sıralamam doğrultusunda tercihler yapmama yardımcı oldu. Kader mi desem bilemiyorum ilk tercihim olan Sivas gelmişti. PDR’yi kazanmanın sevinci, Sivas da neresi demenin tereddüdüyle yola çıktım.

Dediğim gibi tamamen bir tereddüt, panik halindeydim. Okulumu çok merak ediyordum. İstediğim eğitimi alacak mıyım, okulum ve hocalarım nasıl olacak diye çok düşünüyordum. Gittiğimde başlarda biraz sorun yaşasam da her şey zamanla yoluna girdi. Meslekle ilgili çalışmalar yapınca, kitaplar okuyunca düşüncelerim ve aklımdaki sorular bir son buldu diyebilirim.

 

SORU-  Bize ailenizden bahseder misiniz? Anne ve babanız ne iş yapar? Kardeşleriniz nerede okur? Onların size bakış açısı nasıl?

 

BÜŞRA GÜMÜŞ- Dört kişiden oluşan çekirdek yapıya sahip  bir ailem var. İki kardeşiz.  Babam polis memuru, annem ise ev hanımıdır. Ağabeyim Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'nde personel şefi olarak çalışmaktadır. Ailem benim her konuda destekçimdir.  Her yönden kendimi geliştirmem de bana maddi ve manevi çok yardımcı olmuşlardır.

 

SORU-Kitap okuyor musunuz, kitap okumanızın ve yeterince okumamış olmanızın artı ve eksi değerleri nelerdir?

 

BÜŞRA GÜMÜŞ- Evet, sıklıkla kitap okuyan biriyimdir. Kitap okumak, bu hayatta beni mutlu eden şeylerin başında geliyor. Hatta kendi kütüphanemi oluşturma yolunda adımlar atmaya başlamış durumdayım şimdiden. Kitaplarımın her bir sayfası, her bir satırı benim vazgeçilmezlerimden oluyor. Bu kadar kitap sevgimin bahsinin ardından bana faydalarından söz edeyim. Kitap okumam benim düşünce dünyamı sınırsızlaştırıyor diyebilirim. Kendimi doğru olarak ifade etmemde ve olaylara farklı pencerelerden bakmayı öğrenmemde çok büyük etkisi oldu kitaplarımın bana. Aynı zamanda bir arkadaş, yoldaş oluyor çoğu zaman. Okumayı, düşünmeyi, kendime daha objektif bakmamı sağlıyor.  Ve kitap okumadığım zamanlarda büyük bir eksiklik hissediyorum. Gerçekten kitap faydalı bir bağımlılık yaratabiliyor insanda.

 

SORU- Siz gelişimi seven insansınız ama çok genç gelişmeyi ve iletişimi PDR ve iletişim öğrencisi olmasına rağmen sevmez. Bu size ne kazandırıyor sizce sevmeyene ne kaybettiriyor?

 

BÜŞRA GÜMÜŞ- İnsanın hayatta bir yaşayış amacı olmalı. Bence bu amaçlarının başında da kendini geliştirme yer almalıdır. Çünkü yaşadığımız dünya hızla gelişmekte ve bizde buna ayak uydurmak zorundayız. Bunu yapmadığımız takdirde çeşitli uyum sorunları ile karşı karşıya kalabiliriz. Uyum sorunları yaşamamızda ruh sağlığımızı olumsuz tetikleyebilir. Bu nedende değişime açık iletişimi seven bireyler olmalıyız. Özellikle psikolojik danışmanlık ve rehberlik bölümü öğrencileri olarak gelişmeyi cani gönülden istemeliyiz. Toplumu yönlendirecek, rehberlik edecek bizler olacağız ve daha yaşanılabilir bir toplum için bu elzem olan bir durum. Böyle bir durumun destekçisi olmazsak başta kendimize sonra mesleğimize ve sonunda da topluma karşı saygısızlık etmiş bulunuruz.

 

SORU-PDR bölüm, fakülte ve üniversitenizin gelişimi için neler önerirsiniz?

