İnsanları Gereksiz Yere Övmeyen Ve Yermeyen Dostluk

Sevgili  Dostum,

Son zamanlarda nereye gitsem bakıyorum da insanlar sevdikleri insanları illa de bizim de sevmemiz için üstün çaba harcamaktalar. Ya da sevmedikleri insanları biz seviyorsak  bizim de sevmememizi istemekteler.

Değerli dostum,

Her insanın farklı olduğunu hepimiz biliyoruz. Her insan  hem değerli, hem farklı hem de  eğer bizi anlıyorlarsa  sevgiye değer insanlardır. Ama bize değer vermeyen  bizi anlamayan ve gücü olduğu halde bize yardım etmeyen insana  sık  sık gitmemiz  veya “ ne olur sen beni sev “ dememiz de bana saçma gelir. Gerçi dinimizde bize gelmeyene gitmek  bizi sevmeyeni sevmek de üstün tutulmuş ve övülmüştür ama bizi sevmeyen insanı bizim severek sık sık gitmemiz karşımızdaki insanı rahatsız ediyorsa yanına ısrarla gitmemiz  saçmalık oluyor çok zaman .

Sevgili dostum,

Sen ve ben ne kadar samimi insanlar olsak da, dost olsak da biliyoruz ki, sen de ben de farklı insanlarız ve  bu farklılık senin sevdiğini benim de çok seveceğim anlamını çıkarmıyor. Herkes karşısındakini  kendisine değer verdiği oranda sever ya da sevmez. Bir insanı bir zaman severse bir zaman sevmeyebilir dünya durmadan değişmektedir. Bu gerçeği sen de ben de bilmekteyiz. Bu yüzden hiçbir zaman birbirimize karşı şu iyi ya da şu kötü diye ısrar etmedik. Bir insanı seviyorsak neden sevdiğimizi  ya de sevmiyorsak neden sevmediğimizi bir defa söyledik. Sonradan da bu konuyu gündeme bile getirmedik. Israr etmemiz faydasız bunu da biliyoruz.. O yüzden de boşa konuşmuyoruz ve arkadaşlık ve dostluğumuzda o oranda pekişiyor.

Sevgili dostum,

Yer yüzünde insanlar arasında sorunların çoğunun  insanların birbirine hükmetme, birbirini yönetmeye çalışma hırs ve ısrarından meydana geldiğini görüyoruz. Dostlukların, evliliklerin bir anda bitmesinin çok sebebi insanların birbirine saygı duyması yerine  birbirine fikirlerini dayatması, söz ile kabul ettiremediği zaman kaba kuvvete başvurması , şiddete başvurması sonucunda cinayetlere bile gidiyor bu anlamsız dayatmalar. Medeni olan insan  gerçek manada insan ise başkasına  saygılı olan  eğer karşısındaki insandan rahatsız olmuş ise medenice ondan uzaklaşan veya samimiyetini azaltan insan olur. Bu yolu seçenler az zararla kapatırlar. Biz bu yolu tuttuğumuzdan dolayı da dostluğumuz  daha sağlam temellere oturdu.

Sevgili dostum,

Bazen bakıyorum da çevreme. Bizim düşüncelerimize önem vermeyen insanlar kendi düşüncelerini bize dayatma yolunu seçmekteler. Lafta bizi seven ama bizi ziyaret etmeyen, hakikaten sevdikleri insanları sık sık ziyarete ederler. Bunu anlattığımız zaman   hemen  yalanı basarlar. “ Vallahi seni çok seviyoruz ama  çok yoğunuz zamanımız yok” derler. Halbuki onların oturduğu yer  ve bizim yerimiz arasında 2 sokak vardır. Sevdikleri insanlar ise başka şehirdedir ama zaman vardır onları ziyarete. Kendilerini haklı çıkarmak için acımasızca hiç düşünmeden yalan uyduranlar  ne yazık ki Müslümanlığı ve dürüstlüğü de kimseye bırakmayan insanlardır. Biz ise  neden gitmediğimizi soranlara açıkça “ onları ziyarete değer bulmadığımızdan” ve “ mesafeli olmak yararlıdır”  diye açıklamada bulunuruz ki bu karnından konuşan insanların işine gelmez.

Sevgili dostum,

Başkaları ne derse desin, bize zarar verecek insanların yakınlık derecesine olursa olsun kendimizden ve çocuklarımızdan uzak tutarak çocuklarımızın durmadan dedikodu yapan, durmadan yalan söyleyen  ve başkalarına açıkça saygısızlık yapanlardan uzak tutarak, çocuklarımızın yalandan, iki yüzlülükten uzak yetişmesini sağlamak bizim en büyük görevimizdir. Bizim için olmasa da çocuklarımız için bunu yapmamız lazım olduğunu söylemiştim sana daha önce de..

