Eğitimci – Şair Mustafa COŞKUN:

“Sanat , özelde şiir Necip Fazıl üstadın deyimiyle mutlak hakikati aramaktır. Dili, en müstesna haliyle kullanarak kendini aramak, kendinden hareketle Allah’a varmaktır şiir.”

 

SORU- Bize kısaca kendinizi  tanıtır  mısınız?  Hangi okullarda okudunuz bugüne kadar? Nerelerde çalıştınız? 

MUSTAFA COŞKUN - 1959 Reşadiye doğumluyum.Tamir kaynak işleri yapan   bir baba ile tam bir köy kadını annenin yedi çocuğundan üçüncüsüyüm. İlkokulu Reşadiye’de,  ortaokul ve liseyi Yıldızeli Pamukpınar öğretmen Lisesi’nde, Üniversiteyi Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesinde okudum. 1984 yılında öğretmenliğe başladım. Ordu ve Bartın illerinde çalıştıktan sonra isteğimle 1994 yılında Tokat’a geldim.  Edebiyat öğretmeni, müdür yardımcısı ve okul müdürü olarak  hemen hemen her çeşit okulda görev yaptım. Halen Evliya Çelebi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde  Edebiyatla ilgili derslere girmeye devam ediyorum.

SORU- Şiire başlama hikayenizi anlatır mısınız?  şiire başlamadan ve şu an duygularınız arasında ne farklar var?

MUSTAFA  COŞKUN- Bir yazının şiir olduğunun farkına ilkokuldaki son öğretmenim Ali GÜRER’in etkisiyle vardım . İlk ezberlediğim şiir Orhan Şaik GÖKYAY’ın “Bu Vatan Kimin” isimli şiiriydi. Ondan önce de şiirler okuyorduk ama şiirle  nesir arasındaki farkı anlamam dördüncü sınıfta başladı.  Pamukpınar’da birinci sınıfta yapılan bir çekilişte bir şiir kitabı çıkınca merakım daha da arttı. İlk şiirimi bu günlerde akrostiş olarak yazdım. Üniversite yıllarında daha farkında olarak şiir yazmaya başladım ve böyle devam etti. Bir çocukluk- gençlik heyecanının ifadesi olarak başladığım şiir, bir kendini ifade ediş tarzıdır. Dolan kabın taşmasıdır. 
SORU- Şiir size ne ifade eder?

MUSTAFA  COŞKUN-  Derslerimde sıkça karşılaştığım iki sorudan biridir  şiirin tanımı. Her iki soruya da aynı cevabı veriyorum. Tam anlamıyla tanımını veya tarifini vermek mümkün değil. Edebiyatla ilgili herkesin kendince bir tanımlama yapmış  olmalarına rağmen ortak bir sonuca ulaşılamamış olduğunu düşünüyorum. Çünkü bir yönüyle eksik kalıyorlar. “Kalemin yaptığını kılıç yapamaz” der bir atasözümüz. Şiir bir fetih işidir. Kim nereyi fethetmek istiyorsa orayı fetheder.  

            Sanat, özelde şiir Necip Fazıl üstadın deyimiyle mutlak hakikati aramaktır. Dili, en müstesna haliyle kullanarak kendini aramak, kendinden hareketle Allah’a varmaktır şiir.
SORU-  Bugüne kadar antolojilerde yer almanıza rağmen bir  kitabınızı olmaması sebebi nedir?

MUSTAFA  COŞKUN-  Ben bir edebiyat öğretmeniyim. Misyonum öğrencilerime edebiyatı ve dilimizi sevdirmek. Kendimi hiçbir zaman şiirin güzelini, başarılısını yazan biri olarak değerlendirmedim. Onlar birer şiir denemesinden başka bir şey değildi. Yazmaya çok da emek vermedim. Bazen rüyamda şiir yazacak kadar kolay geliyor, bazen yıllarımı versem iki kelimeyi bir birine komşu kılamıyorum. Bu konuda benim için sihirli iki kelime: Konsantrasyon ve taşmak. Bir araya gelirlerse ateş tutuşuyor bende. Antolojilerde yer almamın tek nedeni Tokatta da sanatla ilgilenenlerin olduğuna ortak olmaktı.