 

BÜŞRA GÜMÜŞ- PDR bölümü olarak yeterli çalışmaların yapıldığını düşünüyorum ve ortada bir çaba söz konusu. Mesela bir derneğimiz var ve Türkiye'deki meslekle ilgili olan derneklerin en iyilerinin başında yer alıyor bana göre. Öncelikle aktif ve öğrencilerinin gelişmesine çok yardımcı oluyor. Bilgilendirici, iletişime açık olması nedeniyle çok şanslı olduğumuzu düşünüyorum. .Mesleğimize yeterince sahip çıkan ve bu konuda çeşitli faaliyetlerde bulunması bana mesleğimi daha da sevdiriyor. Üniversite ve fakülte kapsamında ise bölümümüzle ilgili bize daha fayda sağlayıcı çalışmalar yapılabilir. Ve bu çalışmalar biraz daha uygulamaya dönük olmalı. Çünkü teorimiz ne kadar sağlam olursa olsun uygulamadan, yapmadan tam bir verim alabileceğimizi düşünmüyorum. Bölüme yeni dersler kazandırılabilir. Örneğin; İşaret dili eğitimi gibi bir ders konulabilir. Bu tarzda derslerin PDR dalında gerekliliğini düşünmekteyim.

 

SORU- İyi bir PDR öğrencisi nasıl olmalı? PDR dediğiniz zaman nasıl kişilikte bir insan anlıyorsunuz?

 

BÜŞRA GÜMÜŞ-İyi bir PDR öğrencisi olmak demek önyargısız olmak demektir.  Önyargı bir insanı başka insana düşman eden bir olgudur. Bu nedenle sadece PDR öğrencisinde değil hiçbir insanda olmamalıdır. Ama ne yazık ki kişilikle alakalı bir durum olduğundan her insan önyargısız olmayı başaramıyor. Bunun dışında iyi bir PDR öğrencisi olmak için alanla yeterince ilgilenmek gerekir. Mesleğinin etik ilkelerini bilmeleri, mesleğine sahip çıkan biri olmalıdır. Kendisini alanda geliştirmekten asla geri durmamalıdır.  Kişilik olarak bakıldığında kendine güvenen, iletişime açık, duygudaşlık kurabilme yeteneğinde olan bir birey olması PDR deki insan profilini canlandırıyor. Aynı zamanda bir pdr öğrencisi, empati, koşulsuz kabul, saygı ve saydamlık gibi terapötik kavramları da dikkate alarak davranmalıdır.

 

SORU-İnsanların psikolojik yapılarını incelemek ve çözüm yolu aramak size nasıl manevi tatmin sağlar?

 

 BÜŞRA GÜMÜŞ- Daha öncede söylediğim gibi insanın ruh yapısı benim her zaman dikkatimi çekmiştir. İnsanların yapısı birbirinden çok farklıdır. İşte bu farklılığı incelemenin bana haz verdiğini söyleyebilirim. İnsanların psikolojik yapılarındaki bozuklukları saptamak, bu bozuklukların nedenine inmek beni mutlu eder. Karşımdaki insanın herhangi bir sorununu birlikte saptayıp ve birlikte çözmeye çalışmak huzur verici bir şey. Kişinin sorununu çözdüğünde onun rahat olması beni de rahatlatır ve faydalı olduğumu hissederim.

 

SORU- PDR adayı olarak çekingen ve özgüveni zayıf gençlere bunları aşmaları için neler önerirsiniz?

BÜŞRA GÜMÜŞ- Öncelikle özgüven sahibi bir birey olmayı istemeli ve buna inanmalı. Kafasındaki olumsuzlukları bir kenara atıp kendisini aktif, özgüvenli bir birey olmaya çalıştırmalı. Bunu başardıktan sonra işin uygulama kısmına geçmelidir. Yani çeşitli kulüplere üye olabilir, arkadaş ortamlarına daha sık katılabilir. En önemlisi bol kitap okumalı bence. Kişisel gelişime yardımcı olan çok güzel kitaplar var. Onları alıp içselleştirici bir şekilde okumasının bu konudaki eksikliğine yardımcı olabileceğini düşünüyorum.

 

SORU- Özelde Sivas PDR genelde PDR okumak isteyenlere neler önerirsiniz?

 

 

BÜŞRA GÜMÜŞ-  Sivas da PDR okuyacak arkadaşlarıma öncelikle üniversitenin bölüme verdiği önemi, bölümün hocalarını iyice araştırmasını önerebilirim. Kendi isteklerine doyum sağlayacak imkânları ve bölümle ilgili geleceğe yönelik unsurları dikkate almalarını söyleyebilirim. Şehrin imkânsızlıklarını yahut başka dezavantajlarını görmezden gelerek bölümü ve kendini geliştirmeye çabalamalıdırlar. PDR okumak isteyenlere ise iyi düşünmelerini ve kendilerine objektif yaklaşımla bakarak bu bölümü seçmelerini söyleyeyim. Yaptığımız iş bir insandan bir topluma uzanan bir döngüdür. Bu nedenle bölümü seçerlerken bu cümlemi dikkate almaları tavsiye ediyorum.