Sevgili dostum,

Övgüde de  yergide de ileri gitmemek, her işte olduğu gibi ölçülü olmak insanlara saygılı olmak  bizim görevimiz olmalı. Mesela iyi göremeyen insana  illa da gözlük tak diye diretmemiz hiç hoş olmasa  gerek. Çünkü insan belki engelli olmasını kabullenmiştir. Biz kabullenemiyor ve “illa da gözlük kullan” diyorsak bu dayatmadır ve onu kabullenememek demektir. Çünkü seven insan onu olduğu gibi kabullenir ve  engelli olmasının onun suçu olmadığına inanarak   kabullenir. Eğer önyargılı yaklaşmazsa o insana belki de sevecek ve  onu sevmesinin bir ödülü olacağı umudu ile mutlu olacaktır.

Sevgili dostum,

İnsanları sevmek veya sevmemek konusunda  eğer çok özellikler ararsak sevdiğimiz insanın az sevmediğimiz insanın çok olduğunu görürüz. Ama bizi sevmediğini çok açık  ortaya koyan insanlara  mesela  çok insanın olduğu bir ortamda herkese güler yüz gösterirken sadece bize asık suratla bakması,  herkesin elini sıkarken bizim elimizi sıkmaması, herkese selam verirken bizim selamımızı almaması  karşısında o insan  sempati beslemememiz beklenemez. Sevgi gerçek manada sevene, saygı da gerçek manada bize saygı gösterene gösterilir. Eğer saygıyı hak etmeyene saygı , sevgiyi hak etmeyene sevgi gösterirsek  toplumda huzursuzluklara , haksızlıklara ,  aşırılıklara  davetiye çıkarmış oluruz.

Sevgili dostum,

Bir zamanlar sık sık kamu kurumlarında arkadaşları ziyaret ederdim. Bu kurumlarda arkadaşlar benim ziyaretimden memnun kalırlardı. Ama aynı odada çalışan başkaları bu durumu kıskanır ve “senin işin yok mu? Buraya neye sık sık geliyorsun?” diyerek  eleştiride bulunurlardı. Benim işim olmadığından değil, orada arkadaşımı sevdiğimden dolayı gitmemi anlayamaz, bu ziyarete başka manalar verirdi. Bende bu ziyaretleri kestim. Arkadaşlarım  bizlerden faydalı  bilgiler almaktan mahrum kaldılar.

Sevgili dostum,

İş arkadaşının  çok ziyaretçisi olmasını bile şaka da olsa  çekemeyen insanlar yani aşırıya kaçan insanlar sevimsizleşirler. Bu yüzden de bizler ölçülü olarak dostluğumuzu pekiştirmek ve daha güçlü dostluklara  kapı açmak için başkalarına olan  saygımızı yitirmeden , iş arkadaşlarımıza  gelen arkadaşlarımıza  hep saygılı olmamızın gereğine inanarak kimsenin sevdiğini  sorgulamam ve sevdiğine saygı duyarım. Bu dostluğun, iş arkadaşlığının  bir gereğidir ve mutlu olmamız için başkalarının nasıl bizim sevdiğimize saygı göstermesini istiyorsak bizlerde  iş arkadaşlarımızın sevdiklerine saygı göstermeliyiz.

Sevgili dostum,

Bir insan ki, bize saygısı ve sevgisi maddi şeyler ile oluyorsa ve  durmadan dedikodu yapıyorsa  biz de bundan rahatsız olarak uzak uzak duruyorsak  insanlar da buna saygı göstermelidir. Çünkü  başkaları mutlu olacak diye kendi ailemize ve aile fertlerimizin zarar görmesine göz yummak da aile fertlerimize  saygısızlık olur. İnsan  kendisi sevebilir ama o insanı başkaları da sevsin diye dayatmada bulunamaz. Bu dayatmayı yapan insan aynı zamanda kendisine de saygısızlık eder ama bunun farkına varmaz. Başkalarını bir insana sevdireceğim derken  dayatmada bulunduğu insanı da kendisine düşman edebilir. Baskı ile dayatma ile kimseyi kimseye sevdiremeyiz ki. Ben  baskı ile  evlenen insanların hiç mutlu olduğuna şahit olmadım mesela . Günümüzde töre cinayetlerine bir de bu açıdan bakmak lazım.

Değerli dostum,

Sevmek çok güzel duygu. Ama içimizden gelmeden  başkalarını memnun edilerek  yapmacık sevgi göstermek de insana  eziyet verir. Biz başkalarını memnun etmek için değil, hayatta mutlu olmak ve çocuklarımızın da  bilgi ve sevgi ile  yetişmesine yardımcı olmalıyız. Bu  dostlukların pekişmesine  sebep olacak ve biz bunu biliyoruz.

Güzel dostluğumuz bu mektupla biraz daha pekişti ve devam edecek güzelliklere doğru…