YOLA ÇIKMAK

Aramak mı değerlidir, bulmak mı?

Hedeflerin hayaliyle yaşamak mı, hedefte kalmak mı?

*

Kültürel genlerimizde “kızıl elmalar” var bizim.

Kutsal olan yolculuktur. Zaferin hayali zaferden evladır. Hayali olmazsa zafer hayal olur.

*

İbrahim’in ateşini söndürmek için yola düşen karınca yolda ölmenin sevdalısıdır.

*

Yârin kollarında olmak hayaliyle, yârin yollarında ölmektir onur veren.

*

Durağan insanlar, durağan beyinler “gerçeği buldum(!)” şımarıklığı ve rehavetiyle çürüyen beyinler, yolcular kan ter içinde yürürken; söğüt gölgesine uzanıp ağzında saman çöpü geverek  alay eden mesut(!) insanlar hep orada kalacaklar. Gölgelerin adamı olacaklar ve güneşe hasret ölecekler.

*

Nasrettin Hoca sol elini hiç kıpırdatmadan saz çalar da “onlar benim bulduğum yeri arıyorlar” der ya hani. Ariflere der ki Hoca: “Ben hakikati buldum, diyen insanların sesi hep tekdüzedir, çirkindir.  Hakikat bulunan şey değildir, aranan şeydir.”

*

Bir hafta sonra öldürüleceğini bilen Sokrates’e son isteğini sorarlar. O da “saz çalmayı öğrenmek istiyorum” der. “Çalamadan öleceksin, ne anlamı var!” derler. Sokrates de: “Asıl keyif veren saz çalmak değil, öğrenmektir.” der.  Öğrenme süreci bir yolculuktur ve yolculuktan zevk almayı öğrenen insan hedefi değil yürümenin hazzını düşünür…

*

Yerinde kalmak, durağanlık, cehalet mutluluktur. Ebu Süfyan’ın, Ebu Cehil’in, Ebu Leheb’in sarayları, malları, kervanları, sunacakları makam ve mevkileri vardır. Huzur ve mutluluk adına vaatleri vardır. Üstelik Kâbe de onların elindedir yani dine de hükmederler. Güç onlardadır. Yolculuk mu, kısa süreli mutluluk mu? Yolculuğu seçmek, çileye, düşünmeye, çalışmaya, işkenceye, şehit olmaya, emek vermeye, bin bir imtihana talip olmaktır.

Yurdundan muhacir olmak, dünya nimetlerinden tecrit olmaktır yola çıkmak.

Taif’te taşlanmak, Medine’de aç kalmaktır yola çıkmak.

İhaneti yaşamak, gafletle yenilgiyi tatmaktır yola çıkmak.
Ama

Mekke’ye muzaffer dönebilmek, putları yerle bir edebilmektir yola çıkmak.

Bir Yetim’in izinden gidip bir Devlet olabilmektir yola çıkmak.

Anın diyetini ödeyip bütün zamanların efendisi olabilmektir yola çıkmak.

*

Yola çıkmak okumaktır, gerçeğin çerçevelerini hakikat dışı şeylere parçalatmadan düşünmektir, araştırmaktır, çalışmaktır, çalışmaktır, çalışmaktır…
İki günü birbirine eşit yaşamamaktır… 

 

                                                                                Mahmut HASGÜL