Soru- Edebiyat  öğretmeni olarak  öğrencilerinize  kişisel gelişimin önemini de anlatmaktasınız Bu size nasıl duygular yaşatıyor?

MUSTAFA COŞKUN- Bir öğretmenin tek görevi derse girip ders anlatmak değildir;  artık gelişmiş teknolojik araçlar bunu sağlayabiliyor. Öğretmen yirmi birinci yüzyılda daha başka bir şeyler de üstlenmeli. Mesleki tecrübeyle  söyleyebilirim ki,   çocuklarımızın ve velilerimizin ve hatta öğretmenlerimizin ve diğer okul çalışanlarının sandığımızdan çok daha fazla problemleri var. Maalesef bu günkü sistemimiz bu problemlere çözüm bulmaktan uzak. Karınca kararınca ben önce kendimi tamamlamaya çalışarak öncelikle öğrencilerime yardımcı olmaya çalışıyorum. Çünkü onlar henüz öğrenme aşamasındalar. Bir öğrencim geçen yıl “Öğretmenim okula gelmeyecektim. Ders programına baktım sizin dersiniz var; çıktım geldim “ diyebiliyorsa ben daha nasıl mutlu olabilirim.
SORU-Gençler  okumadan yazmak  hemen şiir kitabı çıkarmak arzusunda.  Bunu neye bağlıyorsunuz?

MUSTAFA COŞKUN- Sanat dalları içerisinde belki de insana en kolay geleni şiir sanılıyor. Mesela heykel. Taşı nasıl oyacaklar?, Bale. Kaç kişi sahnede bale yapma cesareti gösterebilir?. Kelimelerin ve dilin gücünü bilmeyenler bu kolaycılığa kaçabilirler. Onlar da edebî olgunluğa ulaştıkça yaptıkları hatayı fark edeceklerdir. Nice ünlü edebiyatçının ilk dönem eserlerini yaktıklarını biliyoruz. İlk gençlik eserlerini yazmadan da olgunluk dönemine yol alamazlar. Heveslerini kırmamak, beraber yürümek gerekir.
SORU-Şiiri gerçekten seven insan olarak şiirin insan ilişkilerinde size kattıkları neler?

MUSTAFA COŞKUN-Guilbert De Pixerecourt “ Kitap hiç aldatmayan arkadaştır “ diyor. Bir görüşe göre de atasözleri ve deyimler milletlerin ilk dönem şiirlerinin kalıntılarıdır. Saf şiir insanlar arasındaki ilişkileri de saflaştırır. Güzel düşünen ve duyan insanlar güzel ifade ederler. Bu güzellikler argodan, bayağılıktan, banallikten uzak tutar,
insan ilişkilerinin kalitesini yükseltir. Yazılarında ve konuşmalarında şiirden faydalananların etkileri her zaman çok yüksektir.  İzleyenleri hem çoktur, hem coşkuludur.

SORU- Şiirde hangi kaynaklardan beslenirsiniz ?

MUSTAFA  COŞKUN-- Şiirin tek bir veya birkaç kaynağı yoktur herhalde. Bilgi birikim kaynaklarının hepsi şiirin de kaynağıdır. Biz kumbaramıza birikim yapalım kullanılacak zamanda kullanırız. Ama önce milli ve manevi kaynaklarımız, belirli bir aşamadan sonra evrensel kaynaklar değerlendirilmeli. Başka bir usülde maazallah kültürel yozlaşma başımıza felaket olarak dönüyor.

SORU- Şiirde  ilham aldığınız yazar ve şairler var mı ?

            MUSTAFA COŞKUN- Halk şiirimiz bir derya , divan şiirimiz ayrı bir derya. Modern şiirimiz henüz gelişiyor. İsmi bilinen bilinmeyen bütün şairlerimiz, edebiyatçılarımız ve dünya edebiyatı okunmalı. Bir çiçeğin özü gibi baktığım çok sanatçı var. Zaman zaman isimler  değişmekle birlikte Necip Fazıl, Ahmet Haşim, Yahya Kemal ve Yunus Emre tekraren okumaya çalıştığım sanatçılarımız.

SORU- İyi bir edebiyat öğretmeni ve şair olanlara neler tavsiye edersiniz?

MUSTAFA   COŞKUN- İlgi, sevgi, yetenek ve çalışmak. Bıkmadan usanmadan çalışmak.